LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Rum Azınlığa özgürlük, Türk Azınlığa yasaklar06 Ocak 2019

Yunanistan'da her geçen gün Türk Azınlık düşmanlığı ve Türkiye aleytarlığı artarken Türkiye'de Rum Azınlığına yönelik yeni açılımlar ve Yunanistan ile dostluk adına örnek gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Hıristiyan inancına göre Hz. İsa'nın doğumu ve vaftiz edilişinin 2019. yılı, Fener Rum Patrikanesi'nde düzenlenen ayin ve denizden haç çıkarma töreniyle kutlandı. Benzer törenler bu yıl Türkiye'nin birçok yerinde de yapıldı. Türkiye, Lozan Antlaşmasının tanıdığı haklarının da üzerinde, anayasayı ve kanunları aşacak bir hoşgörü ile Rum Azınlığına haklar sağlarken, Yunanistan Lozan, anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmelerini çiğneyerek yeni düzenlemelerle Batı Trakya Türk Azınlığı başta olmak üzere Makedon, Ulah, Arvavut ve daha birçok azınlığa yönelik baskıları artırmaktadır.

Fener Rum Patrikhanesi'nin bahçesinde bulunan Aya Yorgi Kilisesi'nde gerçekleştirilen ayin, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile Ukrayna’da yeni kurulan Birleşik Bağımsız Ortodoks Kilises’nin Başpiskoposu Metropolitan Epifaniy yönetiminde saat 08.00'de başladı. Mumlar yakılarak duaların okunduğu ayine, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Proşenko ile eşi Marina Proşenko’nun yanı sıra Yunanistan'dan gelen turistler ile Ortodoks Rum cemaatinden çok sayıda kişi katıldı. 

Altın haç Selanikli Vosnakidis’in oldu

Yaklaşık 5 saat süren ayinin ardından Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Proşenko, eşi Marina Proşanko, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ukrayna Birleşik Bağımsız Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Metropolitan Epifaniy ve kilise görevlileri, ilahiler eşliğinde Patrikhane'nin karşısındaki Haliç Fener İskelesi'ne yürüdü. 

Daha sonra burada, Hıristiyan inancına göre Hz. İsa'nın Ürdün Nehri'nde vaftiz edilişinin anısına ''kutsal haçın denize atılarak suların kutsanması'' töreni yapıldı. Okunan duaların ardından Bartholomeos, elindeki tahta haçı denize attı. Bu sırada iskele açığında bulunan 4 tekneden 40 kişi, denize atlayarak su üstündeki haçı alabilmek için birbirleriyle yarıştı. 

Bu yıl haça, Yunanistan'ın Selanik şehrinden gelen Mihail Vosnakidis ulaştı. Haçı öptükten sonra Bartholomeos’a veren Vosnakidis’e altın bir haç hediye edildi. Törenin ardından katılımcılar yine dualar okuyarak patrikhaneye dönerken, kilisenin çanları da uzun süre çalındı. Kilisede daha sonra ayine katılanlara ''kutsanmış su ve ekmek'' dağıtıldı. 

Üsküdar'da denizden haç çıkarma töreni 

Üsküdar'daki Çengelköy Rum Ortodoks Aya Yorgi Kilisesi'nde Piskopos Aramisu Kassanos'un yönettiği ayinin ardından, ayine katılanlar dualar ederek haç atma töreninin yapılacağı Çengelköy İskelesi'ne geldi.

Piskopos Kassanos'un, denize attığı haçı çıkarmak için 6 kişi tekneden denize atladı. Denize atlayan Michal Şahbaz sudan çıkardığı haçı öperek Piskopos Kassanos'a verdi.

Haçı çıkarmak için denize atlayan 6 kişiye piskopos Kassanos tarafından altın haç kolye hediye edildi. 

İzmir'de "haç çıkarma" töreni

İzmir'de Hazreti İsa'nın vaftiz edilişinin yıl dönümü nedeniyle denizden haç çıkarma töreni yapıldı. Aziz Vukolos Kilisesi'ndeki ayinin ardından Gündoğdu Meydanı'nda bir araya gelen cemaat ve din adamları, deniz kıyısında oluşturulan platform üzerinde dualar okudu. 

İzmir Metropoliti Bartholomeos Samaras'ın duaların ardından denize attığı haçı, cemaatten denize atlayanlar çıkardı. Bartholomeos, haçı getirenlere ucunda haç bulunan kolye hediye etti. 

Bartholomeos Samaras, ayinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, denize haç attığı esnada Ege Denizi'nde hayatını kaybedenler için dua ettiğini belirterek, "Tanrı'ya bütün dünyaya barışın gelmesi için dua ettim. Böylelikle ne mültecilik, ne sığınma, ne savaşlar ve ne de buna bağlı ölümler olsun. Tanrı'dan ülkemizi ve dünyadaki tüm insanları kutsamasını diliyorum." dedi. 

İzmir Ortodoks Cemaati ve İzmir Rum Kültür ve Düşünce Derneği Başkanı Yorgo Teodoridis, dünyadaki tüm Ortodoksların 6 Ocak tarihinde Hazreti İsa'nın vaftiz edilişini kutladıklarını söyledi. Bu kapsamda İzmir'de de denize haç atma töreni gerçekleştirdiklerini ifade eden Teodoridis, şunları kaydetti:

"Bu tören bizim için çok önemli, Anadolu'nun kadim kültürü olan biz Rumlar, kardeşçe bin yıllardır burada yaşıyoruz. Bugün burada Rumlar var, çevredeki adalardan gelen misafirlerimiz ve Müslüman kardeşlerimizle buradayız. Bu dostluğu pekiştiriyoruz. Bizim için barış ve dostluk çok önemli 2016 yılında ilk defa gerçekleştirdiğimiz bu tören özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendinin katkıları ve müsaadeleriyle olmuştur. Biz 2 sene önce İzmir Adliyesindeki terör saldırısında kaybettiğimiz Fethi Sekin polisimizi de unutmadık, onun içinde dua ettik. Tüm kahraman şehitlerimizin ruhu şad olsun." 

Bu arada, tören boyunca deniz polisinin de bölgede hazır olarak beklediği görüldü. 

Türkiye'de Rumlara özgürlük, Yunanistan'da Türklere yasaklar ve Türk düşmanlığı

Türk medyasında, artık her yıl mutat olarak düzenlenen bu tür ayinlere ilişkin hiçbir olumsuz haberlere yer verilmedi. Aksine olumlu ve Türk Yunan dostluğuna vurgu yapan haber ve yorumlar dikkat çekti. 

Geçen yıl İstanbul'da Yunanistan'dan devlet yetkilileri ve bakanların da katılmıyla gerçekleşen haç çıkarma töreninde Yunanistan'dan gelen Rumlar ile yerli Rumlar Yunan bayrağı açmış ve Yunan Milli Marşını okumuştu. Bu skandal olayın bile Türk medyasında en ufak bir şekilde yer almaması Türk medyasının konuya alakasızlığı ve ilgililerin engin hoşgörüsü olarak değerlendirilmişti. Benzer bir skandalın Yunanistan'ın bir şehrinde meydana gelmesi durumunda olayın manşetlere taşınarak ülkenin ayağa kaldırılacağı yunan medyasının yayın çizgisinden bilinmektedir.   

Yunanistan'da Türk Azınlığın yaşadığı bölgede Türk devlet yetkilileri ve başkonsoloslar dini tören ve etkinliklerde yer aldığında yerel ve ulusal medya organları "Türkiye milli egemenliğimize kastediyor, azınlığı istismar ederek dini etkinlikler üzerinden bölgemizi kontrol etmek istiyor. Türk diplomatları istemiyoruz." söylemiyle hem Türk Azınlığı hedef haline getiriyor hem de Türk-Yunan dostluğunu derinden sarsacak propagandalar yapıyorlar.

Türkiye'de Azınlıkların durumu iyileştirilirken, Yunanistan'da giderek kötüleşiyor

Türkiye, devlet olarak azınlık statüsünde bulunan ve İstanbul Rum Ortodoks Cemaatinin ruhani lideri konumundaki Patrikhane ve ruhbanlarına Lozan Antlaşması'nın ve Anayasa'nın sağladığı hakların üstünde hak ve imkan ve imtiyazlar sunmaya devam ediyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet olarak bunun insan ve azınlık haklarına ve ülkede yaşayan gayr-ı Müslim azınlıklara verilen değerin bir ifadesi ve esnekliği olarak yapıldığını, son Batı Trakya ziyaretinde Gümülcine'deki konuşmasında dile getirmiş ve Yunanistan'ın da bu şekilde davranması, en azından Batı Trakya Türk Azınlığını sahip olduğu asgari haklarından mahrum etmemesi gerektiğini vurgulamıştı.

İstanbul'daki Ortodoks Azınlıkların karşılığı olan Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı, buna rağmen Yunanistan'ın Lozan Antlaşması ve uluslararası insan ve azınlık haklarını ihlal etmesiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

Gayr-ı Müslim Ortodoks Azınlığa fazladan haklar

Bilindiği üzere Rum Patrikhanesi'nin Lozan Antlaşması'na göre görev ve sorumluluk alanı sadece İstanbul ile sınırlıyken, Türkiye'nin hoşgörülü azınlık politikası sayesinde görev alanının dışında Türkiye genelinde Hıristiyan cemaatin bulunmadığı bölgelerde de mitropolitlikler açmakta ve ayinler icra etmektedir. Bu sayede her geçen gün Türkiye genelinde Ortodoksluk propagandası ile taraftarlarını artırmaya ve etkili olmaya çalışmaktadır.

Patrik Türkiye'deki manastır ve kiliseleri, Müftüler Yunanistan'daki mahkemeleri geziyor

Türkiye'de durum bu iken Batı Trakya'da Türk Azınlık toplumunun dini kurumları olan müftülükler hala devletin işgali altında.

Yunanistan, Azınlığın özerk ve özel kurumlar statüsündeki müftülüklere keyfi olarak el koymuş ve farklı düzenlemelerle insan haklarına aykırı bir biçimde tasarruflarda bulunmaya devam ediyor. Yunanistan, Azınlığın seçtiği dini liderleri tanımıyor ve onları çeşitli bahanelerle mahkemeden mahkemeye koşturarak hapis cezalarına çarptırıyor.

Yunanistan'ın haksızlıkları bununla da bitmiyor. Batı Trakya Türk Azınlık mensubu Yunan vatandaşlarının kurduğu Batı Trakya Din Görevlileri Derneği yıllardır Yunanistan'daki ilgili birimlere Batı Trakya dışındaki Osmanlı döneminden kalma tarihi camilere inanç turizmi çerçevesinde dini ziyaretler gerçekleştirme taleplerine izin verilmemektedir.

İstanbul'daki Gayrı Müslim Rum Azınlığın karşılığı olarak Lozan Antlaşması'nın garantörlüğünde Batı Trakya'da "azınlık statüsü"yle bırakılan Müslüman Türkler, Türkiye'nin azınlıklara uyguladığı pozitif ayrımcılığı memnuniyetle karşılıyor ve sunduğu hak ve özgürlüklerin Yunanistan tarafından da örnek alınarak kendilerine uygulanmasını bekliyor. Bu insani talebin gerçekleşmesi ve hakkın yerini bulması için seçilmiş temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve azınlık medyası ummalı bir şekilde gayretlerini sürdürmektedir.

Diğer HaberlerErdoğan: Ayasofya'yı cami olarak ziyarete açabilirizYunanistan'a kaçmak isteyen 5 FETÖ'cü yakalandıAtina'da geçit törenine katılan başörtülü öğrencilere ırkçı tepkiTürkiye'den Çipras'a yalanlamaYunanistan Milli Günü Ankara'da kutlandı
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech