Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
Uçuş Modu - 304 Temmuz 2018Doğuş ŞÜKRÜdogussukru123@gmail.com

Fener sahilinin kumsalında aynı zamanda yıldızların da gözleri önünde dostumla yaklaşık dört saat konuşacaktık. Fakat konuşmamız hesap ettiğimiz kadar kısa sürmedi. Öyle ki bir sonraki günün iftar vaktine kadar devam etti.

Barış, ağzındaki baklayı bir kere çıkartmıştı; anlattıkça anlatası geliyordu. Bahsini ettiği rüyadan sonra şakayla karışık:

"Ooo! Hadi bakalım ortak; yengeyi kapta gel. Çorba dağıtmaya varım" dedim.

"Dostum, şakanın sırası değil, kafam karmakarışık; ne yapacağımı kestiremiyorum. On sayfa kitap okuyamaz hale geldim. Senden istirhamım üzerime sinmiş bu meçhul tozları adam akıllı silkelemen ve beni kendime getirmen, ipin ucunu kaçırdım."

Bu delikanlı bu hallere hangi sebeplerden ötürü düşmüş olabilirdi ki?

Bir gün boyunca bana anlattıkları kafi değil miydi bunu anlamaya?

Kafiydi sanırım...

Gerçekten de özgürlüğün manyak mertebelerini yaşayan dostum Barış'ın aksiyon dolu anları, belki de biraz aceleciliği hem olumlu hem de olumsuz sonuçları nasıl bir arada doğurabildiğini günlerce düşündüm durdum...

Şimdi üzerinde açılmanın verdiği bir rahatlık ve o güzel rüyanın dimağında bıraktığı soru işaretleri vardı. Barış'ın ne kadar insanüstü bir özgürlüğe talip olduğunu tahmin bile edemezsiniz. O, ayaklarına ve ellerine vurulan bazı prangalardan var gücüyle kurtulmaya çalışmıştı. Bu uğurda ailesini ve toplumu karşısına alacak kadar da manyak biriydi.

Aşiyan, daha ona kararını belirtmeden aylar önce onun için yazdığı bir şiiri gönderebilmek için bir akşam çektiği mesajında şöyle demişti kalbini kaptırdığına:

"Senin baharı anımsatan gözlerini gördükten sonra kalemime hakim olamıyorum; yalnız kalbimle dokunuyorum ona; müsaade edersen sana yazdığım bir şiiri göndermek istiyorum."

Kız da:

"Tabii ki okumak isterim" deyince, bizimki şiirini hemen gönderivermiş. Şiir şöyle:

"Aşiyan Kurtulmuş'a

Bir dehr bir yerden geldim, bir başka dehr dönüş var;

Gelişi olanın tabii gidişi vardır;

Her an...

Her nefes...

Ben sana geleceğim.

Ey gülüm!

Aşıklar şehrinde şahidim olacaksın!

Oralarda gör beni, gönül güllerim açsın..."

Gönlünü verdiği bu şiiri okuyunca etkisi altında kalmış olmalı ki teşekkür ettikten sonra, "Şiirle ilgileniyorsun galiba geçen sene de bir dergide şiirini okumuştum" deyince, bu sözü benim ortağın kalbinin taa derinliklerindeki bir odaya temas etmiş...

Bir aralık hiç soru sormadan onu dinlememi istemişti. Konuşup sakinleşmeye o kadar ihtiyacı vardı ki, "Ayıpsın ortak" dedikten sonra anlatmaya başlamıştı. Artık sadece Barış konuşuyordu:

"Dostum, çok hızlı gidiyordum. Öyle ki, sanki her şeyi bir an önce oldu bittiye getirmeye çalışır gibiydim ama bunun farkında değildim. Ayrıca onu da yeterince tanıdığımı düşünüyordum, çünkü onunla konuşmaya başlamadan tedbirimi almıştım. Bir gece onu düşünedururken uykum kaçtı. Sonra yakalayamadım. 'Bu böyle olmaz' dedim kendi kendime. Gece 02:00'da Aşiyan'ın en samimi arkadaşlarından İklim'i whats app'ta çevrimiçi buldum ve ona 'Sır tutmasını bilir misin ?' dedim. 'Bunu dışarıdan biri söylerse daha doğru olur' demesin mi... İnsanın kendisinden bahsetmesinin ayıp olduğunu bilecek kadar da edepli biriydi. Aslında onun ne kadar güvenilir olduğunu biliyordum ama bir şekilde istediğim konuya değinmek için sözlerime öyle başlamıştım."

Barış, derin bir diyafram nefesi alarak akciğerlerini denizin temiz oksijeniyle doldurduktan sonra:

"Güvenilir biriydi... Geçtiğimiz yıl benden bir dersin notlarını istemişti, verdim. Benim verdiğim notları elinde gören başka bir arkadaşı da çaktırmadan ondan notlarımı istemiş, o da 'Notları Barış'a sormadan kesinlikle vermem' diyerek benden izin istemişti. Velhasıl kelam İklim'e 'Bana bir konu hakkında yardımcı olabileceğini düşünüyorum' dedim. İklim; 'Tabii dinliyorum. Yardımcı olunacak bir şeyse el atarım' dedi. Onun bu içten mesajlarından cesaret alarak, 'Sıkı dur öyleyse söylüyorum. Büyüklerimiz ciddi konular ciddi saatlerde konuşulur diyordu bize. Bu da ciddi bir mesele... Bizim sınıftaki Aşiyan...' der demez, 'Tahmin etmiştim bunu diyeceğini nedense. Bu konuda ne yapılır ne söylenir açıkçası bilmiyorum. Ama soru sorarsan cevaplamaya çalışırım' dedi. Ben de, 'Bana onun nasıl bir kişiliğe sahip olduğu hakkında bir hayli soru sordum. Kendisinin de dediği gibi dışarıdan biri söylerse daha doğru olur. Aşiyan'ı kendisinden nasıl öğrenebilirdim ki? Netice itibariyle aldığım yanıtlar müspetti. Saat 03:00 gibi birdenbire elektrikler kesildi. Mecbur yatağıma gittim. Sana anlattığım o rüyayı da yine o gece gördüm."

Pür dikkat Barış kardeşimi dinliyordum, onun ismini ağzına aldığı zaman göz bebeklerine yaktığımız ateşin ziyası inanılmaz beliriyordu .Söz verdiğim gibi sözünü kesmeden dinliyordum onu:

"Onun kitap okumayı sevdiğini bildiğimden daha bana kararını açıklamadan Sema Maraşlı'nın 'Sevmek Bu Kadar Güzelken, Muhabbet Olsun, Kulak Aşık Olurmuş Gözden Evvel' isimli kitaplarını hediye ettim. Ancak hediye paketinin içine muamma bir not düştüm 'Seninle mutluluğun çok farklı boyutlarını yaşamayı düşlüyorum (Barış Korkmaz 2-5-2018)' diye."

Aşiyan, Barış'ın bu notunu görünce konuşmaları zihnimde canlanıverdi:

Aşiyan: Çok tatlı bir not sayesinde dakikalarca tebessüm ettim.

Barış: Ben de tebessümünü hayal ettim. İlmine ilim katması dileğiyle. Hayırlı olsun..

A: Eminim ilim katacaktır. Çok teşekkür ederim ama bu kitapları okumadıysan almam..

B: O kitapların hepsi kütüphanemde altı çizilerek okunmuş kitaplardır. Okumadığım kitabı hediye etme cüreti bulamam. Hele de bu kişi sen olunca.

A: Senin okuduğun kitaplardan okumak isterdim.

B: Maraşlı'nın diğer kitaplarını da okudum, onları okursun artık.

"İşte şöyle böyle konuşurken kararını nihayet bildirmişti Aşiyan 'Birbirimizi daha yakından tanımaya başlayabiliriz bence' dediğinde o anki mutluluğum anlatılmaz anlaşılmaz cinstendi. Kararını bildirdiği sözcüğünü takip eden bir diğer sözcüğü beni yaz güneşinde eriyen buz gibi eritmeye yetmişti ortak, bana ne demiş olabileceğini düşünebiliyor musun?"

Kafamı "Bilmiyorum" der gibi ağır ağır sağdan sola, soldan da sağa doğru henüz çevirmiştim ki devam etti:

-Aşiyan bana "Karanlıklar arasında tek başıma savaşırken Rabbim seni gönderip bir anda mutluluk sebebim olman tevafuk olmasa gerek. Kadere yazılmış güzelliklerden bir tanesidir belki de..." dedi.

Bu güzel açıklamasından sonra benim ortak kendini artık iyice ona ait hissetmeye başlamış.

Barış: Her daim mutluluk sebebin olmak istiyorum...

Aşiyan: Kader...

B: Ve yine kader...

"Derken başka bir gün yakından görüşmek için anlaştık. Saati ve günü Aşiyan'a bırakmıştım."

A: Bu arada gün ve saat bana aitti. Cumartesi müsaitsen olabilir. Saati sana bırakıyorum.

B: Cumartesi uygundur, 13:30 gibi nasıl?

A: Tamam olur.

B: Sen şimdi okul yorgunluğunu üzerinden bir at, yeni bir şiir yazmıştım sana gün doğarken, akşama onu sana göndereyim.

A: Şiirlere alıştırıyorsun ona göre. Ama şimdi şiiri merak ettim, akşama kadar nasıl bekleyeceğim?

B: Şiirin ta kendisisin. Aynaya bak, şiir gözlerinin okyanuslarında gizli.

A: Merak ettiriyorsun.

B: Şiirlerin akşamları daha tesirli olduğunu düşünüyorum. Çünkü akşamları ve akşamları takip eden geceler düşünmeye müsait bir zaman dilimi...

A: Akşam ,ne kadar akşam? Kaç saat beklemem gerekiyor?

B: Bilmem...

A: Gönderene kadar uyumam. Çok merak ettim akşamın o anını iple çekiyorum.

B: Ben de...

A: Bu arada "Sevmek Bu Kadar Güzelken" isimli değerli kitabıma başladım.

B: Oo bu kadar hızlı olacağını ummuyordum. Tebrik ederim.

Akşam olunca Barış ahdine vefa göstererek şiirini göndermişti. Şiir dilini iyi kullanabilen dostum, bu yönüyle yengeyi etkilemekte başarılı oluyordu. Öyle bir şey ki bu güzel sanatın her yönünü muazzam kullandığını gören Aşiyan;

A: Diğer şiirlerden çok farklı gerçekten.

B: O farklılığın ortaya çıkmasını sağlayan sensin.

A: Öyle mi düşünüyorsun?

B: Öyle düşündürüyorsun...

3.BÖLÜM SONU
Yazarın Diğer YazılarıUçuş Modu - 4Uçuş Modu-2Uçuş ModuSeni UnutmayacağımTatlı TelaşGüncel HaberlerBatı Trakya'da müftü seçimi konusunda birbirini tutmayan açıklamalarTürkçe Yaz Okulu'nda gençler Türkçelerini geliştiriyorİki Yunan askerinin tutukluluğu devam edecekRodop ilinde sivrisinekler için hangi gün nerede ilaç atılacakDEB Partisi'nden Trakya İstinaf Mahkemesi'nin İTB kararına ilişkin açıklama geldi
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech