Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
Hüzüne de kedere de, doğuma da ölüme de çiçekler yolluyoruz24 Mayıs 2018Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Cem Karaca “İşte Geldik Gidiyoruz” isimli şarkısında;

“Bir çiviyi çakar gibi
Vura vura günlere
Dört nala gidiyoruz
Bizi bekleyen yere
Halimize şükran mı isyan mı etmeli
Bütün ömür bir rüyaysa uyanıp kalkmamalı mı
İşte geldik gidiyoruz
Bilinmez bir diyara
Eskiden karpuz idik şimdi döndük biz hıyara
Bir ayvayı dişler gibi
Isır ısır ömrümüzü
Bir girdapta dönüyoruz
Yaşamadan günümüzü
Deli gibi kutluyoruz yılbaşı doğum günümüzü
Doğuma da ölüme de
Çiçekler yolluyoruz
Sevince de kedere de
Doğuma da ölüme de çiçekler yolluyoruz

diyordu.  İlk bakışta ne demek istediği tam olarak anlaşılmasa da, dikkatli bakıldığında popüler kültür eleştirisi yaptığı ortada. Burada popüler kültür eleştirisinin temelini de bilinçsizlik oluşturmaktadır. Şarkı sözlerinde de görüldüğü gibi “Dört nala gidiyoruz”, ”Bütün ömür bir rüyaysa”, “bilinmez diyara”, “ısır ısır ömrümüzü”, “Bir girdapta dönüyoruz”, “deli gibi kutluyoruz” ifadeleri toplumda hüküm süren bilinçsizliği göstermektedir.

Ben de bu eleştiriyi doğum günü eleştirisi örneğiyle temellendirmeye çalışacağım. Bir insan düşünün her sene doğum günü sürpriz bir şekilde kutlanıyor. Üstelik bu sürpriz sürpriz değil. Sürpriz değil çünkü artık rutin hale gelmiş ve sürpriz yapılacağı biliniyor, sadece zaman belli değil. İşin daha da garip tarafı, doğum günü sürprizinin yapılacağını bilen şahıs hiç beklemiyormuş gibi yapmacık bir tavırla mutlu oluyor. Mutlu oluyor çünkü mutlu olmak istiyor.

--- -- ---

Şimdi yazıma izninizle ikinci tekil şahısa hitap ederek devam edeceğim. Mutlu oluyorsun, çünkü hayat boyu sürecek nihai gayen, nihai hedefin yok. Az önce sürpriz yapılacağını bile bile nasıl şaşırdığını anlattım ya. İşte hayatın böyle sahteliklerle geçiyor ve gerçekliklerin farkına varamıyorsun. Sahte gerçekliklerle mutlu oluyorsan orijinal gerçekliklerin önemini kavramanı da beklemiyorum. Sahte gerçeklik ne midir? Satın almak için gereğinden fazla para verilen tüketim ürünlerinin tamamıdır ve bunları elde etmen için farkında olmadan rol yapmandır, mutluymuş gibi görünmendir. Orijinal gerçeklik ne midir? Bunu zaten kendin anlamadıysan ben hiç anlatamam.

Doğum günü gibi bir günlük mutlulukların peşinde koşarsan her gün mutlu olursun ama sonunda mutlu olamazsın. Nihai mutluluğun peşinde koşarsan yoluna engeller çıkar, vurulursun, incinirsin ama sonunda mutlu olursun, çünkü gerçek anlamda bir şey başardığının farkına varmış olursun.

--- -- ---

Malum şahsı azarlamayı sonlandırdığıma göre konumuza geri dönebiliriz. Çoğumuzun belki daha önce duyduğu ama hiç üzerinde fikir üretmediği Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini hatırlayalım. Maslow’a göre bir insanın kendini gerçekleştirebilmesi için, bütün kapasitesini ortaya koyabilmesi için, daha açık olmak gerekirse dünya çapında saygınlığa ulaşabilmesi için bunun öncesinde çeşitli ihtiyaçları gidermesi gerekir. Bu ihtiyaçlar sırasıyla 1) Fizyolojik İhtiyaçlar, 2) Güvenlik İhtiyacı, 3) Ait Olma ve Sevgi İhtiyacı, 4) Saygı ve İtibar İhyacı ve son olarak 5) Kendini Gerçekleştirme İhtiyacıdır.

Maslow’a göre bir üst kademeye çıkabilmek için alt kademedeki ihtiyacın en azından yüzde 70-80’ini karşılamış olmak gerekiyor. Peki bundan ne anlamamız gerekiyor? En basitinden bir insan bir iş başardığında takdir görmediği için üzülüyorsa büyük işler başaramaz.  Veyahut, bir işi yaparken eğer destek görmüyorsa yine büyük işler başaramaz. Bu yüzden çocuk henüz küçükken gerektiği kadar sevilmeli, takdir görmeli ve ona güven sağlanmalıdır. Çocuk bu şekilde gelecekte büyük bir insan olmaya aday olmuş olur. Nitekim, dünya çapında saygınlık görmüş çalışmalar yapan insanların fizyolojik, güven, sevgi ve itibar görme ihtiyaçlarını çoktan karşıladıklarını görüyoruz.

Ancak, gerek ebeveynler, gerekse de arkadaşlar ferdin sevgi ihtiyacını doğum gününü kutlayarak karşılıyor. Yani sahte bir gerçekliğe karşı itibar göstererek, sahte bir gerçekliğin altında sevgi gösterisinde bulunarak. Böyle olunca da kişi ancak sahte bir gerçekliği başarabilecektir.

Yazımın sonunda yazdıklarıma karşı eleştirilerin methiyelerden daha fazla olacağının farkındayım. Yine de, kendilerini gerçekleştirmeye hevesli insanlara naçizane yol gösterdiysem ne mutlu bana.

Yazarın Diğer YazılarıOkulda kimler başarılı olur?Entelektüelin iktidar karşısındaki duruşuna İslami model önerisiİbn Haldun ‘Ümran’ kavramıyla ne demek istedi?Gökçepınarlı bir filozof: Molla Hüseyin EfendiGöçmen algısının belirlenmesinde sosyal kimlik faktörüGüncel Haberler'Türkiye tüm dünyaya demokrasi dersi vermiştir'Türkiye'deki azınlıkların dini liderlerinden Erdoğan'a kutlamaYunanistan'dan Türkiye'ye seçim tebriğiTürkiye seçimleri için parti ve adayların Yunanistan'da aldığı oy oranlarıTürkiye'deki seçimlere yabancı gazetecilerden yoğun ilgi
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech