LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Çipras, Türk-Yunan ilişkileri ve azınlıklar hakkında konuştu04 Şubat 2019Başbakan Çipras, Türkiye ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, "Hem halklarımıza hem de bölgemize fayda sağlayacak bir ilişkiyi inşa etmemiz gerekli"ve "Erdoğan'la ilişkim saygı, samimiyet ve açık sözlülüğe dayanıyor" dedi, ama özellikle azınlık konularında ne kadar samimi olduğu Batı Trakya'da tartışma konusu oldu.

Aleksis Çipras, 5-6 Şubat'ta Türkiye'ye düzenleyeceği ziyaret öncesi AA muhabirine iki ülke ilişkilerini değerlendirdi. 

Türkiye ve Yunanistan'ın uluslararası bir sorunla mücadelede iş birliği yapabileceğini ilk kez 2015-2016'da mülteci krizinde gösterdiğini ve Avrupa Birliği (AB) -Türkiye mutabakatının ortaya çıktığını belirten Çipras, "Sonuçta Ege'de yasa dışı geçişler ve özellikle ölümler çok büyük ölçüde azaldı." ifadelerini kullandı. 

Çipras, enerji alanında Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TAP) ve TürkAkım'ın uzatılmasına ilişkin görüşmeler gibi konularda iş birliğinin ilerlediğini, İstanbul-Selanik tren hattı, İzmir-Selanik gemi seferleri ve İpsala-Kipi gümrüğünün genişletilmesi gibi konular üzerinde çalışmaların da devam ettiğini söyledi. 

İkili ilişkilerde 2016'daki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) darbe girişimi öncesinde ve sonrasında iki farklı dönemi anlatan Çipras, şöyle devam etti:

"Dışişleri Bakanları Kocias ve Çavuşoğlu istikşafi görüşmelerin yeni turunu düzenlerken, askerden askere güven artırıcı önlemlere ve Ege'de gerginliğin azaltılmasına ilişkin görüşmeler yapılıyordu. Buna paralel olarak, Kıbrıs meselesine yoğunlaşan dışişleri bakanları karşılıklı ziyaretlerde bulunurken, ilk kez masaya oturup meselenin güvenlik boyutunu tartıştık ve bir çözüme yaklaştık."

Çipras, 2016'da ise darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı arayan ve ona açık olarak darbe girişimine karşı desteğini sunan ilk liderlerden biri olduğunu hatırlattı. 

Bu dönemden sonra ilişkilerin kötüleştiğini ve "Ege üzerinde agresif Türk deniz ve havacılık faaliyetlerinin doruğa ulaşması sonucu tehlikeli hadiselerin meydana geldiğini" savunan Çipras, "Türk askerlere ilişkin mesele ilişkilerimizde bir sorun haline geldi. İki Yunan askerin tutuklanması ise bu yükü daha da ağırlaştırdı. Bazı adımlar atıldı ve iki asker Yunanistan'a geri döndü. Aynı zamanda, biz de birkaç ay önce Meriç'te kara sınırını geçen iki askeri Türkiye'ye geri gönderdik." dedi.

"Erdoğan'la ilişkim saygı, samimiyet ve açık sözlülüğe dayanıyor"

Çipras, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yunanistan'ı ziyaret eden ilk Türk cumhurbaşkanı olduğunu anımsatarak, "(Türkiye) Ziyaretimde Aralık 2017'de başladığımız zor ancak açık diyaloğu sürdürme şansını bulacağımıza ve kaldığımız yerden olumlu gündemimizi ilerleteceğimize inanıyorum." şeklinde konuştu. 

Yunanistan'ın ekonomik krizi geride bırakarak ve "Kuzey Makedonya" ve Arnavutluk gibi komşularıyla sorunlarını çözerek 2019'da yeni bir sayfa açtığına dikkati çeken Çipras, "Türk-Yunan ilişkilerinde tarihi adımların atılması için gerekli şartlar oluşturulmalı. Karşılıklı saygı içinde, uluslararası hukuka dayalı hem halklarımıza hem de bölgemize fayda sağlayacak bir ilişkiyi inşa etmemiz gerekli." ifadelerini kullandı. 

Çipras, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilişkisinin "çok zorlu anlar"dan geçse de birçok engeli aşmalarına yardımcı olduğunu kaydederek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilişkim saygı, samimiyet ve açık sözlülüğe dayanıyor. Bu, 21. yüzyılda ülkelerimizin sahip olması gereken, halklarımızın tarihiyle ve aralarında gelişen dostluğa uyumlu ilişkiyi inşa etmek için sürekli çabaya dayanıyor." diye konuştu.

"Seçimlerden bağımsız Kıbrıs konusunda çalışmaya devam etmeliyiz"

Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik mesaj veren Çipras, "Türkiye veya Yunanistan'da seçim gibi gelişmelerden bağımsız olarak, Kıbrıs meselesinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararlarını esas alan kalıcı ve adil bir çözüm için çalışmaya devam etmeliyiz. Ada'nın bunu temel alarak birleşmesi tek mümkün çözüm. Bu çözüm, federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti'nin normal bir AB ülkesi olmasını ve hem Rum hem de Türk, bir bütün olarak Kıbrıs halkının yararına çalışmasını sağlayacak." dedi. 

Çipras, çözüm müzakerelerine başlamadan bazı konularda anlaşma sağlanması gerektiğine işaret ederek, "Crans Montana'da görüşmeleri kesmemizden önce masada bulunan Guterres çerçevesini yansıtan "görev tanımları" metni üzerinde anlaşmamız gerekli. Toplumlar arası görüşmelerde sağlam bir ilerleme kaydedilmeli. Güvenlik konusuna ilişkin etkili hazırlık toplantıları gerçekleştirmeliyiz. Bu noktada önemli mesele Türkiye'nin bu konulara ilişkin durumu." değerlendirmesinde bulundu. 

"AB mülteci konusunda Türkiye için elinden geleni yapmalı"

Öte yandan, Türkiye'nin 4 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak büyük bir yükün altına girdiğine dikkati çeken Çipras, "Bu, uluslararası toplum tarafından görülmeli ve AB komşumuza destek için elinden gelen ne varsa yapmalı." diye konuştu.

Çipras, Türkiye ile AB-Türkiye mutabakatı temelinde yüksek seviyeli bir iş birliği ortaya koyduklarını belirterek, "Bunu derinleştirmeliyiz. Çünkü özellikle Yunan adaları son yıllarda aşırı yüklendi." ifadelerini kullandı. 

Avrupa'da iltica sürecinin bazı ülkelerde hala çok yavaş ilerlediğini, Yunanistan'ın ise bu konuda en hızlılardan biri olduğunu aktaran Çipras, şöyle devam etti:

"AB, akımlardan en çok etkilenen ülkelere gösterdiği desteği arttıracak bir yol bulmalı ve Avrupa hukuku ya da insani ilkelere uymayan gündemleri ise reddetmeli." 

"Müslüman azınlığa yönelik reformlara devam edeceğiz"

Ayrıca Çipras, Lozan Antlaşması kapsamında iki ülkenin azınlıklar konusundaki gelişmeler hakkında birbirlerini bilgilendirdiğini dile getirdi. 

Ülkedeki Müslüman azınlığa yönelik reformların Yunanistan'ın vatandaşlarına bir taahhüdü olduğunu ve Türkiye ile ikili bir mesele olmadığını söyleyen Çipras, "Bu bağlamda, şimdiye kadar şeriat hukukunun tatbik edilmesi, müftülük makamlarının yapısı ve işlevi ve eğitim konularında önemli adımlar attık. Bu yönde de devam edeceğiz." dedi.

Çipras'ın ikircikli açıklamaları Azınlık kamuoyunun dikkatinden kaçmadı

Başbakan Çipras'ın bir taraftan Türkiye ile iyi ilşkiler inşa etmek niyetiyle Lozan Antlaşması kapsamında iki ülkenin azınlıklar konusundaki gelişmeler hakkında birbirlerini bilgilendirdiğini dile getirirken, diğer taraftan bunun Türkiye ile ikili bir mesele olmadığını söylemesi, azınlık kamuoyu tarafından çelişkili bir açıklama olarak değerdirildi. 

Çipras'ın, iyi ilişkiler ve azınlık sorunlarının giderilmesi noktasında adımların atılmasından bahsederken Batı Trakya Türk Azınlığının Türk kimliğini görmezden gelerek sadece dini kimliğine atıfta bulunması da samimiyetsizlik olarak değerlendirildi. Bu noktada yapılan eleştirilerde, Çipras'ın eğer Yunan muhalefetinden çekiniyorsa  Batı Trakya Türk Azınlığına atırfta bulunurken en azından "Müslüman Azınlık" değil de, "Azınlık" demesi gerektiği vurgulandı. 

Türk kimliğin inkarı bir devlet politikasıdır

Yunanistan'ın Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının Türk kimliğini inkar eden tutumunun, değişmeyen katı bir devlet politikasının bir gereği olduğu bilinmektedir. Ancak Çipras iktidara gelmeden önce bunu değiştireceğine ilişkin mesajlar verirken, iktidara geldikten sonra geleneksel devlet politikasının sözcüsü haline gelmesi Batı Trakya'da tam bir hayal kırıklığına neden oldu.  

Çipras'ın Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının sorunları ve taleplerini göemezden gelen tavrı, azınlık kamuoyu tarafından samimiyetsiz ve ikircikli bir politikanın yansıması olarak değerlenderildi. 

Batı Trakya Türk Azınlığının en önemli ve çözüm bekleyen sorunu, Türk kimliğinin devlet tarafından inkarı meselesidir. Batı Trakya'daki sorunlar konusunda bilgi sahibi olanlarca bilinen bir gerçektir ki, Milli Kimlik Sorunu çözülmedikçe Batı Trakya'ya huzur gelmez. Çünkü bütün sorunların kaynağında bu kimliğin inkarı yatmaktadır. 

Dolayısıyla Çipras, Yunanistan Başbakanı olarak samimi çözüm arzuluyorsa, en başında Batı Trakya'daki Azınlığın sadece dini değil, aynı zamanda milli kimliğini de tanımak zorundadır. Aksi halde yapılan görüşmeler sonuç vermeyecektir. Bugüne kadar sürdürülen inkarcı politikalar bunu açıkça göstermişitir.  

Diğer HaberlerAvrupa kupalarına İngiliz damgasıKarabağ sorunu: 'Barış Görüşmeleri' barış getirecek mi?Savunma Bakanı Apostolakis'ten 'S-400' yorumuTürk-Yunan kara sularında sıcak dakikalarKuzey Makedonya'da cumhurbaşkanlığı için üç aday yarışacak
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech