Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
Tarihte bu hafta: 15-21 Mayıs15 Mayıs 2018

15 Mayıs 1948 - Arap-İsrail Savaşı başladı. Yahudilerin İsrail Devletinin bağımsızlığını ilan etmeleri üzerine Arap devletleri bu kararı kabul etmediler. Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak orduları 15 Mayıs'tan itibaren İsrailin üzerine yürümeye başladılar. Birinci Arap-İsrail savaşı başlamıştı. İşin ilginç tarafı, Amerika yeni İsrail devletini 14 Mayıs günü tanıdığı halde, Sovyet Rusya Arap İsrail savaşının çıkmasından iki gün sonra tanıdı. Yani Sovyetler açıkça Araplara karşı cephe almıştı. 1948-49 Arap-İsrail Savaşı bir yıl kadar sürdü. İsrail‘in ancak 75.000 kişilik muntazam bir ordusu olmasına ve beş Arap devletinin saldırısına uğramasına rağmen, Araplar her yerde ağır yenilgiye uğradılar. İçlerinde en iyi savaşanı Ürdün ordusu oldu.

15 Mayıs 1948
 - Üsküp'ten mutlu haber... Türkler, varlık ve kültürlerini korumak ve geliştirmek amacıyla Üsküp Türk Kültür ve Sanayi-i Nefise Cemiyeti'ni kurdu. Hem Üsküp'te bulunan Tefeyyüz ilkokulunda kurulan bu derneğin hem de daha sonra başka yerlerde kurulacak oaln diğer derneklerin, Makedonya Türklerinin kimlik ve kültürlerini yaşatma ve geliştirmede çok büyük katkısı oldu.

16 Mayıs 1878 - 
Rodoplarda Türk direnişi... Rodoplarda yaşayan Türkler, Rus ordusunun ve Bulgar çetelerinin saldırılarına karşı kendilerini korumak amacıyla örgütlendiler. Günümüzde Bulgaristan’ın Kırcaali ve Stanimaka kentleri arasında bulunan Karatarla yani Çerna Niva köyünde Rodop Hükümeti Muvakkatesini yani Rodop Geçici Hükümetini kurdular. Bazı tarihçilere göre kurulma tarihi 4 Mart 1878 olan söz konusu hükümetin varlığını, tüm olumsuzluklara rağmen 8 yıl boyunca ayakta tuttular.

17 Mayıs 1897 - Türk-Yunan çatışmasında yeni perde… Makedonya'daki ve Girit'teki siyasi karışıklıktan ve gerilimden yararlanmak isteyen Yunanistan, Osmanlı Devletine saldırdı. 18 Nisan’da fiilen başlayan savaşta, Ethem Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, Yunan ordusunu kesin bir yenilgiye uğrattı. Artık Atina'ya girmek an meselesidir. Fakat gelişme beklenildiği gibi olmadı. Yunanistan'ı savaşa kışkırtan dönemin güçlü devletleri, Atina'nın imdadına yetişti. Böylece Yunanistan, meydanlarda kaybettiği savaşı, ağabeylerinin de desteğiyle masa başında bir kez daha yine kazandı.

18 Mayıs 1825 - Mora isyanında sona doğru… İbrahim Paşa, Navarin’den başlayarak Kalamata ve Tripoliçe şehirlerinin de içinde bulunduğu Mora’nın hemen hemen tamamını isyancıların elinden geri aldı. Ancak tüm bu başarılı mücadeleye rağmen 3 Şubat 1830 tarihinde İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanan yeni bir "Londra Protokolü" ile Yunanistan'ın bağımsız olması sağlandı. Osmanlı Devleti de 24 Nisan 1830'da Yunanistan'ın bağımsızlığını kabul etmek zorunda kaldı. Bu arada bölgede yaşayan yaklaşık 25 bin Türkten ancak 4-5 bin kadarı katliamdan kurtulup kalelere sığınabildi.

18 Mayıs 1972 - Bitmeyen acı, asimilasyon... Bulgaristan Komünist Partisi Merkez Komitesi, 1878'den beri devam eden asimilasyon uygulamasına aynı kararlılıkla sahip çıktı. Dahası iktidarı ele geçirdiği 1944'ten beri kültürel politikalarla yürüttüğü asimilasyon sürecine son noktayı koymak için harekete geçti. Cuma-i Bala yani Blagoevgrad parti yönetimine gönderdiği kesin talimatta, Yakoruda ve civarındaki köylerde yaşayan Pomak Türklerinin her ne pahasına olursa olsun zorla Bulgarlaştırılması ve bu konuda kararlı ve hızlı hareket edilmesini istedi.

18 Mayıs 1990 - Batı Trakya'da hak mücadelesi... Batı Trakya’da önde gelen Türk aydınları müftülerin, 1920 tarihli ve 2345 sayılı yasaya uygun olarak yapılacak serbest seçimlerle belirlenmesini istediler. Konuyla ilgili taleplerini Yunanistan Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanı’na ilettiler. Fakat Atina, Lozan ve diğer antlaşmalarının açık hükümlerine rağmen, müftülerin seçimle işbaşına gelmesi hükümlerine uymadı ve kendi müftülerini atadı.

19 Mayıs 1919 - Türk tarihinde dönüm noktası… Anadolunun işgal altında olduğu bir dönemde Mustafa Kemal, Samsun’a ayak bastı. Böylece Türk Kurtuluş Savaşı da başlamış oldu. Özveriyle ve büyük zorluklar içinde verilen savaş, 9 Eylül 1922’de Yunan ordusunun büyük hezimetiyle noktalandı.

19 Mayıs 1934 - Bulgaristan'da karanlık dönem… Bulgaristan'da faşist bir askeri darbe gerçekleştirildi. Darbeden en olumsuz etkilenen Türkler oldu. Hem askeri yönetim hem de faşist gruplar özellikle Türklerin yayın organlarını hedef seçti. Bazı Türk aydınların yaşamlarına ve azınlık mülklerine yönelik estirilen terör yüzünden on binlerce Türk, Bulgaristan’ı terk etti. Böylece her 10-15 yılda bir yaşanan sürgünlerden biri daha gerçekleştirilmiş oldu.

19 Mayıs 1960 - Bulgaristan'da hak ve varlık mücadelesi… Bulgaristan’da bir grup Türk, sahip oldukları hakları geri almak ve artan baskılar üzerine haklarını savunmak için bir araya gelerek Varna kentinde, Ahmet Cebeci başkanlığında Bulgaristan Türk Gençlik Teşkilatları Birliği’ni kurdu. Birlik ortadan kaldırıldığı tarihe kadar, tüm baskılara karşın önemli faaliyetlerde bulundu.

19 Mayıs 1989 - İsim değişikliğine karşı ilk direniş... Kırcaali’nin Cebel kasabasında Türkler, Sofya’nın uyguladığı isim değişikli ve asimilasyona karşı ilk örgütlü toplumsal muhalefeti gerçekleştirdi. Burada başlayan gösteriler daha sonra dalga dalga ülkenin dört bir yanına yayıldı. Bu günün anısına 19 Mayıs tarihi, Cebel Belediye Meclisi’nin aldığı bir kararla, 1998’den itibaren resmi törenlerle kutlanmaya başlandı.

20 Mayıs 1945 - Bulgaristan’da Türklerin hak, hukuk ve özgürlük mücadelesi... Bulgaristan’da Türkler, yeni rejimin yarattığı özgürlük atmosferinde hakların, milli kimliklerini korumak ve sürdürmek amacıyla mücadele vermeye ve örgütlenmeye başladı. Bu amaçla Embiya Çavuş başkanlığında Bulgaristan Türklerinin Varlığını ve Benliğini Koruma Örgütü kuruldu. Fakat sistemden bağımsız hareket eden örgüt yoğun baskıya maruz kaldı ve varlığı son buldu.

20 Mayıs 1989 - Bitmeyen trajedi, sürgün. Bulgaristan'da iktidarı elinde tutan Todor Jivkov yönetimi, isim değişikliğine ve asimilasyona karşı Türkler tarafından gerçekleştirilen direnişi kırmak için yeni bir adım attı. Hareketin önderi konumundaki Türk aydınlarını sınır dışı etmeye başladı. Bu süreci daha sonra diğer insanların sınır dışı edilmesi izledi. O kadar ki, yüz binlerce kişi bu uygulama sonucu başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanına dağıldı. 

21 Mayıs 1864 - Kuzey Kafkasyalılar-Çerkesler'in anavatanları olan Kuzey Kafkasya'dan Ruslar tarafından Osmanlı topraklarına sürgün edildi. Vatanlarından sürülen yüzbinlerin yaşadığı trajedi kapanmayan yaralar ve unutulmayan acılara neden oldu. 

Diğer HaberlerDomruköy halkı motosiklet kazasıyla gelen ölümle sarsıldıYunanistan'ın Makedonya sorununda Türkiye çekincesiBosna Savaşı'nın 7 binden fazla kurbanı hala kayıpParmak arası terliklerle araba sürenlerin diplomaları alınacakDedeağaç tren yolunda kaza: 2 kişi öldü, çok sayıda yaralı var
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech