LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Patrikhane, yeni yılın başında yine büyük bir gövde gösterisine hazırlanıyor23 Aralık 2018Feyzullah Hasankâhya

Fener Rum Patrikhanesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da (2019) “Ta Fota” (Işıklar) yortusunu büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. Helen Ortodoksların her yıl 6 Ocak’ta kutladıkları “Ta Fota” (Işıklar) yortusu, Hıristiyan dünyasının en önemli sakramentlerinden biridir. Hz. İsa’nın Ürdün nehrinde vaftiz edilişinin yıl dönümü münasebetiyle Kiliselerde ayinler düzenlenir, daha sonra o bölgede bulunan deniz, nehir, göl veya dere gibi su kaynaklarına Hıristiyan inancının sembolü olan Kutsal Haç suya atılarak, o yıl için bütün sular kutsanmış oluyor.

“Ta Fota” (Işıklar) yortusu, bütün Hıristiyan dünyasında ve Türkiye’de yüzyıllardan beri gayet mütevazı bir şekilde düzenlenen merasimlerle kutlanmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de yaşayan –kendilerini Helen Ortodoks olarak tanımlayan- Rum Ortodokslar ile Yunanistan’ın Türkiye ile sınır olan bölgelerinde düzenlenen “Ta Fota” (Işıklar) yortusu, büyük şovlara ve gövde gösterilerine dönüştürülmeye başlanmıştır.

Eskiden Haliç’in suları çok kirli olduğu için, Balat’ta suya Kutsal Haç’ı atarak, suların kutsanması ayinleri düzenlenemiyordu. İstinye, Üsküdar, Kuzguncuk ve Çengelköy gibi İstanbul’un değişik semtlerinde sakin ve mütevazı bir şekilde suları kutsama ayinleri düzenlenmekteydi. 2000’li yıllarda temizlendikten sonra ilk defa 2003’te Haliç sularına Kutsal Haç atma ayinleri düzenlenmeye başlandı. 2003 yılından günümüze kadar aralıksız her yıl artan kalabalıklara suların kutsanması ayinleri düzenlenmeye devam edildi.

Geçen yıl İzmir’de 94 yıl aradan sonra ilk defa İzmir sularına Kutsal Haç atılarak suları kutsandı. Anadolu’nun ve Trakya’nın değişik yerlerinde son zamanlarda yeni faaliyete geçen; Ankara, Antalya, Konya, Isparta, Bursa, Ayvalık, Çanakkale, Silivri ve Edirne gibi mitropolitlikler Yunanistan’dan ve diaspora’dan taşıma turist cemaatlerle görkemli ayinler düzenlenmesi için, Patrikhane tarafından hummalı bir şekilde her türlü hazırlıklar yapılmaya devam ediliyor.

Biz Müslümanlar ve Türkler olarak tarihin her döneminde, farklı din, dil, ırk ve mezheplerin ayinlerine, kutlamalarına ve her türlü mukaddesatlarına karşı, son derece hoşgörülü ve saygılı davranmışızdır. Hıristiyanların, özellikle Yunanlıların Müslümanlara ve Türklere karşı son derece fanatik, ırkçı, saygısız ve hoşgörüsüz davranışlarına rağmen, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da onların ayinlerine, kutlamalarına ve her türlü mukaddesatlarına saygılı ve hoşgörülü davranmaya devam edeceğiz. Burada samimi ve dürüst bir şekilde dinini, kültürünü, adet ve geleneklerini yaşamaya ve yaşatmaya çalışanlara herhangi bir sözümüz ve eleştirimiz söz konusu olamaz. Sözümüz ve eleştirilerimiz, dinî ayin ve merasim maskesi altında, fanatizm, ırkçılık, fitne, fesat ve kaos üretmeye çalışanlaradır.

Tarih boyunca bütün semavî dinlere karşı savaşmış olan Roma ve Bizans’ın varisleri olduklarını iddia eden Patrikhane ve Helenler, atalarının izini takip ederek günümüzde de Hz. İsa ve Havarilerin yolundan gitmeye çalışan samimi Hıristiyanlara ve Ehl-i Sünnetten sapmayan Müslümanlara karşı zalim ve barbar emperyalist güçleri arkalarına alarak, hem Hıristiyan hem İslâm dünyasında kaos, fitne ve fesatlar üretmeye devam ediyorlar. Patrikhane ve fanatik Yunanlılar, küresel emperyalist güçlere hizmet eden sözde Hıristiyan ve sözde Müslümanlarla şer ittifaklar kurarak, Ortadoğu’da, Balkanlarda, Akdeniz’de, Türkiye’de ve Batı Trakya’da fitne, fesat, kaos ve bozgunculuk yapmayı dinî ve millî bir görev olarak telakki ediyorlar.

Vahiy mahsulü semavî dinlerin azılı düşmanları sayılan, Helenizm pagan kültürünü ve Bizans entrikalarını rehber edinmiş olan Patrikhane ve Yunanistan, Hıristiyanlık maskesi altında zulümlerini ve barbarlıklarını gizlemekte çok mahirdirler. Patrikhane ve ürettiği örgüt, fraksiyon, mezhep ve cemaatlerin en belirgin karakteristik özellikleri; gayet profesyonel bir şekilde kendilerini kamufle etmektir. Adeta evliya kılığında görünürler, ama başkadırlar. Kurdukları oyun ve tezgâhlar neticesinde meydana gelen afet ve felâketlerden yararlanarak, tuzağa düşürdükleri ve karşı eyleme zorladıkları taraflara yanlışlıklar yaptırarak, gayet ustaca bütün suçu ve sorumluluğu karşı tarafa yüklerler.

Bizans oyunları ve entrikaları, tarihin derinliklerinden gelen köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Helenistik çağdan Bizans’a, Bizans’tan da günümüz Batı medeniyetine uzanan karanlık ve sağlam bir silsilesi vardır. Bizans yıkılmış ve Helenistik çağ geride kalmış olsa da, Helenizm ve Bizansizm altın devrini yaşamaktadır. Geçmişte bu zihniyet, arenalarda tiyatro, drama, komedi gibi oyunlar aracılığıyla, subliminal mesajlar ve illüzyonist gösterilerle algı operasyonları oluşturarak, geniş kitleleri istedikleri gibi yönlendirebiliyor, beyin ve zihin kontrolü yapabiliyordu. Günümüzde de durum aynı. Zihniyet aynı zihniyet. Değişen sadece araç gereçler ve aktörlerdir. Modern çağın gelişmiş teknolojilerinin araç ve gereçlerini kullanarak, oyunlarını, tezgâhlarını ve algı operasyonlarını daha rahat ve profesyonel bir şekilde yürütebiliyorlar.

Fakat ne yapsalar nafile, her şeyin bir sonu vardır. Çok fena çözüldüler ve deşifre oldular. Artık hiçbir oyun ve tezgâh eskisi gibi sökmüyor. Çözülmeleri ve deşifre olmaları, oyun kurucuları ve maşaları daha tehlikeli, agresif ve saldırgan yapabiliyor. Yeni provokasyonlara, oyun ve tezgâhlara karşı çok dikkatli olmak gerekiyor.

Rum Patrikhanesinin kucağında neşvünema bulmuş olan FETÖ Terör örgütünün 15 Temmuz darbe girişiminde başarısız olması, Afrin Zeytindalı Harekâtıyla PKK/PYD terör örgütlerinin büyük darbe almaları nedeniyle, akıl hocaları patrikhane ve tetikçi Yunanistan’ı büyük bir panik sarmış durundadır. Bir yandan maşa olarak kullandıkları FETÖ’cü, PKK’lı, DHKP-C’li teröristleri himaye etmeye çalışırken, diğer yandan Batı Trakya’da, Akdeniz’de, Ege’de ve İstanbul’da yeni provokasyonlar ve kaoslar peşinde koşuşturup duruyorlar.

Bunun için bilhassa 2019 yılı başından sonuna kadar çok kritik ve belirleyici bir yıl olacağını söylemek mümkündür. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Mart ayında Türkiye’de yerel seçimler var. Yunanistan’da da 2019 yılında Parlamento, Eyalet, Avrupa Parlamentosu ve yerel seçimler tam dört seçim var. Şimdiden bütün ulusal ve uluslar arası provokatörler ve algı operatörleri harekete geçmiş vaziyettedirler. Geçmişte olduğu gibi Yunanistan, akıl hocalarının dolduruşuna gelip, uygun bir fırsat kollayarak, Türkiye’yi daha zor ve sıkıntılı durumlara düşürmek için Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta oldubittilere, Ege’de karasularını 12 Mil’e çıkarma provokasyonlarına girişebilir.

Rum Patrikhanesinin -geçmişte olduğu gibi- Hıristiyan dinî ayinleri, Türkiye ve Yunanistan’daki kiliseleri de kullanarak, “Türkiye Hıristiyan dinî ayinlerine ve kiliselere müdahale ediyor” algılarını oluşturarak Hıristiyan ve Batı dünyasının gözünde Türkiye’yi kötü göstermek ve itibarsızlaştırmak için büyük organizasyonlar peşinde olduğu anlaşılmaktadır.

Ortodoks Hıristiyan dünyasının en kutsal yortularından (Hz. İsa’nın doğumu, sünnet oluşu ve Ürdün nehrinde vaftiz edilişinin yıldönümü) sayılan “Ta Fota” münasebetiyle 6 Ocak 2019 tarihinde Fener Rum Patrikhanesinde Bartholomeos’un yöneteceği ayinden sonra, Haliç İskelesinde suların kutsanması için, Kutsal Haç’ı suya atma merasimi düzenlenecektir. Her yıl artan kalabalıklar eşliğinde coşkuyla kutlanan bu yortu, son yıllarda büyük gövde gösterilerine ve subliminal mesajlarla dolu algı operasyonlarına dönüşmeye başlamıştır.

Son birkaç ayda, Yunanistan’da ve diasporada turizm şirketleri, sivil toplum kuruluşları, Türkiye’deki Mitropolitliklerde ve Patrikhane’de yoğun kalabalıklarla “Ta Fota” (Işıklar) yortusu kutlamalarının organize edilebilmesi için çok büyük kampanyalar yürütülmektedir. Geçen sene Rum Patrikhanesi “Ta Fota” (Işıklar) yortusu kutlamalarına yepyeni bir adet daha icat etti. Yunanistan’daki Haç çıkarma merasimlerinde bile yer almayan yeni bir adet. Suya atılan Haç’ı yakalamak için suya atlayan Hıristiyanların, Haçı yakaladıktan sonra, denizin içinde Yunan bayrağı açma ve sudan çıktıktan sonra da Yunanistan milli marşını koro halinde söyleme âdeti. Öyle anlaşılıyor ki, bundan sonra Haç atma merasimlerinde Rum Patrikhanesinin bu uygulamasını taklit etmek, dinî ve millî bir görev olarak telakki edilecektir.

Rum Patrikhanesinin bu en görkemli törenine, Yunanistan’dan, Amerika’dan, Avrupa’dan ve dünyanın her tarafındaki diasporadan her yıl binlerce Patrikhane muhibbi iştirak etmektedir. Özellikle Yunanistan’dan devleti ve hükümeti temsilen bakanlar, milletvekilleri, parti başkanları, iş adamları, bilim, sanat ve spor camialarından kalabalık temsilciler katılmaktadır. Türkiye’den yabancı misyon şefleri, büyükelçiler, konsoloslar, diplomatlar, -yabancı- bilim, sanat ve iş adamları, yurt dışından da Patrikhane adına çalışan sözde çevreci, bilim adamları Bizantolog ve arkeologlar yerlerini almaktadır.

Alın size üç boyutlu, Heybeli Ada Ruhban Okulu manzaralı, 1453 Megapixel çözünürlükte bir Parikhane fotoğrafı. İşiniz yoksa ve meraklıysanız 6 Ocak 2019 tarihinde Pazar sabahı, takriben 3 saat sürecek olan töreni mercek altına alın. Dinî merasimde okunanlar, konuşulanlar, yapılanlar, verilen açık ve gizli mesajlar, törenin ve katılanların kodlarını ve şifrelerini çözün, 1700 yıllık Patrikhane kurumunun ve 2500 yıllık Roma ve Bizans’ın DNA’sını çözmüş olursunuz.

Ne demek istediğimi geçen yıldan bir iki örnekle izah etmeye çalışayım. Hatırlayacağınız gibi, geçen yılki “Ta Fota” yortusu kutlamalarından bahsederken, Hıristiyanlık’la, dinle, imanla, ibadetle hiç alâkası olmayan -Yunanistan’da bile olmayan-  bir uygulamayla Patrik Efendi büyük bir cüretle İstanbul’un göbeğinde Haliç’te Yunan bayrağı açtırmak ve Yunan millî marşını söyletmekle kimlere ne mesaj göndermek istiyordu.

Patrik Efendi, Yunan devlet televizyonu bütün dünyaya canlı yayın yaparken, dünya’nın her tarafından en ilginç tipler ve ajanlar huzurunda açık kameralar önünde tıpkı Feto gibi “Dayanın, az kaldı, Aya Sofya’ya en yakın zamanda Haçı dikeceğiz, minareleri yıkacağız, çan kuleleri dikeceğiz, Yunan bayrağını bütün Anadolu’da dalgalandıracağız. Kutsal Bizans topraklarını yurt edineceğiz, İslâm’ı ve Türkleri bu topraklardan sökeceğiz …” gibi subliminal mesajları geçmek istemiş olabilir mi? Patrik Efendi kameralar önünde bütün bu cambazlıkları sergilerken, “Barış Güvercinleri!” uçurtmayı da ihmal etmiyordu.

İnşallah yanılırım... Ancak büyük bir ihtimalle geçen sene sergilenen oyun ve tiyatroların daha profesyonel ve daha provokatif olacağını iddia edebilirim. Yine Ege’de Türkiye ile ihtilâflı olan bölgelerde, savunma bakanı, ordu komutanları, başbakan ve cumhurbaşkanı, “Ta Fota” yortusu kutlamaları esnasında, papazların Türklere lânet okudukları dualar eşliğinde Kutsal Stavros’u sudan çıkarırlarken, ağız dolusu provokasyonlar, dayılanmalar, efelenmelerle her zamanki klâsik tiyatroları seyredeceğiz. İstanbul’da ise, yine Patrik Efendi, görkemli, süslü-püslü elbiseleriyle Bizans imparatoru edasıyla bütün “ Ekümenya’ya” “Ekümen Tanrılığını” bir daha deklere edecek. Yan bakanlara meydan okuyarak aforoz edecek...

Biz Allah’a çok şükür Batı Trakya’da Patrikhanenin de Heybeliada Ruhban Okulunun da, Yunan “medeniyeti”nin ve “demokrasisi”nin de ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü biz Patrikhaneyi, Ruhban Okulunu, Yunan medeniyetini ve demokrasisini yaldızlı, ciltli kalın kitaplardan okumadık. Biz patrikhaneyi ve Yunan zulmünü bizzat yaşayarak öğrendik. Bunların ne kadar zalim, ne kadar barbar ve ne kadar yalancı ve sahtekâr olduklarını bizden daha iyi bilen yoktur. Çünkü yüzyıllardan beri bizimle açıktan ve direkt olarak savaşıyorlar. Sadece bizler değil,  Balkanlardaki bütün Müslüman ve Hıristiyanlar da, bunların ne olduğunu ve kim olduğunu çok iyi biliyorlar. Balkanlardaki hiçbir Hıristiyan ve hiçbir Müslüman, bunların isimlerini dahi duymak istemiyor.

Türkiye’de, daha yeni yeni 15 Temmuz’dan sonra Patrikhane biraz tanınmaya başlandı. Çünkü Türkiye’de Patrikhane,  Balkanlarda olduğu gibi açıktan savaşamıyor. Türkiye’de FETÖ gibi taşeronları kullanıyorlar. Fakat taşeronların maskeleri düştükçe, alttaki şeytanî aklın kim olduğu ortaya çıkmaya başladı. Biz, Batı Trakya’da yıllardan beri bağırıyoruz, yalvarıyoruz. Türkiye’de, Balkanlarda ve Orta Doğu’da asıl tehlike Patrikhane’dir. FETÖ gibi cemaatler ve Vahhabilik gibi marjinal haricî yapıların kaynağı ve akıl hocaları Patrikhane’dir. Patrikhane, VAHHABİ, Şİİ, FETO, ELKAİDE, IŞID Müslümanlığından hiçbir zaman rahatsız olmamıştır. Bu gibi marjinal gruplarla savaşmayı hiçbir zaman aklından bile geçirmez. Tam tersine besliyor, çünkü kendi mamulleri. Patrikhanenin asıl rahatsız olduğu, Balkanlarda ve Türkiye’de tarih boyunca, her türlü zulümlere karşı direnen Ehl-i Sünnet İslâm’ıdır. Bunun için Balkanlardaki ve Türkiye’deki Ehl-i Sünnet İslâm’ını ortadan kaldırmak için, Suudi Arabistan, Mısır, Arap emirlikleri, İsrail ve Amerika ile sıkı işbirliği içerisindedir.

Anavatan Türkiye güçlendikçe, Patrikhaneye koruma kalkanı görevini yapan fraksiyonlar ve terör örgütleri bertaraf edildikçe, Patrikhane ve Yunan derin devletini panik havası daha çok sarıyor. Gittikçe saldırganlaşıyorlar, gittikçe daha provokatif eylemlere girişiyorlar. Bunun için çok dikkatli olmak lâzım. Bilhassa açık alanlarda düzenlenen tören ve ayinlerde, şov tahrik ve provokasyonlara karşı çok dikkatli olmak gerekiyor.

Hayırlısıyla yeni bir takvim yılına giriyoruz. Bu vesileyle, Yüce Allah bizleri, Millet-i İbrahim’den olan Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in Sırat-ı Müstakiminden yürüyen samimi kullarından eylesin. Dalâlete sapmış olan bozguncu Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanların şerrinden de muhafaza eylesin! Gelecek yılların, geçen yıllardan daha adaletli ve daha huzurlu olması dileğiyle Allah’a emanet olunuz!
Yazarın Diğer YazılarıAyasofya’nın ibadete açılması ve Dimetoka Çelebi Sultan Mehmet CamiiY. Zelanda’daki terör saldırısına karşı Bartholomeos’un tepkisiKıbrıslı Türkler Batı Trakya’dan ibret alsınlar!‘İskeçe Karnavalı’ bir Helenleştirme projesidirRum Patrikhanesinin Batı Trakya’daki Feto’larıGüncel HaberlerBoeing can kayıplarından dolayı özür dilediTürkiye ve Yunanistan heyetleri yeniden bir araya gelecekMursi'nin aile kabristanına defnedilmesi talebi reddedildiABD yönetimi Mursi'nin vefatına sessizABD'den Orta Doğu'ya asker sevkiyatı
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech