LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 17810 Ocak 2013Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

YENİ YILIN ESKİ MIZIKACILARI

Nereden başlasak nerede bitirsek? Bitmeyeceği bir defa kesin de, gerisini bilmem. Yeni yılın eski dedikodularına devam. Yeni yılın eski politikacılarına devam. Yeni yılın eski fakirliğine devam. Yeni yılın alışılagelmiş her şeyine devam. Anlamıyorum ki bu insanların neden böyle söz düellosu yaptığını. İnsanın sorası geliyor, bu teknoloji yokken insanlar kavga mı etmiyorlardı, yoksa kavga etmek için bir yerlere mi gidiyorlardı? Bunun şakası yok ama ona göre. Bu kavga internet ortamında kavga etmeye benzemez, teke tek kaldığında yolarlar saçını başını, sözde kalmaz, morartırlar her tarafını. Şimdi herkes kabadayı kesildi, çünkü mecburen her horoz kendi çiftliğinde ötüyor, başkasının mahallesinde gözükmüyor. Sizi gidi sizi, bilgisayarı alan, cep telefonunu alan ötüyor demek. Ama farkında değil ki kafesin içinden öttüğünün, kendi arasında kendi insanlarıyla düelloya tutulduğunun? Yani kısacası arkadaşlar, bu teknoloji elimizden huzuru da aldı mertliği de galiba. Yani her yeni yıl daha eski bir yıla dönüş galiba bizim için. Çünkü bakıyorum da köşeler yine aynı kişilerle dolu, herkes kendi köşesinde, herkesin de yine gözü başköşede. Azınlık yine aynı azınlık. Problemler yine aynı problemler. Tek farkımız her şeyimizi artık anında dışarıya aktarabilmemiz. Kan revan içinde kalmadan kavgalarımızı, başkalarını takmadan tavırlarımızı, umursamadan yaralarımızı. Peki mutlu muyuz? Bu hayatta huzurlu muyuz? İstediğimiz gibi yaşıyor da farkında mı değiliz?

ÖTEKİLER VE BİZLER?

Kimiz biz, kim bu ötekiler. Öteki yanda olanlar mı, bizim canımızdan kopanlar mı? Ötekiler hayırsız, hokkabaz, düzenbaz ise biz de mi öyle olmak zorundayız? Ötekiler ikiyüzlü, hak yiyenler ise biz de öyle mi olmak zorundayız? Anlamıyorum ki, güçlü olmak için gücünü göstermek lazım muhakkak ama, düşmanın yüzünü güldürerek değil, aleme rezil olarak değil. Ötekilerin oyunbozanlığına gelirsen sen de ötekiler gibi olursun, çemberin içine girdiğinde de o çemberi yere düşmesin diye çiftetelli bile oynatırlar adama. Hadi öteki olalım, onlar bizim gibi olamıyorsa biz ötekiler gibi olalım. Onlar da bu kadar çok ötekilerin içinde istisna olamayacaklarından, belki bizim gibi olmaya çalışırlar, ne dersiniz, bizimle yer misiniz? Ne mi? Allah ne verdiyse…

'Kimin doğru olduğunu tartışmayın, neyin doğru olduğuna karar verin.'' Konfüçyüs

Neyin doğru olduğuna karar verebilsek ve bu doğruların arkasında gidebilseydik zaten sırtımız yere gelmezdi ya neyse. Bunu beceremediğimize göre, herkesin kendi bildiği yolda yürümesi normaldir. Bari hedef aynı olsa da, herkes yine bildiği yoldan gitse. Bu durumda bile en azından bir yerlerde buluşacağız. Ama maalesef. Ve ne kadar komiktir ki eşeklere bile binseniz hiç yolu göstermeden patikalardan yine hepsi aynı yerde buluşurlar. Eşek eşeğe kavuşur, insan insana kavuşmaz diye bir atasözü bile çıkaracaklar bizim şehre özel, ona göre. Hem yolu bilmiyoruz, hem de eşeğin üstüne binmek için tavır alıyoruz. At mı? At falan yok kardeşim, atlar ona binmesini bilenler için, daha eşeğe bile binmemişler için değil. Amaç ille de yükselmek ise, yükseklerde olunmak ise, asansöre binin, basın düğmesine, o sizi yukarılara çıkarır, yerden yükseltir ama yüceltmez…

BİZDE SİSTEM İSMİNİN ANILMASI İLE DEĞİL, CEBİNİN KAZANMASI İLE ÇALIŞIYOR

Bir sürü derneğimiz var, faaliyetlerine bir bakın. Bir sürü kollarımız var o derneklere ait, faaliyetlerine bir bakın. Halkın kazanması için ne yapılıyor? Geziler yapılıyor tabii ki, her şeyi bedava, her şeyi içinde. Gez babam gez, bari dertlerini unutursun, senin sayende bazıları da ya isim, ya da para kazanır. Unutmayın, siz bedava da gezseniz sonuçta yine birileri bunları ödüyor, tabii öderken de bir diğerleri kazanıyor. Yani alan da memnun satanda. Ama gel geleceğiniz için bir aylık seminerimiz var ve bedava deseler, kimse gitmez. Hadi onu da bıraktım, peki bu kadar paralar toplanıyor, hangi dernekte, hangi kurumda bir cenaze arabası ya da bir ambulans var. Hangi derneğin kasasında bir soydaşımızın ALLAH göstermesin evi yandı, ona yardım edecek parası var? Yok tabii ki. Ondan sonra başkalarından bekle bakalım destek olsunlar. Kardeşim sen ilk olarak destek ol bakalım bu insanına, ispat et kendini herkes görsün kabullensin, ondan sonra zaten bulurlar seni üzülme. Destek te çıkarlar, para da öderler.Yeter ki dürüst ol, ileride en azından birilerinin karşısında dimdik durabilesin… Bazen düşünüyorum da bu problemlerimizle ve onların çözümleri ile ilgili, kendimizi sarışınlar için yazılmış fıkralara benzetiyorum. Hedefe ulaşma konularında, en azından fıkralarında onlar kadar hızlısı yok. Hedef kolaymış zormuş önemli değil, onlar her zaman bir çözüm yolu buluyorlar nasılsa. Buyurun bu haftaki fıkramız:

Üç sarışın, dedektif olmak üzere polis teşkilatına müracaat etmişler. Yapılması icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek işi Komiser Kâzıma düşmüş. Komiser Kâzım birinci kıza beş saniye müddetle bir dosyadan çıkarttığı bir resmi göstermiş ve;

- Söyle kızım bu bir suçlunun resmi, bu adamın bariz ne özelliği var? Bunu ileride nasıl tanırsın?. Kız şöyle bir durmuş ve;

- Çok kolay adam tek gözlü. Komiser Kâzım resme bakmış ve;

- Kızım bu resim profilden, yani yandan çekilmiş, tabii tek göz göreceksin. Aynı resmi ikinci kıza gösterip aynı suali sormuş ve;

- Bana bak diye ilave etmiş, Doğru dürüst bir cevap ver. İkinci kız;

- Bu adamı tanımak çok kolay çünkü adamın tek kulağı var. Komiser Kâzım kızım diye bağırmış.

- Bu resim profilden dedik ya adamın suratının öbür yanını göremiyoruz, Onun için kaç gözü, kaç kulağı olduğunu bilemeyiz. Kâzım üçüncü kıza;

- Kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalış, beni çıldırtma bu adamın bariz özelliği nedir, bu adamı ileride nasıl tanırsın? diye sormuş. Kız;

- Bu adam lens takıyor diye cevap vermiş. Komiser Kâzım şaşkın şaşkın resme bakmış, ama adamın lens takıp takmadığını bir türlü anlayamamış. Merak etmiş, adamın dosyasını açıp okumuş, dosyadaki bilğiye göre hakikaten adam lens takıyormuş. Komiser Kâzım üçüncü kıza hayranlık içinde;

- Aferin be kızım doğru bilmişsin, şimdi söyle bakalım bu adamın lens taktığını resimden nasıl anlayabildin?. Kız;

- Çok kolay tek gözlü, tek kulaklı bir adamın gözlük takacak hali yok ya...

Bu haftalık da bu kadar değerli dostlar. Haftaya görüşünceye dek Hoşça kalın Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech