LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Çipras, 'Batı Trakya Türk Azınlığı' demedikçe, ne dese boştur06 Şubat 2019Cengiz Ömercengiz.omer8@gmail.com

Başbakan Aleksis Çipras, 5-6 Şubat'ta Türkiye'ye düzenleyeceği ziyaret öncesi AA muhabirine iki ülke ilişkilerini değerlendirdi. Çipras’ın gerek AA’ya ve gerekse Türkiye’deki temaslarında yaptığı açıklamalarının satır aralarını dikkatlice irdelediğimizde özellikle Azınlığımızı ilgilendiren ifadeleri yine soru işaretlerine neden oldu.  

Çipras, "Hem halklarımıza hem de bölgemize fayda sağlayacak bir ilişkiyi inşa etmemiz gerekli" ve "Erdoğan'la ilişkim saygı, samimiyet ve açık sözlülüğe dayanıyor" dedi, ama özellikle azınlık konularında ne kadar samimi olduğu Batı Trakya'da tartışma konusu oldu.

Çipras’ın, özellikle Türkiye ziyareti öncesi yaptığı açıklamalarına genel olarak bakıldığında olumlu ve samimi mesajlar içeriyormuş gibi görünse de, dikkatlice okunduğunda aslında özellikle Batı Trakya Türk Azınlığı hakkında söylediklerinin pek samimi olmadığı görülmektedir.

Çipras, Azınlıklara ilişkin konuşmalarında İstanbul’daki Rum Patrikhanesine bağlı Gayrımüslim (Rum) Azınlığı için “Ortodoks Yunan Azınlık” ifadesini kullanırken, Batı Trakya’daki Müslüman Türk Azınlığı için “Müslüman Azınlık” ifadesini kullanmayı tercih etti. Kanaatime göre, ki, gördüğüm kadarıyla bu Azınlığımızın da genel kanaatidir, Çipras bilinçli bir şekilde bir devlet politikası gereği Azınlığımızın etnik “Türk” kimliğini inkar eden bir tavırla “Müslüman Azınlık” dedi.

Çipras bütün konuşmalarında Azınlığımızın durumunun iyileştirilmesi yönünde büyük adımlar atıldığını vurgularken "Müslüman azınlığa yönelik önemli reformlar yaptık ve bu reformlara devam edeceğiz." dedi. Çipras bunları söylerken ne kadar samimi olabilir diye düşünmeden edemiyoruz tabii ki. Çünkü gerçekten samimi olsa, Azınlığımızın çözüm bekleyen en büyük sorunun Türk kimliğinin inkarına devletçe son verilmesi olduğunu görmezden gelerek konuşmazdı. Yunanistan’daki ırkçı ve muhalafetin tepkilerinden çekinerek böyle konuştu da diyemeyiz. Çünkü bunun da bir orta yolu var. Kimsenin tepkisini çekmeyecek ifadeyi tercih ederek sadece “Batı Trakya’daki Azınlık” diyebilirdi. Ama o, özellikle bunu yapmadı ve “Müslüman Azınlık” demeyi tercih etti ve doğal olarak bizleri yine çok üzdü.

Ayrıca Çipras, “Lozan Antlaşması kapsamında iki ülkenin azınlıklar konusundaki gelişmeler hakkında birbirlerini bilgilendirdiğini” dile getirdi. Ülkedeki “Müslüman Azınlığa” yönelik reformların Yunanistan'ın vatandaşlarına bir taahhüdü olduğunu ve Türkiye ile ikili bir mesele olmadığını söyleyen Çipras, "Bu bağlamda, şimdiye kadar şeriat hukukunun tatbik edilmesi, müftülük makamlarının yapısı ve işlevi ve eğitim konularında önemli adımlar attık. Bu yönde de devam edeceğiz." dedi.

Başbakan Çipras'ın bir taraftan Türkiye ile iyi ilşkiler inşa etmek niyetiyle Lozan Antlaşması kapsamında iki ülkenin azınlıklar konusundaki gelişmeler hakkında birbirlerini bilgilendirdiğini dile getirirken diğer taraftan bunun Türkiye ile ikili bir mesele olmadığını söylemesi, azınlık kamuoyu tarafından çelişkili ve samimiyetsiz bir açıklama olarak değerdirildi. 

Madem ki azınlıklar ikili bir mesele değil, o zaman azınlıklar konusundaki gelişmeler hakkında iki ülkenin biribirlerini neden bilgilendirdiğini söylüyor? Belli ki Çipras bu konuda tutarsız ve çelişkili bir tavır içerisinde. Haksızken haklı olmaya çalışıyor, ama çalıştıkça daha da haksız duruma düşüyor.

Çipras’ın müftülükler konusunda reform ve olumlu gelişme olarak anlattıklarının da gerçeklerle hiçbir ilgisi yok. Bu konuda da samimi değil Çipras. Çünkü bu konuda yapılanlar Azınlığın dini inancına haksız bir müdahale ve kurumlarına yapılan darbeden ibarettir. Dini özgürlüklerimiz ayaklar altına alınmıştır. Azınlıkla hiçbir istişare yapılmadan sözde reformlar yapılmıştır. Müftülerin ve vakıf idarelerinin seçimle işbaşına gelmesi, Başmüftülük müessesesinin ve İlahiyat Okulu’nun açılması hala Yunanistan’ın gündeminde yok. Bunlar görmezden gelinirken Çipras, biz büyük reformlar yapıyoruz diyor. Bu ikiyüzlülüğün daniskasıdır. Çipras yüzümüze baka baka yalan konuşuyor ve bizimle adeta alay ediyor.  

Yunanistan'ın Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının Türk kimliğini inkarının, değişmeyen katı bir devlet politikasının bir gereği olduğu bilinmektedir. Ancak Çipras iktidara gelmeden önce bunu değiştireceğine ilişkin mesajlar verirken, iktidara geldikten sonra geleneksel devlet politikasının sözcüsü haline gelmesi, Batı Trakya'da tam bir hayal kırıklığına neden oldu.  

Çipras'ın Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının sorunları ve taleplerini görmezden gelen tavrı, azınlık kamuoyu tarafından samimiyetsiz ve ikircikli bir politikanın yansıması olarak değerlendiriliyor. 

Batı Trakya Türk Azınlığının en önemli ve çözüm bekleyen sorunu, Türk kimliğinin devlet tarafından inkarı meselesidir. Batı Trakya'daki sorunlar konusunda bilgi sahibi olanlarca bilinen bir gerçektir ki, Milli Kimlik Sorunu çözülmedikçe Batı Trakya'ya huzur gelmez. Çünkü bütün sorunların kaynağında bu kimliğin inkarı yatmaktadır. 

Dolayısıyla Çipras, Yunanistan Başbakanı olarak samimi çözüm arzuluyorsa, en başta Batı Trakya'daki Azınlığın sadece dini değil, aynı zamanda milli kimliğini de tanımak zorundadır. Aksi halde yapılan görüşmeler sonuç vermeyecektir. Bugüne kadar sürdürülen inkarcı politikalar neticesinde Batı Trakya Türk Azınlığının mutsuz ve huzursuz hali  bunun en büyük göstergesidir.  

 

Yazarın Diğer YazılarıHitler kafası: Beğenmiyorsan defol git!Yunanistan’ın aydınlık yarınları için...Yunanistan’ın Azınlık politikası: Batı Trakya’da Türk Azınlık yokturDinimiz ve dini kurumlarımız devletle pazarlık konusu yapılamazBu ülkede Türk dostu olmak da suç!Güncel HaberlerAvrupa kupalarına İngiliz damgasıKarabağ sorunu: 'Barış Görüşmeleri' barış getirecek mi?Savunma Bakanı Apostolakis'ten 'S-400' yorumuTürk-Yunan kara sularında sıcak dakikalarKuzey Makedonya'da cumhurbaşkanlığı için üç aday yarışacak
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech