LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Atina'da tepki çeken sözde cami nisanda açılıyor05 Mart 2019

Avrupa'nın tek camisiz başkenti Atina'da hükümet tarafından cami olarak açılacak olan yapının küçük ve minaresiz olması Müslümanların tepkisine neden oldu.

Atina'da, devlet yetkililerine göre ibadete izin verilecek ilk resmi cami kapılarını Nisan ayında açıyor. Ancak açılışı yapılacak olan yer camiye benzemediği için Müslümanlar buna sözde cami diyerek itiraz ediyor.

Devlet yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre, inşaatı tamamlanmak üzere olan camide 300 erkek ve 50 kadın için ayrı ibadet yeri olacak. Caminin imamının Sunni yardımcılarının ise İslam dininin diğer mezheplerinden seçilmesi planlanıyor. 

Cami projesinin maliyeti yaklaşık bir milyon euro. Yunanistan Deniz Kuvvetleri'ne ait tahsis edilen arazide yer alan hangar ve depolar camiye dönüştürülüyor. Ancak Atina'da nüfusu 300 bini bulan Müslüman gruplar camiyi eleştiriyor.

Caminin minaresiz ve megafonsuz olmasına dikkat çeken çap ve hacminin yetersiz olduğunu söyleyen Atina'daki Müslüman Cemaati Derneği Başkanı Pakistanlı Naim Elgandour "Bu yapı şekil itibariyle camiye değil, büyük bir büfeye benziyor" ifadesini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Çipras ile Ankara'da yaptığı görüşme sırasında Atina'da açılacağı açıklanan cami hakkında "Kiliseler çan kulesiz olamayacağı gibi camiler de minaresiz olmaz" demiş, kent merkezinde müzeye dönüştürülen tarihi Fatih caminin ibadete açılmasını" önermişti.

YUNANİSTAN ATİNA ve İHTİYAÇ DUYULAN BÖLGELERDE CAMİ YAPMAK ZORUNDADIR

Öte yandan tarih profesörü Evangelos Hekimoğlu Ehnos gazetesinde yayımlanan makalesinde Yunanistan'ın Atina'da cami inşaatına "Bir asır geç kaldığını, bunu da eksik yaptığı" görüşünü dile getirdi.

Hekimoğlu, yazısında 1 Kasım 1913 tarihinde Yunan önder Eleftherios Venizelos'un imzasını taşıyan Türkiye ile Yunanistan arasındaki (Atina Antlaşması) üçüncü protokol gereğince Yunanistan Krallığı'nın "Başkent Atina'da bir ve civar bölgelerde ihtiyaç duyulan 4 ayrı cami inşa edilmesi için gerekli bütçeyi ayıracağı" taahhütü altına girmiş olduğunu anımsattı.

O günden bugüne dek geçen bir asra rağmen Atina'da inşa edilen caminin minaresiz ve megafonsuz olmasını eleştiren ve camilerin minaresiz olmayacağını söyleyen Hekimoğlu "Henüz geç kalınmış değil, minare görmek istemeyen geri kafalılıklardan arınarak Atina 'daki camiye minare dikilsin" dedi.

KİLİSELERE KARIŞAMAYAN DEVLET CAMİLERE NEDEN KARIŞIYOR?

Edinilen bilgilere göre, dünyadan gelen tepkileri susturmak için göstermelik olarak cami diye yutturulmak istenen bu yapıya Müslümanların tepkileri, bu yapının Müslümanlara danışılmadan yapıldığının bir göstergesi olarak dikkat çekmektedir. Müslümanların talebi her mezhep veya grubun kendi camisine sahip olmasına izin verilmesidir.

Devletin resmi mezhebi olan Ortodoks Kiliselere Katolik veya Protestan mezhebe mensup yardımcı papaz atayamaması ortadayken, Sünni Müslümanların camilerine kabul etmeyecekleri başka mezhepten yardımcı din adamı ataması soru işaretlerine neden olmaktadır. Buna göre, devlet acaba Müslümanlar arasında kargaşa yaratmayı mı düşünüyor sorusu gündeme gelmektedir. 

GÖSTERMELİK "PROJELERLE" DÜNYAYI KANDIRMAK

Devletin değil diğer Hristiyan mezheplere, kendi resmi mezhebine bile papaz atayamazken, tamamen keyfi bir şekilde Müslümanların cami ve diğer İslami kurumlarını dizayn etmeye çalışması sert tepkilere neden olmaktadır. Bu konuda böyle dini ve toplumsal dizayn projelerini düşünüp fiiliyata geçiren ilgili bakanlığın danışman ve sekreterlerinin ya yanlış bilgilendirildiği veya kasıtlı olarak hareket ettiği düşünülmektedir. 

Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalanciz, caminin tam teşekküllü işlerliği için istihdamın devam ettiğini belirtti. Belli ki, Kalencis Batı Trakya'da Müslüman Türk Azınlığının dini yapı ve ayarlarıyla oynadığı gibi 500 bin Müslüman'ın yaşadığı Atina'da da oynuyor. Müslümanların bu keyfi uygulamalar karşısında şaşkınlıkları ve tepkileri ise devletin söz konusu yetkilileri tarafından dikkate alınmıyor. 

BATI TRAKYA'DA DA BENZER "PROPJELERLE" MÜDAHALELER SÜRÜYOR

İslam'a ve kurumlarına keyfi müdahalelerin hız kesmediği Batı Trakya'da da bu anlamda karşı koyan Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının tepkleri de devletçe dikkate alınmamaktadır.

Bu konuda ısrarla toplumun tepkisini dile getirenlere de çeşitli yollarla baskı ugulanmakta ve sesleri susturulmaya çalışılmaktadır. Azınlığın seçtiği müftüler ve halkın taleplerinin sesi olan basın kuruluşları ve gazeteciler adli taciz yoluyla cezalandırılmaktadır. Son olarak 6 Şubat 2019'da Millet Gazetesi, Azınlığın özerk olan dini kurumlarına yapılan keyfi müdahaleleri eleştiren yazılara yer verdiği için gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Cengiz Ömer ve Başyazarı Feyzullah Hasankahya 15'er ay hapse mahkum edildi. 

Kur'an'a göre Hristiyan bir devlet tamamen Müslümanları ilgilendilen dini konularda keyfi bir şekilde karışamaz. Hukukçulara göre bu, sadece İslam'a değil, evrensel insan haklarına da aykırıdır ve bir tecavüz sayılmaktadır. Devletin buna rağmen böyle uygunsuz müdahalelerde ısrar etmesi, asimilasyon gayreti olarak değerlendirilmekte ve aynı oranda ülkedeki Müslümanların tepkisine ve Batı Trakya Müslüman Türklerinin direnişine neden olmaktadır. 

 

Diğer HaberlerYunanistan’da Yaşanan Ekonomik Krizin Batı Trakya Bölgesinde Yaşayan Azınlığın Sağlık Hizmetlerine YansımalarıHüseyin Baltacı: Azınlık eğitimindeki bakteriler, devletin azınlığına bakışını değiştirmesiyle temizlenir'15 Temmuz'da FETÖ'ye verilen okul ücretlerinin nerelere gittiği açıkça görüldü'İngiltere'deki cami saldırılarında 2 gözaltıÖnder MÜMİN seçim irtibat bürosu açıyor
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech