Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
Ekümenik “Tanrı”nın yalancı peygamberi Georgios Kalancis02 Ağustos 2018Feyzullah Hasankâhya

“Ekümenizm” evrensellik, bütün dünya kiliselerini ve hatta dinlerini tek çatı altında toplamayı hedefleyen hareketin adıdır. Kurulan Yeni Dünya Düzeni din’siz yürümez. Dolayısıyla Yeni Dünya Düzenine bir din ve bu dini temsil eden bir din baronuna şiddetle ihtiyaç vardır. Bunun için Küresel Emperyalist Güçler kendilerine bir din baronu tayin ettiler. İşaretlere göre bu Yeni Dünya Düzeninin Küresel Din Baronluğunu Fener Rum Patriği Bartholomeos can-ı gönülden yürütmektedir. Bunun için kendisini adeta “Tanrı” yerine koyarak, yegâne din koyucusu ve temsilcisi olarak görmektedir. Buna göre geriye kalan bütün dinler ve mezhepler ona tabi olmaya mahkûmdur. Fener Rum Patriği, küresel emperyalist güçlerden almış olduğu destekle bütün Hıristiyan mezheplerini hatta Vatikan’a bile boyun eğdirmiştir.

Araştırmalara göre Fener Rum Patrikhanesi Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirmek için, azınlık tarihi boyunca sürekli projeler üretmiş ve uygulamaya koymuştur. Küresel güçlerin dayattığı Yeni Dünya Düzeni Dini, dünyanın her yerinde sahte mehdiler, sahtekâr din adamları, sahte şeyhler türettiği gibi, Batı Trakya’da da sahte müftüler, sahte din adamları, sahte şeyhler hatta Georgios Kalancis gibi sahte peygamberler bile türetti. Sahte peygamber diyorum, çünkü bu kişi icraatleriyle kendini adeta Batı Trakya Müslüman Türklerinin yegâne din belirleyicisi, din adamı tayin edicisi ve her türlü dinî faaliyetlerinin düzenleyicisi olarak görmekte olduğunu düşündürmüştür.

Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirme projesi olarak Fener Rum Patrikhanesi tarafından özenle yetiştirilen Georgios Kalancis efendiyi, bizler takriben 22 yıldan beri yakından tanımaktayız. Kalancis efendiyi Batı Trakya Türkleri ilk defa 1996 yılında tanıdı. Daha henüz 25 yaşında kızanken o dönemin dışişleri bakanı, azılı Türk düşmanı, terör sevici meşhur Pangalos, Kalancis efendiyi manevî evlât edinmiş, özel danışmanı olarak himayesine almıştır.

Burada Kalancis’in biyolojik ailesinden ziyade, manevî ailesinden kısaca bahsetmek biraz ufuk açıcı olacağına inanıyorum. Kalancis efendinin manevî dedesi, Osmanlı Devleti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin baş belâsı eski Fener Rum Patriği Athinagoras’tır. Manevî babası yukarıda zikrettiğim gibi terör sevici Pangalos, manevî büyük amcası Bartholomeos, diğer amcası kendisinden önce Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirme projesini yürüten Patrik Bartholomeos’un kankası Evstratios Zenginistir. Manevî dayısı Neoklis Saris, manevî ağabeyi ise Simeon Soltaridis’tir. Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirme projesini yürüten bu “çekirdek aile” nin yanı sıra, yine Fener Rum Patrikhanesinin ve “Helen Müslüman” muftis’lerin danışmanlığını yapan Dudos gibi hukukçular, Çiçelikis ve Ktistakis gibi İslâm dinini tahrif etmek için özel yetiştirilmiş sözde bilim adamları da yer almaktadır.

Sözde bilim adamları diyorum, çünkü gerçek bilim adamları bilgilerini her türlü insan haklarına aykırı, insanlık ve ahlâk dışı şer projeler üretmek için kullanmazlar. Başkalarına zorla din, tarih ve kültür, müftü ve din adamı dayatmak en despot ve diktatör rejimlerde bile rastlanmaz. Ne yazık ki, 2018 yılının Yunanistan’ında bu tür barbarlıkları bütün dünyanın gözü önünde, büyük bir marifetmiş gibi övüne övüne yapabiliyorlar. Böyle düşünen ve bu tür projeler yürüten insanlara “bilim adamı” demekten imtina ederim. Bu tiplerin bilimle, Hıristiyanlıkla hatta insanlıkla bir bağı olduğunu düşünmüyorum.

İşte geçmişte ve bugün uygulanan asimilasyon projeleri gösteriyor ki, Heybeliada Ruhban (bence bu durumda uygun düşen tabir “Taliban”) okulunda yetiştilerek bölgemize gönderilenler, insanlığa ve Hıristiyanlığa hizmet için değil, Müslümanlara, özellikleTürklere zarar vermek için yetiştirilmişlerdir. Eylem ve söylemlerinden bunların aynı tornadan çıkmış gibi hepsinin azılı İslâm ve Türk düşmanı olduklarını anlıyoruz.

Yukarıda Batı Trakya Müslüman Türklerinin yakından tanıdığı bazı isimlerden bahsettim. Bunların Batı Trakya ile ilgili faaliyetlerinden zaman zaman bahsettim, yeri geldiğinde yine değinmeye devam edeceğim. Bu yazıda son yedi sekiz yılda Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirme projesini başarıyla yürüttüğünü zanneden Georgios Kalncis’ten bahsetmeye çalışacağım. Kiminle, ne ile ve nasıl bir proje ile karşı karşıya olduğumuzu bilelim. Georgios Kalancis kimdir? Nasıl bir çevreden geliyor? Patrikhane ile bağlantısı var mı? Hedefleri nelerdir? gibi sorulara hep birlikte cevap aramaya çalışalım.

Georgios Kalancis efendinin önemli bir “cevher” olduğu Atina’nın Pirea semtinde “Saint Paul” Fransız okulunda okurken keşfedilmiş, Girit Ünüversitesinin Felsefe okulunu bitirdikten sonra, aynı okulun sosyoloji bölümünde “Yunan devletinin Batı Trakya Müslümanlarına uyguladığı eğitim politikasının şekillendirmesini etkileyen faktörler 1919-1928” isimli doktora teziyle meşhur olmuştur. Anlaşılan bu aşamadan sonra kendisi Fener Rum Patrikhanesi ve küresel emperyalist masonik çevrelerce sahiplenilir ve parlatırlır. Siyasi, akademik, bürokratik ve ekonomik bir takım imtiyazlar sağlanır.

Bundan sonra akademik bilgisini ve özel kabiliyetlerini göstermek ve geliştirmek için en uygun ortam dışişleri bakanlığı olacaktı. Çünkü kaynaklara göre Batı Trakya Müslüman Türklerine uygulanacak dinî, siyasi, diplomatik, ekonomik, eğitim gibi politikalar, tarih boyunca dışişleri bakanlığında, direkt olarak Fener Rum Patrikhanesine bağlı bir çete tarafından üretilmiştir. Şansına o dönemde dışişleri koltuğunda terörist başı Öcalan’ın koruyucu ve kollayıcısı Theodoros Pangalos vardı. Pangalos’un ne kadar azılı bir Türk düşmanı olduğunu söylemeye gerek yok.  Batı Trakya Müslüman Türkleri, terör sevici Pangalos’u çok iyi tanıyordu. Dışişleri Bakanı Pangalos, 1996 yılında Kalancis’i manevî evlat edinir ve himayesine alır. Ekümenist emellere uygun ve manevî babasına lâyık bir “levent” olarak en iyi bir şekilde yetişmesini sağlar.

2009 yılında başbakan yardımcısı özel kalem müdürlüğüne getirilir. 2011 yılında Eğitim, Araştırma ve Dinişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği’ne getirilir ve burada kökleşir.

Tabi Kalancis efendi bu göreve tesadüfen getirilmiyor. Manevî babası Pangalos bir an bile yanından ayırmıyor. 1996 yılından 2011 yılına kadar 15 senelik mesaisinde Fener Rum Patrikhanesinin ve derin devletin takdirlerini kazanacak birçok faaliyete imzasını atmıştır. Manevî amcası Evstratios Zenginis ve manevî dayısı Neoklis Saris’in performanslarının düşmesi ve yavaş yavaş piyasadan çekilmeleriyle meydan Kalancis efendiye kalıyordu. Çok hızlı bir şekilde yıldızı parlıyordu. Türk-İslâm azılı düşmanları, Fanatik Ortodoks ve ırkçı Helenler, Kalancis efendiden çok umutluydular ve kendisinden olağanüstü başarılar bekliyorlardı. Kalancis efendi de kendini ispat etmek için olağanüstü gayret sarf ediyordu.

Eğitim, Araştırma ve Dinişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği makamı, Batı Trakya Müslüman Türklerinin tarih, kültür, din, dil ve milliyetinin dizayn edildiği merkez haline getirildi. Kalancis efendi, arkasındaki küresel güçler ve Yunan derin devletinin desteğiyle artık çok radikal kararlarla Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirebileceğini kendisinden gayet emindi. Kendisine verilen olağanüstü yetkilere dayanarak, emir ve talimatlarla çok radikal uygulamalara girişiyordu.

Son zamanlarda Batı Trakya’da hakikaten en baskıcı ve diktatör rejimlerde bile rastlanmayan çok tuhaf gelişmelere şahit olunmaya başlandı. Yunan devleti bütün dünyanın gözü önünde; Avrupa standartlarına uygun değil diye ve hijyen kurallarına uyulmuyormuş bahaneleriyle Batı Trakya Müslüman Türklerinin Kurban ibadetine müdahale ediyor, dayattığı kurallara uymayanlar ağır cezalarla tehdit ediyor. Hacca gitmek için Yunan devletinin dayattığı “Helen Müslüman” müftülerden “icazet” alma zorunluluğu getiriliyor, “Helen Müslüman” müftülerden “icazet” almayı reddedenler Suudi Arabistan hac vizesi verilmemekle tehdit ediliyorlar. Camilerimize “Helen Müslüman” müftülerin dayattığı “Helen Müslüman” imam ve hatipler dayatılıyor, Kur’an kurslarına ve okullara “ierodidaskaloslar” dayatılıyor. Dinî nikâh kıymak için yine dayatılan “Helen Müslüman” müftülerden resmi mühür isteniyor.

Bilmiyorum daha ne kaldı. Müdahale edilmedik ne bir değer ne de bir mukaddesatımız kaldı. Ve bütün bunlar Milât öncesi Helenistik karanlık çağda değil, 2018 Modern Helenistik(!) çağda, Avrupa’nın ortasında, demokrasinin beşiği(!) Yunanistan sınırları içerisinde yaşanıyor. Bu manzaralar, Yunan “sözde” demokrasisinin, Helenizmin ve ekümenist Fener Rum Patrikhanesinin bu çağdaki anlayış ve yönetim biçimlerini açık ve net bir şekilde sergiliyor. “Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz” düsturunca fazla söze hacet yoktur.

Hal böyle iken yine de dünyada algısına baktığımızda; Yunanistan demokrasinin beşiği, her şey güllük gülistanlık, Yunanistan Müslümanlara tanıdığı hak ve özgürlükler konusunda bütün dünyaya örnek bir ülkedir. Peki, bu martavallarını kimlere söyletiyorlar? Yine azınlığın kabul etmediği sarık ve cübbe giydirilmiş sözde din adamlarına...  Ne diyelim Allah aklımıza mukayyet olsun!

Kalancis efendinin Azınlık için ne kadar tehlikeli biri olabileceğini bizzat bulunduğum bir etkinlikte anlamıştım. Sene, yanlış hatırlamıyorsam Kasım 2013 tarihiydi. Bir Kalancis projesi olan, “Batı Trakya’da Müslüman çocukların eğitimi”ni dert edinmiş(!) Anna Frangudaki ekibi Gümülcine’de bir etkinlik düzenlemişti. Anna Frangudaki Batı Trakya’da “Müslüman” çocukların eğitimini ne kadar çok istediklerini anlatmak ve projelerini azınlığımıza kabul ettirmek için çırpınıyordu. Bu etkinliğe, Dinişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olarak Kalancis efendi de konuşmacı olarak davetliler arasındaydı.

Anna Frangudaki projesi de Batı Trakya Müslüman Türk çocuklarını Helenleştirme projesinin bir ayağıydı. Müslüman azınlık çocuklarını Türkçe düşünmek ve okumaktan uzaklaştırmak için Yunancaya meyletmeleri ve Yunanca okuyup düşünmelerini sağlayacak bir Helenleştirme projesiydi. Fakat azınlığımız bu projeye bir türlü destek vermiyordu.

Kalancis efendi ve Frangudaki hanım, arzuladıkları sonuçları bir türlü alamıyorlardı. Devreye bir Bizans oyununu sokarak azınlığımızı ikna etme yolunu denemek istediler. Bu oyuna göre, Kalancis efendi Frangudaki ekibinin izlediği sözde kucaklayıcı ve hoşgörü siyasetine karşı çıkıyordu. Devamında bir gün bu projeyi savunacak konuşmacılardan biri sözde Türkçe sunum yapmak istedi. Kalancis efendi agresifleşti kızardı, bozardı uçağa yetişmem gerekiyor diyerek masadan kalktı ve gitti. Tam bir tiyatro, oysa sunum yapacak kişi onların ekibindendi. Sunacağı bilgiler azınlığımızın lehine değil, aleyhine olacağı kesin iken neden böyle anlamsız bir gürültü koparılıyordu? Maksat kafaları karıştırıp, Azınlığımıza şu mesajı geçmeye çalışmaktı: Bakın, Frangudaki ekibi azınlığın iyiliğini istiyor, ırkçı, fanatik Kalancis efendi karşı çıkıyor. Dolayısıyla Frangudaki projesine sahip çıkın. Yani felci gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlardı. Ancak azınlığımız hiçbir zaman bu tür oyunlara gelmedi, gelmeyecektir.   

Batı Trakya Müslüman Türklerini “Helenleştirme” projelerini yürüten, Helenleştirilmiş Müftülükler, Helenleştirilmiş Tekkeler-Dergâhlar kurma hayali peşinde olan toplum mühendisi Georgios Kalancis efendinin işinin ne kadar çapraşık olduğunu anlamasına yardımcı olacak çok iyi bildiği bir örneği hatırlatmak isterim. Manevî amcası Bartholomeos’un okul arkadaşı ve kankası ve diğer manevî amcası Evstratios Zenginis Batı Trakya Müslüman Türklerini Helenleştirmek için 40 yıl uğraştı. Okullar, enstitüler kurdu; dersler, konferanslar verdi; kitaplar, makaleler yazdı; talebeler, ajanlar, misyonerler yetiştirdi; profesörlük ve doktora tezleri hazırlattı.  Ömrünü bu şer yolda çürüttü gitti. Çürüttü de ne oldu? Bir arpa boyu mesafe kat edebildi mi?

Zenginis’in yolundan gitmeye azmetmiş, azılı İslâm ve Türk düşmanı çaylak Georgios Kalancis efendi! Manevî amcan Zenginis efendiye yetişebilmen için profesörlük tezini de Batı Trakya Müslüman Türkleri üzerine yapman ve en az 22 yıl daha tecrübe kazanman gerekiyor.

Boşuna uğraşmayın, desem de bir faydası olmayacak. Onun için siz bildiğiniz gibi yapın, biz de bildiğimiz gibi yapmaya devam edeceğiz. Sizin dininiz size, bizim dinimiz bize!

Hasbünallah ve ni’mel-Vekîl...

Yazarın Diğer YazılarıMahkemelerin aleyhimize verdikleri kararlar, doğru yolda olduğumuzun kanıtıdırPatrik Athinagoras'ın din kisvesi altındaki operasyonları -I-“Evrensel” din projeleri ve algı operasyonlarıBatı Trakya ve dünyadaki ahval ve şeraitten son manzaralarYunanistan Lozan Antlaşması'ndaki “mütekabiliyet”ten ne anlıyor?Güncel HaberlerKammenos'tan, Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar'a davet'İki Yunan askeri serbest bırakıldığı için mutluyum'Serbest kalan Yunan askerler evlerine gönderildiHun-Türk Kurultayı Macaristan’da geçrekleştiAB'den Yunan askerlerinin tahliyesine ilişkin açıklama
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech