LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 13925 Ocak 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

ŞAŞIRMIŞ HÜKÜMET NE YAPSIN BU MİLLET
Bu aralar nedense herkes kendi haricinde diğer suçluları ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bu günlerde devleti soyup soğana çevirmişlerin değil de, bugüne kadar devlete olan vergilerini ödememiş olanları ortaya çıkarmak moda oldu bu memlekette. Bir de şu işe bakın ki internet sayfalarına düşen 4154 ismin toplam borcu yaklaşık 15 milyar evrocuk. Yahu bunlar sadece vergi borçları ise o zaman bu devletin paralarını yiyenler ne götürmüşler be kardeşim. Oha yani, sadece oha diyoruz ve bakalım onların sırası ne zaman gelecek diye bekliyoruz. Çünkü kuyruğu kurtun ağzında olan tilki de bir gün konuşacak. Ya da şu an memleketin durumunu kasti olarak böyle kötü gösteriyorlar ki çok yakında özelleştirme yasası mecliste onaylanınca ve taşınmaz mallar yabancılara satılmaya başlandığında kimsenin gıkı çıkmasın diye yapıyorlar...

YAKIT PARALARI DA TÜKENDİ
Bu yüzdendir zaten ki çoğu okullarda çocuklar soğukta ders yapmak zorunda kalıyor. Her ne kadar doktor masrafları daha fazla olsa da, devlet bunu kıyaslamıyor. Hastalananlar daha fazla ilaç tüketiyor, yurtlarda kalanlar elektrikli sobalarla daha fazla elektrik yakıyor ya da farkına varmadan yangın çıkarıyor ki, her defasında devlet daha fazla zarara giriyor. Hayret bir şey. Sanki biraz mazohistlik de var bizde. Sanki acı çekmek de hoşumuza gidiyor... Bayan bakanımız ise listesinin başına geçebilme hayallerine devam ediyor. Ne tatlıymış ne tatlı bu koltuk, yılan derisinden midir nedir?... Yoksa ona oturan altın yumurta mı yapmaya başlıyor?... Çünkü okulları ısıtmak askeri mercilere kaldıysa yakında mazot almaya da oraya gideriz herhalde...

PARTİ DEYİP DE GEÇMEYİN
Bakın uzmanlara göre bir parti veya partiler koskoca Yunanistan’ı batırmaya güçleri yetebiliyorsa, bizim destek verdiğimiz kendi partimiz neden bu azınlığı kaldıramasın ki. Diyeceksiniz ki batırmak daha kolay, eyvallah, fakat batırmayı bile onlar el birliği ile yapmadılar mı? Evet diyebiliyorsanız, o zaman neden el birliği ile bir parti kaldırılmasın ve o parti de azınlığının kalkınmasında yardımcı olamasın? Yok, sadece merak ediyorum ya ben bazı şeyleri, o yüzden soruyorum zaten bazılarına...

CELAL BAYAR’DAN HABER VAR
Müjde, müjde. Merak ettiğiniz müdür evi yakında yeni sahibini bekleyecekmiş ve encümenler grubumuz, kasalarına destek amaçlı olarak şu anki kiracısından haklı olarak bugüne kadar toplanmış olarak duran kira paralarını da toplu bir şekilde isteyecekmiş. Bundan böyle de ekonomik krizden dolayı hem yeni gelecek olan kiracı ile yeni bir sözleşme yapacak hem de Matematik ve Fizik gibi kritik ve zor derslerin çocuklar tarafından daha iyi bir şekilde anlaşılabilmesi için daha erken saatlere alınması için girişimde bulunacaklarmış. Valla bravo. Gerek müdürlerle ve öğretmenlerle, gerekse öğrenci velileri ile bu kadar uyum içinde çalışabilen başka encümen grubu yoktur herhalde. Bravo çocuklar, siz bunları yapmaya devam edin biz de sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. En azından arkanızda olanların yanınızda olanlardan daha tehlikeli olduklarının belki farkına varırsınız...

FRANSA’DAN DA HABER VAR
Doğruluğuna emin olmadığım bir yazı da yine internet sayfalarında karşıma çıktı, hemde çok sevdiğim bir sanatçı ile ilgili.

Rahmetli Barış Manço seneler önce Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına
konuktur. Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir. Sürekli, "İşte Türk, yani barbar, vahşi vs... " demektedir...

Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere
" Yanınızda kâğıt para var mı? " diye sorar!
Bu soruya spiker şaşırır ve
" Evet var ama n'olacak " der.
Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır.
Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir. Bu şarkının bir bölümü şöyledir:
" Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir
Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan" (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992).

Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir...
Barış Manço spikere sorar:
"Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim? "
Spiker: "General ."
Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır,
"General, Amiral, "Komutan" Spikerin bu "falanca
General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır...
Barış Manço der ki:
Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur. Şairdir...
Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür...
Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür...
Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. "Yurtta barış, dünyada barış" diyen kişidir. Bizim paralarımız bunlar. Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına şairlerimizin, düşünürlerimizin, bilim adamlarımızın fotoğraflarını bastık...

Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş Adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!" der...
Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri Canlı yayını keserler ve spikeri yayından alırlar, başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler,
Bu yazılanlar doğru ise bu adama bir kez daha hayran oldum. Belki de Fransızlara şu an verilecek en iyi cevaplardan biridir bu, ne dersiniz?...

SULAR YÜKSELİNCE BALIKLAR KARINCALARI, SULAR ÇEKİLİNCE DE KARINCALAR BALIKLARI YER. Bugünkü üstünlüğüne güvenme, kimin kimi yiyececeğine suların akışı karar verir demiş kızılderililer. Şimdilerde ise paranın ve oyların akışı. Para akar ay olur, para biter bataklık. Kendi bataklığında batarken çırpınır durursun. Seçim sandıkları kuruluncaya kadar çırpınır durur, açılınca da halkın çamurunda batar gidersin, ya da yandaşların tarafından batırılır gidersin. Fani dünya demişler zaten de, lüks hayatta bu nedense pek farkedilmiyor. Neyse daha şimdiden geçmiş olsun diyor ve başını dik bir şekilde tutamayanlara ucuz fiyata boyunduruklar olduğunu da hatırlatırız…

Sıra bu hafta da fıkramıza geldi. Bu haftaki fıkramızı da ekonomik krizle ilgili olsun diye elimizden geleni yaptık.
Almanya’dan döner dönmez, elindeki kocaman bavulla Meclis kürsüsüne
çıkan bakan:
- Bu bavulun icinde tam 14.3 milyar evro  var, demiş.
Arkasından da sormuş:
- Bu parayı nüfusumuza bölersek, kişi başına kaç dolar düşer?
Milletvekilinin biri, derhal ayağa kalkarak cevap vermiş
- 47 buçuk milyon evro civarında bakanım...
- Ama 14.3 milyarı,12 milyona böldüğümüzde 47 milyon çıkmaz ki...
- ben, 12 milyona bölmedim ki...
- Kaça böldün?
- 300'e!..

Sizleri bu zor günlerde birazcık olsun güldürebildiysek ne mutlu bizlere. Her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın Dostça kalın…

SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerAlman istihbaratı WhatsApp yazışmalarını okuyabilecekAvrupa ekonomisi ağır bedel ödüyor, riskler artıyorAB Kovid-19 aşısı için yeni sözleşme imzaladıNATO, Türkiye ile Yunanistan arasındaki mekanizmayı güçlendirmek istiyorMeslekten ihraç edilen komiserler Yunanistan'a kaçarken yakalandı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech