LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Türk Öğretmenlerin genel kurulunda Azınlık okullarına sahip çıkma vurgusu22 Şubat 2019

Rodop - Meriç İlleri Öğretmenler Derneği 30. Olağan Genel Kurulu 20 Şubat 2019 Çarşamba günü gerçekleşti. Toplantının ana gündemini Azınlık insanını neden kendi Azınlık okullarına sahip çıkmayıp çocuklarını Yunan devlet okullarına gönderdiği konusu oluşturdu.

Çarşamba sabah 09.00’da Gümülcine Chris&Eve otelinde gerçekleşen toplantıda salt çoğunluğu belirlemek için isim yoklaması yapıldı. Gündem maddelerine geçilmeden Rodop İli İlköğretim Okulları Müdürü Marinos Kostandinos öğretmenlere konuşma yaptı.

Müdür Marinos, üç önemli konuya vurgu yaptı. Bunlardan ilki öğretmenlerin okulları adeta ikinci evleri gibi görmeleri ve önem vermeleri konusuydu. Okullar her yönüyle temiz olmalıdır diyen Marinos, “Okul günlük hayattır, günlük hayat da çok zordur ve daha yapıcı olmasını için bunu korumalıyız” dedi. Marinos’un vurguladığı ikinci konu ise,  öğretmenlerin okulda değişiklik yaparken her zaman akıllarında ilk olması gereken şeyin öğrencilerin güvenliği konusuydu. Bu konuda hem eğitimciler kendini daha iyi güvence altına alma hem de öğrencileri güvence altına alma konusunda daha önce birlikte pratik yaptıklarını belirtti.

Marinos üçüncü olarak, kendisi göreve geldiğinden beri öğretmenlerin her isteğini karşılamada her zaman yardım etmeye ve yanlarında olmaya çalıştığını belirtti. Bu konuda hiçbir öğretmen ile sorunun çözümü için kendisine yardım yapmadığını söyleyemeyeceğini belirtti.

Toplantının devamında Divan Kurulu üyeleri belirlendi. Divan başkanlığına Mehmet Yusuf, sekreterlik görevine ise Tahir Ömer ve Hamdi Alibaşı seçildi.

Toplantının açılış konuşmasını Dernek Başkanı Salih Ahmet yaptı. Başkan, yönetim kurulu faaliyetleri hakkında üyeleri bilgilendirdi.

Daha sonra yönetim kurulu üyesi Sayman İdris Hasan söz alarak üyelere derneğin mali giderleri aktardı.

Denetim Kurulu raporu hakkında ise Mehmet Bülbül söz aldı. Bülbül, öğretmenlere derneğin 2018 yılının ekonomik gelir giderleri hakkında detaylı şekilde bilgiler verdi.

Denetim raporundan sonra Sayman İdris Hasan tekrar söz alarak derneğin 2019 yılında gerçekleştireceği faaliyetler için ön görülen harcamalar konusunda bütçe tasarısını genel kurula sundu. Tasarı üyeler arasında görüşüldü ve oybirliğiyle kabul edildi.

Toplantıda en çok üzerinde durulan konu Azınlık okullarını Azınlık insanının neden daha çok tercih etmediği konusuydu. Genel kurulda birçok öğretmen söz alıp konular hakkında eleştiri, fikir ve görüşlerini belirttiler.

ÖĞRETMENLER DERNEĞİ BAŞKANI SALİH AHMET

Rodop - Meriç İlleri Öğretmenler Derneği Başkanı Salih Ahmet açılışta faaliyet raporunu üyelere aktardıktan sonra toplantının ikici bölümünde bir kez daha söz alarak Azınlık ailelerinin çocuklarını neden devlet okullarına gönderdikleri konusunda konuşma yaptı. Azınlık aileleri neden kendi okullarını tercih etmediklerinin sorgulanmasını gerektiğini vurgulayan başkan konu hakkında şunları belirtti;

“Azınlık okulu bir yaşam mücadelesi veriyor bunun farkına varmamız lazım. Köylerde pek fark edilmiyor ama alternatiflerin olduğu merkezi yerlerde maalesef kaçış büyük. İskeçe ilinde bu rakam daha büyük bizde de devlet okullarına kaçış başladı. Burada açık konuşmak istiyorum. İnsanımızın özellikle merkezi yerlerdeki insanımızın tercihini devlet okulundan yana kullanması bizce yanlış. Aydınlarımızın, siyasetçilerimizin bunu yapması yanlıştır. İşin en acı tarafına geleceğim, hele hele azınlık okullarında görev yapan ekmek yiyen biz öğretmenlerin bunu yapması çok yanlış. O zaman biz bunu halka nasıl izah edeceğiz. Azınlık eğitimi bu kadar hasta mı? Yoksa birileri hasta dediği için mi hasta. Ama öyle ama böyle her halükarda şu anda maalesef görüntü kötü ve profil düşük. Bizim fikrimizce gördüklerimize dayanarak gerçeklik payı ile algı payı yarı yarıya. Biz öğretmenler hakikat kısmından sorumluyuz. Diğer kısmına gelince topluca mücadele etmemiz gerekiyor. Belli bir ön yargının yok edilmesi gerekiyor. Burada toplum olarak mücadele vereceğiz. Biz bu işin böyle olmadığını anlatarak yapacağız. Bu konuda çok büyük bir mücadele gerekiyor. Bu mücadeleyi toplumda kim verecek? Toplum olarak bizler vereceğiz. Ne zaman ki herkes kendi sorumluluğunu iyi bilecek o zaman çok şeyin değiştiğini göreceğiz. Herkes bütün azınlık kurum ve kuruluşları görevlerini yerine getirmesi gerekiyor, biz öğretmenler de dahil. Bakıldığında ne toplum ne öğretmen bu okulların kapanmasını istemiyor. Herkesin dediği bu, okullar yaşasın. Yaşasın ama bu okulları kim yaşatacak. Nasıl yaşatacak? Çeşmenin suyu kapanırsa kim yaşatacak. Bir taraftan tamam doğum oranları düştü diyoruz. Tamam bunu kabul ediyoruz ama diğer taraftan da çocuklarımızı devlet okullarına gönderiyoruz. Bu şekilde davranırsak bu mücadeleyi kim verecek? Bilinçli olan herkesi bu mücadeleye davet ediyoruz” dedi.

ÖĞRETMEN MUSTAFA ŞAKİR

Mustafa Şakir, “Gerek bütçe gerek harcamalar konusunda yönetime sonsuz güvenim var. Okulların daha fazla nasıl olur da eğitimi yükselir bunu bugünü fırsat bilip tartışmamız daha doğru olacak. Devlet temsilcileri de okulların daha fazla kapanmaması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Merak ediyorum neler yaptılar çünkü devlet şu anda 10 öğrenci kotası koymuş ve bunun arkasında duruyor. Kanımca okullarda ister bir dershane ister iki dershane olsun çalışma koşulları elverişli. Çünkü hiçbir zaman ne müfettişlikte ne de disiplin amirinde sen bu hafta müfredatı tam yaptın mı diye soran yok tabi sınıfların durumunu bildikleri için sormuyorlar. Bundan dolayı ister iki gün matematik, 4 gün fen yaparsın seri. Şartlar elverişli. Okullar aileler yardımcı, öğrenciler yardımcı ve öğretmenler de çalıştığı zaman başarı gelir” dedi.

ÖĞRETMEN HAMDİ ALİBAŞ

Hamdi Alibaş, genel kurula tam gün eğitim konusunda önerisini sundu. Alibaş, azınlık okullarında tam gün eğitimi yapılması konusunda tüm öğretmenleri daha fazla çaba sarf etmeye davet etti. Böylelikle sıra bekleyen öğretmenlerden bazılarına da görev yapma imkânı sağlanacağını belirtti.

ÖĞRETMEN HASAN HASAN

Hasan Hasan da benzeri konuda söz alarak müdürlüğünü yaptığı okulundan örnek verdi. Görev yaptığı okulda bu konuyu velilerle değerlendirdiklerini, velileri tam gün eğitimi için ikna ettiğini ve bu konuda 14 imza topladıklarını ancak kanuna göre tam gün için velilerden 15 imza arandığını dile getirdi.

ÖĞRETMEN MEHMET YAKUP

Mehmet Yakup genel kurulda söz alıp bir iki konuya değindi. “Meslektaşlardan bazıları1991 yılında göreve başlamıştı ve o arkadaşların sigortaları ödenmiyor. Emekliye ayrılmaya başladılar. O dönemde farklı bir statüde çalışıyordu. Devlet memuru statüsünde değil farklı şartlarda çalışıyorduk. Devlet o yılların sigorta masraflarını karşılamıyor. Halbuki biz o yıllarda resmi olarak göreve başlıyorduk. Bizim tayinlerimiz, tutanaklarımız var. Yani devlet bizleri göreve gönderip maaş ödüyor fakat sigorta ödemiyormuş. Bazı arkadaşlar emekliye ayrılmaya başladı fakat bu 8 yılı ödetiyorlar neden? Elimizde belgeler var. Devlet seni resmi olarak çalıştırmış ve maaşını ödemiş. Ama sigortanı ödememiş. Bu sigortaların masrafını devlet karşılaması gerekiyor. Yönetim kurulu olarak müfettişliğe başvurun, isterseniz dava açın” dedi.

Mehmet Yakup, tam gün eğitim konusuna da değinerek; “Ben okulda müdürüm ve okulumda 15 tane öğretmen çocuğu var. Her sene velilerle tam gün eğitim konusunu konuşuyorum anlatıyorum. Okullarda tam gün eğitimi yapılmaması konusunda suç tamamen müdürlere atılmamalıdır. 15 öğretmenden sadece 4 öğretmen tam gün eğitim olsun diye dilekçe yaptı. Çocuğu okulumuzda okuyan ve sırada bekleyen öğretmenlerden ise hiçbiri dilekçe vermedi. Ne zaman ki öğretmen arkadaşlar çocuklarını tam gün eğitimine bırakmıyor veli ne desin? Çalışmayan öğretmen kendi çocuğunu bırakmıyor. Ben okul müdürü olarak her sene 1 Mayıs’ta velilerle tam gün eğitimi için toplantı yapıyorum. Veli bana gelip “benim komşum öğretmen ama o çocuğunu tam gün eğitimine bırakmıyor ben niye bırakayım” diyor. Tam gün eğitimi için bizler problem çıkaran sadece veliler değil, etkinlikler de problem. Saat14:00’dan sonra çocukların etkinlikleri var. Kurslar var çocuklar 14:05’de kursta eğitime başlıyor. Dolayısıyla tam gün eğitimine gelmek istemiyor” dedi.

Azınlık okullarının tercih edilmemesi konusuna da değinen Mehmet Yakup, “Hakikaten bir çözüm yolu bulunsun. Topyekün bir çözüm bu sorunu sadece öğretmenleri mücadelesi ile çözülmez. Neden devlet okullarına gidiyor azınlık çocukları? Bu birazcık da moda haline geldi. Gümülcine’de Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) üyesi velilerin çocuklarının kaç tanesinin çocukları Yunan devlet okuluna gidiyor gidin sorun. Eskiden bir moda halindeydi eğitimle ilgisi yoktu. Devlet okullarındaki eğitimi de gelen kitaplarla ne halde olduğunu görüyoruz.  Bizde bizim okullarda da suç var mı evet var. Bunların da ciddi tartışılması gerekiyor. Benim gördüğüm bir şey var. Eğitim artık öğretmenlerin inisiyatifine kalmamış. Okullar kapanacak mı kapanacak. 50 yıl sonra öğretmen kalmayacak” dedi.

ÖĞRETMEN İBRAHİM SADIK

“Kabuğun dışına çıkalım. Okula giderken daha canlı olalım. Biz öğretmenlerde de tutukluluk var. Yeni projeler üretmeliyiz. Kardeş okullar seçebiliriz. Birlikte faaliyet yapmaları sağlanabilir ve öğrencileri birbirleri ile kaynaştırabiliriz. Çocuklar birbirlerini tanımıyorlar. Biz Yassıköy Azınlık İlkokulu olarak iki seneden beri bisiklet sporu ile ilgili proje hazırlıyoruz ve çalışmaların sonuna gelmiş durumdayız. Yakında Türkiye’den 20 öğrenciyi misafir edeceğiz. Bu konuda derneğimizin bizlere yardımcı olmasını istiyoruz. Okulda iki okulun öğrencileri birlikte küçük etkinlikler yapacağız. Hazırladığımız projeyi yetkililere sunacağız. Projeler için belirli bir prosedür var. Onu uygulamaya çalışıyoruz. Bu tür avantajlarımız var. İsteyen okullar ve öğretmenler farklı şeyleri farklı projeleri yapabilirler. İdadiye Azınlık İlkokulu sağlıklı ve sağlıksız beslenme konusunda güze bir sosyal çalışma yaptı. Onları kutluyorum. Aileler biz öğretmenlerden bu tür çalışmaları görmek istiyor. Ortak faaliyetler konusunda komşu iller ve komşu ülkelerle irtibata geçebiliriz. Ben bunun için kabuğumuzdan biraz dışarı çıkalım dedim. Çocuklar bizleri artık sosyal medyadan takip ediyor. Ona göre hareket etmeliyiz. Biz okul olarak gelecek yıl için bir projemiz var. Proje kapsamında çocukları İtalya’ya götürmeyi hedefliyoruz. Avrupa Birliği’nin ve Eğitim Bakanlığı’nın programlarından yararlanabiliriz, bu programlar doğrultusunda okullar olarak projeler üretebilir. Çocuklarımızı sürekli derslerle ilgili fotokopilerle boğmayalım. Eğitime katkı sağlayacak farklı etkinlikleri araştırmalıyız”.

Toplantının devamında genel kurula katılan diğer öğretmenlerden de bazıları azınlık eğitiminde, azınlık okullarında yaşanan sıkıntılarla ilgili görüşlerini belirtti.

Rodop- Meriç İlleri Öğretmenler Derneği’nin 20 Şubat 2019 Çarşamba günü Gümülcine Chris&Eve hotelinde gerçekleştirdiği 30. Olağan Genel Kurul diğer yıllarda yapılanlara göre çok farklıydı.

Geçmiş yıllarda yapılan toplantılarda gündem maddelerinden ciddi fikir ayrılıkları ve tartışmalar yaşanırken, bu kez tüm öğretmenler azınlık eğitiminde yaşanan sorunlar hakkında, azınlık okullarının azınlık insanı tarafından neden tercih edilmediği ve diğer konularda söz alan tüm öğretmenler açık dille öz eleştiri yaparak görüşlerini belirttiler.

Diğer Haberlerİbrahim Kalın: Yunanistan'la karşılıklı konuşarak mesafe almamız her zaman mümkün"Türkiye ve Bulgaristan sınırlarının kapatılması doğru değil"Kipi - İpsala sınır kapısının açık kalmasını istiyorlarKipi sınır kapısından çıkışların yasaklanmasını istedilerYeni Demokrasi Partisi hükümeti azınlık basınını yok saydı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech