LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 17512 Aralık 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

EŞEKTEN ŞEKER ESİRGENMEZ AMA O YARADILIŞI İTİBARIYLA OTU TERCİH EDER

Bu tercihi değiştirmemiz madem ki imkansız, eşekleri de böyle kabul edeceğiz artık. Otsa ot, şekerse şeker. Bundan sonra bunu böyle bilmemiz bize yeter. Hayat engellerle dolu bunu artık kabullenmemiz lazım, hazıra beslendiğimiz, hazıra giyindiğimiz günler geride kaldı. Yardımlar günden güne azalacak, maaşlarda tabii ki. Giderlerin azalması için bir önlem alınacak mı, o hala büyük bir soru işareti. Şeker yemeye çalışan eşeklerin vay haline. Kısacası herkes kendi doğasına geri dönecek. Kaf dağından gelecek olan mutluluk ise sadece rüyalarda kalacak. Çünkü mutluluk bizim içimizde, mutluluk bizim gücümüzde. Karıncalara bir bakın, bütün yaz boyunca yiyecek toplayıp depolarlar. Kışın da bu yiyecekleri kendi aralarında paylaşırlar. Hatta yolda ilerlerken sakatlanan veya yiyeceği taşıyamayan karıncaya yanı başındaki arkadaşı hemen yardıma koşar. Kuşlara bir bakın. Yere düşen kuşun yanında her zaman aynı sürüden başka bir kuş vardır, onu bekler. Ya iyileşinceye kadar, yada ölünceye. Ondan sonra yine yoluna devam eder, gerekirse yalnız ama devam eder. Doğada insana göre çok az akıla sahip hayvanlar bunu yapabiliyorsa, o zaman biz insanlar neden yapamıyoruz? En azından kendi ırkından ve dininden olan insanlara karşı? Çok akıllı oluşumuzdan, evet evet unutmuştum kusura bakmayın, çok akıllı oluşumuzdan. O zaman size şeker yok ota devam… Çünkü herkes şekerini de otunu da kendi yaptıklarıyla kazanır veya kaybeder…

KUVVETE DAYANMAYAN ADALET ACİZ, ADALETE DAYANMAYAN KUVVET ZALİMDİR

Bu ekonomik krizde Yunanistan, zalimlerin yeri olmaya doğru adım adım ilerliyor maalesef. Acizler çoğunlukta ve hükümet tarafından aciz bırakılanlar da yavaş yavaş zalimlerin yanı başında yer almaya başlayacak. Gerek gerçekten aciz olduğundan dolayı, gerekse hükümetten onun adına bazılarının öç alması için. Peki zalimler çoğaldığı andan itibaren ne olacak? Bunu da zaman gösterecek. Önemli olan ne zalim ne de aciz olmanız. Çünkü gerçek olan tek şey var ki, o da zalimlerin aslında acizliklerinden dolayı zalim olma hırslarıdır. Bunlar aslında hakları yenmiş, beyinleri yenmiş kişilerden oluşur ki, dövüş sanatı haricinde fazla bir şey bilmezler. Timsah gibi saldırgan, fakat yine timsah gibi fındık kadar bir beyine sahiptirler. Aciz olmamak için akıllı, akıllı olabilmek için sıhhatli, sıhhatli olabilmek için inançlı, inançlı olabilmek için de birlikçi olmak zorundayız. Aynı saflarda yer almak, hem de saflarda boşluk bırakmadan omuz omuza olmak zorundayız. Artık yeni bir oluşumun zamanı geldi. Doğruluktan ve dürüstlükten ödün vermeyen, kendi kazancını ikinci plana atıp toplumculuk ruhuna sahip bir oluşum. Birlikçi, girişimci ve hak aramada söz sahibi olan bir birlik. Başı mı? Hepimiz… Çok mu önemli?

DÜNYAYI İDARE EDENLER VE DÜNYA ÜZERİNDEKİLER

Dünyayı idare edenler ve onlara hizmet edenler. Bu idarecileri de öyle binlerce veya milyonlarca sanmayın sakın. Topu tüfeği bir elin parmakları kadardır. Dünyadaki hayatın gidişatını çizmiş kendi gidişatını düşünmeden, kimin veya kimlerin ölmesi gerektiğine karar vermiş kendi ölümü için bir şey yapamadan, ülkeler nezdinde liderleri seçmiş kendi liderini bilmeden. Yani Firavun misali bir hayat hala devam ediyor bu dünya üzerinde. Her şeyi kontrol ettiğini sanan ve bu konuda kendisine yardımcı olan milyonlarca insanla, yer altı kaynaklarından borsaya kadar her şeyi kontrol altında tutan ve bu konuda gerekirse canlara kıyan bir sistem var. Kapitalizmi bir hayat tarzı imiş gibi insanlara uyarlayan masonlar. Tıp dünyasından kumarına kadar, çok büyük paralar kazandıran bir sektörün içinde kaybolmaya mahkum milyonlarca insan. Bir ülkenin Petrolü veya doğal gazı için savaş çıkartabilecek güce sahip bir sistem. Piramidin başları. Bu piramidin başları, ülke yöneticilerini bile askıya alabilecek, karşı geldiğinde bir hastalık bahanesiyle onu ortadan kaldırabilecek bir güce sahip. Bizlere düşen de ister istemez bu sisteme hizmet etmek. Çünkü biz de bilmeden, etmeden bu oyunun içindeyiz, mecburen içindeyiz. Yaşamak için yemeye içmeye ihtiyacın var ise, sağlık sektöründe doktorlara ihtiyacın var ise, teknolojiyi kullanıp her yerden haber alma ihtiyacın var ise, o zaman kobay olmayı zaten kabul etmiş durumdasın. Önemli olan bu oyunu kurallarına göre oynarken başkalarına zarar vermemek, rolleri karıştırmamak. Örf ve adetlerine sahip çıkmak ve onları yaşatabilmek… Fıkra mı dediniz? Fıkraya geldi sıra evet haklısınız ama bu kadar felsefeden sonra bu yazdıklarımıza uygun fıkra bulmak da hayli zor.

İnsan İsrafı

Gazetede, her tarafta devam eden savaşları ve bu savaşlarda ölen binlerce insanın haberini okuyan yaşlı yamyam, yanındaki genç yamyama sorar:

- Bu kadar insanı nasıl yiyecekler?

Genç cevaplar:

- Avrupalılar, öldürdükleri insanların etlerini yemezler.

- Ya ne yaparlar?

- Ya ormana atarlar, ya da toprağa gömerler.

Buna akıl erdiremeyen yaşlı yamyam başını salladı:

- Allah Allah! Bu Avrupalılar ne vahşi, ne barbar insanlarmış! ...

Demek boşuna insan öldürüyorlar.

Evet kendi çıkarları uğruna insan öldürüyor veya öldürtüyor bazıları. Halbuki yamyamlar gibi hayvanlar bile sadece yaşabilmek için avlanıyor. Tek fark, biri karnını doyurmak için biri de cebini doyurmak için öldürüyor.

Hoşça kalın, Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerMedrese-i Hayriye Okulu’nda da vaka tespit edildiDünden beri tespit edilen yeni vakalar açıklandıŞampiyonlar Ligi'nde ikinci hafta heyecanı başlıyorİslam dünyası, Hazreti Muhammed'e hakareti destekleyen Fransa'ya karşı tek ses olduGümülcine Meslek Yüksekokulu’nda 3 vaka tespit edildi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech