LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Herkes İngiliz24 Şubat 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Sadece İngilizler mutluluk için çabalar, diyor Nietzsche. Nietzsche bir filozof olduğu için, çoktan kafayı yemiş olduğunu, bu yüzden böyle bir şeyi söylediğini düşünüyorsunuz. Sonuçta kim mutlu olmak istemez ki, değil mi? Nietzsche için mutlu olmayı istemek, bu kadar masum bir konu değil. Mutlu olmak isteyen insan, bir arzuya sahiptir ve mutluluğun eksikliği ona ciddi bir rahatsızlık verecektir.

Bu rahatsızlık öyle bir rahatsızlıktır ki, insan mutlu olmak için her şeyi yapabilecek duruma gelir. İngiliz Liberalizmi dedikleri, Margaret Thatcher’ın laissez faire (bırakınız yapsınlar) ilkesine dayanan ideolojinin temelinde de insanın arzularını gerçekleştirmek için bireysel olarak her haltı yiyebilmesi özgürlüğü yatar.

Tüketim çağında bu ideoloji tasmasını koparmış, onu sakinleştirmek isteyen herkese karşı “Bu benim hayatım, bana karışamazsın” diye havlıyor. “Havlıyor” derken, belki de cümleyi süslemek için dediğimi düşündüğünüz “Bu benim hayatım, bana karışamazsın” tepkisi, tam olarak havlama olmasa bile insani ve kültürlü olmayan, yani vicdandan ve düşünümsellikten uzak bir tepkidir. Eleştiriler, sınırı aşmak üzere olan veya aşan insanlara geribildirim mahiyeti taşıyan uyarılardır. Bu neoliberal canlıların gösterdikleri tepki ise her türlü düzen girişimine karşı darbe vurmaktadır.

Yediği haltların mantığa dayanan hiçbir tarafı olmadığının az çok bilincinde olan, ama bundan da rahatsız olmayan insan, dünyada düzen kaygısı taşıyan insanların eleştirilerini özel alana tecavüz olarak algılıyor ve onları iki metreden fazla yanına yaklaştırmıyor.

Nietzsche’nin zamanında mutlu olmak için, daha doğrusu “Güneşi batmayan imparatorluk” olarak adlandırılan İngiltere’nin güneşi tepede tutmak adına bilimi bile devreye sokarak, mutlu olmak adına her türlü vahşeti yaptıkları görülmüştü. Bu anlamda ilk çıktığı yıllarda ilkel toplumları araştırma amacıyla çıkan antropoloji biliminin İngiltere’de sömürgeci amaçlar için çıkması kesinlikle tesadüf değildir.

Bugün ise İngilizlere asimile olduğumuz apaçık ortada olduğu için artık İngilizler demek yerine atalarımız diyerek yazmaya devam ediyorum. Bütün insanlık, ataları İngilizler’den öğrendiği şekliyle mutlu olmak için elinden geleni yapıyor. Hiçbir türlü harcamadan kaçınmıyor, tam tersi harcama yapabilmek için her yolu deniyor, nasıl olsa İngiliz babası cebini sürekli dolduracak. Tabii, yarın öbürgün bunu faiziyle geri almak isteyecek ama olsun, bu sefer de başka bir İngiliz babadan harçlık alacak.

Bu şekilde, hepimizin birer İngiliz bebesi olduğu bu çağda düşünüyorum da, aslında İngilizler bizim atalarımız değil, sadece gayrımeşru babalarımız. İngilizlerin gayrimeşru çocukları olan bizler her ne kadar mutlu olmayı istesek de, tam bir İngiliz kadar mutlu olamayız, çünkü gayrımeşru çocuk olmak bunu gerektirir. Böylelikle, mutluluğu ayağının altındaymış gibi elde edebilen İngiliz baba, zaman zaman üvey evladını tokatlamaktan da imtina etmez.

---

Günümüzün tüketim meraklısı, tüketmekten başka gayesi bulunmayan insanlar, İngilizlerin gayrımeşru çocuklarından başkaları değildir. Zaman zaman inandıkları dini de tüketim mantığıyla yaşayan bu gayrımeşru evlatlardan bazıları Allah’a inanıyor diye, bazıları ise hem Allah’a inanıyor hem de namaz kılıyor diye, bazıları ise daha fazla emri yerine getirebiliyor diye cennete gideceğini zannediyor. Sorsan, tipik bir İngiliz karakterinde olan kimse cennete gitmez fakat İngilizden hiçbir farkı olmayan o, en önden gidecek.

Halbuki, Nietzsche’nin übermensch (üstinsan) olarak tanımladığı insan tipinin temel gayesi mutlu olmak değildir. Bu insan öyle bir insandır ki, mutsuzluğu önlemek için çoğu zaman kendisi mutsuz olmayı göze alır.

Son olarak, İngilizler’e karşı söylediklerim bir ırkçılık veya nefret söylemiymiş gibi gözükebilir. Hayır, bunlar İngilizler’in de kabul ettikleri ve yapmaktan gurur duydukları şeyler!

Yazarın Diğer YazılarıSefalet ve AsaletKur’an kursu inşa edip cehenneme girmekSözde alimlerBir hakikat şuuru olarak ‘kimlik’Eleştiri kültürünü kültürel gecikme neticesinde edininceGüncel HaberlerYunanistan’da Yaşanan Ekonomik Krizin Batı Trakya Bölgesinde Yaşayan Azınlığın Sağlık Hizmetlerine YansımalarıHüseyin Baltacı: Azınlık eğitimindeki bakteriler, devletin azınlığına bakışını değiştirmesiyle temizlenir'15 Temmuz'da FETÖ'ye verilen okul ücretlerinin nerelere gittiği açıkça görüldü'İngiltere'deki cami saldırılarında 2 gözaltıÖnder MÜMİN seçim irtibat bürosu açıyor
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech