LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Azınlığın itibar ettiği müftülüklerden kararnameye ret07 Eylül 2018Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın dini iradesinin tecellisi olan müftülüklerin Lozan Antlaşması ile belirlenmiş özel ve özerk statüsünü ortadan kaldıran Cumhurbaşkanı kararnamesi ile ilgili azınlığın itibar ettiği müftülüklerden şartsız ret açıklaması yapıldı.

Azınlığın itibar ettiği müftüler, inanç özgürlüğümüzü kısıtlayan cumhurbaşkanı kararnamesine ilişkin düzenledikleri basın toplantılarında, “Kamuoyunun görüşlerine açılan taslak metni kategorik olarak reddediyor ve bahse konu metnin azınlık nezdinde kabul görmeyeceğini ilan ediyoruz.” ifadelerini kullandılar. 

Azınlığın seçtiği Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ve İskeçe Müftüsü Ahmet Mete, müftülükleri yeniden düzenleyen cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ilgili olarak kendi bölgelerinde birer basın toplantısı düzenlediler. 6 Eylül Çarşamba günü saat 18:00’de gerçekleşen basın toplantılarına Batı Trakya genelinde görev yapan din görevlilerinin neredeyse tamamı iştirak etti.

Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif Gümülcine Türk Gençler Birliği'nde düzenlediği basın toplantısında müftülüğün yasal sürecini anlatarak, kendisini Rodop ilindeki 120 camide yapılan seçimle halkın seçtiğini ve 1990’dan bu yana bu göreve devam ettiğini belirterek “Yılbaşından bu yana Müftülük için kararlar açıklandı ve tartışmaya açıldı. Ancak burada Müftülerden hiç bahsedilmiyor. Müftülüğün mührü ortasına haç koyularak değiştiriliyor. Müftülükteki konuşmalar, yazışmalar Yunanca olmaktadır. Bir Müslüman genel sekreter getiriliyor ki Yunan üniversitesi mezunu olma ve yedi yıl avukat olma şartları var. Personelden kaç tanesi Müslüman olacak belli değil” ifadelerini kullandı.

Azınlık hukukçularının toplantısında bu tasarının kabul edilemez olduğuna karar verildiğini, milletvekillerinin devletin din işlerine karışmaması gerektiği yönünde görüş bildirdiklerini belirten İbrahim Şerif, Gümülcine ve İskeçe S. Müftüleri olarak şu kararı aldıklarını belirtti:

“Biz, din adamları olarak bu konuyu kabul edemeyiz ki müftülükler tamamen tahakküm altına girmektedir. Müftülük baskı altında tutulamaz. Müftülüğün anlaşmalardan doğan haklarımıza uygun bir şekilde olması lazım. Müftüyü halkın seçmesi lazım. Halk seçmiyorsa din adamları seçmesi lazım, mütevelliler seçmesi lazım; en azından Bulgaristan’da olduğu gibi. “Ben tayin ettim, oldu”, 33 yıldan beri olmadığına hepiniz şahitsiniz. Azınlık kabul etmedi ki bundan sonra da kabul etmeyeceğiz. Onlar yoluna biz de yolumuza. Biz, burada demokratik bir hak kullanıyoruz. Sözümüze itibar edilip edilmeyeceğini bilmiyoruz. Biz, buna Azınlık olarak topyekün karşıyız. Azınlıkla diyalog içinde, Azınlığın kabul edeceği bir düzen ve ikili anlaşmalar ile Lozan’dan doğan haklar çerçevesinde bir müftülük istiyoruz.”

İskeçe Müftüsü Ahmet Mete'de İskeçe Türk Birliği'nde düzenlediği basın toplantısında “Bu kurum özerk bir kurumdur, Müslümanları ilgilendiren bir kurumdur. Hıristiyanların insafına hiç ihtiyacı olmayan bir kurumdur. Biz nasıl ki kiliseye talip değilsek, nasıl ki Mitropolitlerin yönetimlerine karışmak gibi bir talebimiz yoksa, aynı şekilde özerk olan müftülüklerin de Müslümanlara bırakılmasını istiyoruz” dedi.

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete yaptığı açıklamada, “İçinde yaşadığımız ülkemizden bu sorunların çözümünü bekledik. Ancak görüyoruz ki; Yunan devleti çözüm yerine sorun üretmektedir ve sorunla karşımıza çıkmaktadır. Biz 1990’lı yıllardan itibaren seçilmiş müftülerle beraber buradaki Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın dini ihtiyaçlarını gidermeye çalışırken ve bu ihtiyaçların sıkıntıya girdiği noktalarda devletten çözüm beklerken bu son dönemlerde yine gördüğümüz bazı haksızlıkları sizinle paylaşmak istiyorum. Yakın dönemde müftülerin şerri yetkileri elinden alınmıştır ve Müslümanların mahkemelerde boşanmak veya miras hukuku gibi konularda mahkemelere gitmenin yolları açılmıştır. Dolayısıyla müftülerin bu yetkileri ellerinden alınmıştır. Ardından 67 yaş olarak emeklilik yaşı getirilmiştir. Bizler de böyle bir uygulamaya karşı olmamızı şöyle açıklıyoruz: Eğer Mitropolitler de aynı yaş sınırıyla sınırlanırsa biz bu sınırlamanın gerekli olduğuna kanaat getiririz. Ama yalnız müftülüklere ait ise, bunun adı da müftülüklerin yetkilerinden haklarından çalmadır. Buna hiç bir şekilde ‘Evet’ demiyoruz” görüşlerine yer verdi.

Mete sözlerine şöyle devam etti: “Eğer içinde yaşadığımız devletimiz çözüm istiyorsa biz şunu şöyle ifade ederiz: Önce seçilmiş olan müftülerin tanınması. Eğer müftülerin tanınması imkanı yoksa, iki devlet anlaşır da seçim ilan edilirse, seçimle müftülerin iş başına gelmesi. Seçilen müftülerin kendi elemanlarıyla kendilerini idare edecek güçtedirler. Daha sonra kendi iç dinamikleriyle de hareket ederek, hata varsa bunlar kendi içinde düzeltilir. Şunu da hatırlatmak isterim; Müftülüklerde yapılan yanlışlar, buralara yanlış insanların atanmasıyla olmuştur. Eğer Azınlığın seçtiği insanlar müftülüklerin başında olsaydı, böyle yanlışlar olmazdı.”

Son bölümde birlik ve beraberlik vurgusu yapan müftü Ahmet Mete sözlerini şöyle tamamladı: “Burada bir toplumun varlığı ve dini söz konusudur. Yapacağımız işlerde birlik ve beraberlik içinde halkımızla beraber işi halletmemiz gerekir. Eninde sonunda birlik ve beraberlik kazanacaktır."

Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif ile İskeçe Müftüsü Ahmet Mete’nin yayımladıkları ve kabul edilemez kararnameyi kesin bir dille şartsız olarak reddettikleri ortak basın açıklaması şöyle: 

"GÜMÜLCİNE VE İSKEÇE SEÇİLMİŞ MÜFTÜLÜKLERİ ORTAK BASIN AÇIKLAMASI 

Müftülüklerin yargısal yetkilerini ihtiyari hale getiren yasal düzenleme çerçevesinde hazırlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi taslağını inceledik. 

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın uluslararası belgelerle kayıt altına alınmış dini özgürlüklerinin garantisi olan Müftülüklerin, bahse konu kararnameyle adeta zincirlere vurulmaya çalışıldığını görüyoruz.
 
Azınlığın varoluşsal kurumu olan Müftülüklerin devlet memurlarının tahakkümü altına sokulmaya çalışıldığı ve sıradan devlet daireleri haline getirilmelerinin hedeflendiği anlaşılmaktadır. Azınlığın Müftülerini seçme hakkının gasp edildiği yetmezmiş gibi, bu kez Müftülüklerin işlevsel ve kurumsal olarak içi boşaltılmaktadır. 

Dahası, Azınlığın Müftülüklerde anadillerini konuşmaları yasaklanmaktadır. Bu durum, Azınlığımızın kimliğinin inkarına yönelik yıllardan bu yana uygulanan politikaların devamını teşkil etmektedir. Böyle bir uygulamanın, evrensel Azınlık haklarına da aykırı olacağını vurgulamak isteriz. 

Bu çerçevede, kamuoyunun görüşlerine açılan taslak metni kategorik olarak reddediyor ve bahse konu metnin Azınlık nezdinde kabul görmeyeceğini ilan ediyoruz."
Diğer HaberlerABTTF yabancı uzmanların katılımıyla Batı Trakya’ya çalışma ziyareti düzenlediEncümenler Birliği "Yunanca Kitap" karmaşası hakkında açıklama yaptıGüvenlik önlemleri nedeniyle PAOK-AEK maçına yabancı hakemAşure Günüİslam tarihinin siyasi kırılma noktası: Kerbela
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech