LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Sefalet ve Asalet23 Mart 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Soyluluk bir yana, asaletin karizmasından bahsediyorum. Karşıdan gelirken takdire layık biri olduğu belli olan kişiye, yani asaleti olan kişiye asil denir. Takdire layık olan kişi, hiç şüphesiz bir şeyler başardıktan sonra, tekrar aynı şeyleri başarma güveni veren kişidir. Zorluk tanımadan, bir şeyin başarılması gerekiyorsa başaran kişi ve karizması sayesinde de halk tarafından takdir gören kişidir. Belki de asilliğin soylulukla ilişkilendirilmesi de, demokrasinin olmadığı zamanlarda bir şeyleri başardıktan sonra, yönetmeye o kişinin soyundan olanların layık görülmesindendir.

Peki asil olmayan kişi kimdir? Aslında en sonda cevabını vermem gereken bu soruya hiç geciktirmeden ‘neoliberal insan’ demek istiyorum. Neoliberal insan demek istiyorum, çünkü o insan dünya yansa elini taşın altına koymaz, öyle bir derdi de yoktur. Erdemli olan herhangi bir davranışı sergilemeye ihtiyaç duymaz, sergilediğinde de erdemli olmak için sergilemez, başkalarının gözünde bir değeri olacağı için sergiler. Asil insanın ise herkes tarafından dışlanacağını bilse dahi doğru bildiği işi yapmaktan vazgeçmez, ama gariptir ki hiçbir zaman dışlanmaz da, çünkü insanlar dışlanma pahasına doğruyu uygulamaktan çekinmeyen insanın dışlanmaması gerektiğinin farkındadır.

Neoliberal insan dedik. İşin ekonomik veya siyasi boyutuna fazla girmeye gerek yok. Sadece neoliberal insanı bütün ekonomik ve siyasi sistemlerin nesnesi olarak düşünürsek anlamamız kolaylaşır. Hem nesne olan bir şey nasıl asil olsun ki, değil mi? Neoliberal sistemin oyuncağı olan neoliberal insan sürekli zevk peşinde koşar, arzularını tatmin etmen için uğraşır, haliyle de böyle birinin elini taşın altına sokması beklenebilir mi?

Örneğin, kadınlar gününde Taksim’de yürüyüş yapan bir grup kadının “Namus mu? Kirletmeden duramam” başta olmak üzere daha beterlerine varan pankartlar taşıdığını hatırlayalım. Öncelikle bir insan bizim görüşümüzden olsun veya olmasın asil olma kriterlerini yerine getiriyorsa asildir. Peki bu yürüyüş yapan kadınların gerçekten tek dertlerinin geleneksel baskıcı yapıya karşı çıkmak olduğunu düşünen var mı? Açıktır ki, geleneksel yapıya karşı çıkmalarının sebebi, yapının baskıcılığının doğurduğu olumsuzluklar değil, onların her haltı yemelerinin kısıtlanmış olmasıdır, çünkü eskiler bizden daha iyi bir şekilde düzen olan yerde ilerleme de olacağını biliyordu. Hatta şunu da belirteyim, sırf özgürlük kısıtlanıyor diye sosyal kontrole karşı çıkanların da bu özgürlükçü ‘gelenek’lerini ‘muhafaza’ etmek için sosyal kontrole ihtiyacı vardır.

Buradan da anlıyoruz ki, dünya tarihinde görülmediği kadar haz arzusunun çağımızda bu denli yoğun yaşanması insanlarda asaleti öldürmüş sefaleti ise ruhen arttırmıştır.

Yazarın Diğer YazılarıAydınlanmış nesneKur’an kursu inşa edip cehenneme girmekSözde alimlerHerkes İngilizBir hakikat şuuru olarak ‘kimlik’Güncel HaberlerAbbas: Netanyahu barışa inanmıyor'Dünyanın dört bir tarafından gelen çocuklar Türkiye'nin zenginliğidir'Hollanda'da Türk Günü YürüyüşüKozlukebir köyünde Hatim coşkusu yaşandıUkrayna'da seçimin galibi komedyen Zelenskiy
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech