LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Türk'ün Türk'ten başka dostu mu yoktur, düşmanı mı?28 Nisan 2019Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Büyük kelam vesselam.

Eskiden gurbete gidenler kendi memleketinden birini görmek için can atarlar, gördüğünde ise saatlerce dertleşmek isterlerdi. Şimdi memleketinden birini görenler kazık atmaya çalışıyor.

Eskiden azınlık olarak yaşayanlar birbirlerine daha fazla muhtaç iken, şimdilerde güvenler sarsılmış durumda, herkes bir çıkar peşinde ki, bu çıkar günden güne azınlık kavramını da eritmekte. Farklı kültürlere ve entrikalara doğru yürüyen bir toplum çıktı sanki ortaya. İçinde iyilik yapmak isteyen de var, kötülük yapmak isteyen de.

Nitekim öyle bir dünya ki, iyilik yapmak istediğinde çıkarcı, hizmet etmek istediğinde ise iki yüzlü olup çıkıyorsun. Bazen sistem, bazen de insanın kendisi bu kişileri iblisten daha kötü hale getiriyor. Hani 'Allah’ım beni öbür dünyada bu insanlarla aynı yere koyma' diye dua etsen ve kabul edilse kesin Cennet’tesin yani.

Başlık tezimizi ispatlamak için aslında o kadar da düşünmeye gerek yok. Etrafımıza baktığımızda çoğumuz zaten bu çeşit hadise ve insanlarla karşılaşmıştır ve ne yazık ki bu insanların çoğu da yine kendi soyundandır. Fazla geriye gitmeye de gerek yok hani. Evinin çatısını aktarmaya çalışırsın, şikayet edip polis getirten Türk, gelen Yunanlı. Birine güvenip bir şey söylersin, üzerine koyup da başkalarına söyleyen yine Türk. Yardım edersin, karşılık olarak sana kötülük eden Türk. Hizmet edersin dedikodunu yapan yine Türk. Bir işe girersin ayağını kaydırmaya çalışan Türk. Yunanlı ile iş yaparsın hain diyen yine Türk. Kötü gününde yanında olmayıp da kafanı ezmeye çalışan Türk. Seçim propagandalarında birbirine girenler yine Türk.

Sayılacak sizin de belki çok mazeretleriniz var, var da bu nasıl bir dünya diye düşünmediniz mi hiç? Bir kafa soğan kadar değeri olmayan bu kişiler neden hayatımızda var olmak zorunda? 

İnsanlara değer verilmez mi ya? Ellerinden tutmak gerektiğinde tutulmaz mı? Sonra bu insanlar neden bizim yanımızdan ayrılıp başka yerlere hizmet ediyorlar diye düşünüyoruz, üstüne üstlük bir de küfrediyoruz. Acaba çok kişiyi bıktırdık mı, acaba kırılan kalpler günden güne artıyor mu? Bunların hesabını verecek olanlar kimler? Sonra adamlar bu azınlıktan bir b.k olmaz dediklerinde haksız mı sayılıyorlar yani?

Akıllı olmazsak bırakın nüfusun azalmasını, bu topluma hizmet edecek insan bulamayacağız. Kahvehanelerde boş boş oturan, boş konuşan bir toplum olup çıkacağız sonunda.

Bu haksızlıkların başında olup da, hizmet aşkıyla tutuştuklarını herkese teoride anlatmaya çalışırken, kuldan sakladıklarını Allah’ın gördüğünü bile unutanlar var içimizde. Onlar Allah'a secde edenler değil para ve makama secde edenlerdir. Onlar, vatanlarını ve o vatana ait kendi insanlarını düşünen değil, o vatanıyla birlikte namusunu bile nasıl daha pahalıya satıp parayı cebe indireceklerini düşünen insanlardır.

Ve bunları hep kim sorarsa kendi ırkından ve dininden insanlarla yapmaya çalışırlar, çünkü onlara kazık atmak daha kolaydır, çünkü onlar diğer ırktan olanlara adeta taparlar. Kusura bakmayın ama, bana bu Türk'ün Türk'ten başka düşmanı yokmuş cümlesi dokunuyor. Çünkü o insanlar ya isimlerini değiştirerek Türk olduklarını savunanlardır, ya da mayaları doğuştan bozuktur. Ben bu insanlara Türk veya Müslüman diyebilmem için, halk nezdinde neler yaptığına, onuruna ve şanına ve daha çok nelere ehemmiyet verdiğine bir bakarım. Adam gibi adamın sözü de duruşu da farklı oluyor arkadaş. O kaybetmek uğruna bile kendi anavatanına ve insanına ihanet etmiyor. Çünkü bu adamlar ruhunu şeytana satmadı.

Dış güçler her zaman komşuyu komşusuna düşman etmek için uğraşmışlardır, bu bir gerçek. Önemli olan bizim bu oyunlara nasıl getirildiğimiz ve kandırıldığımızdır.

Batı Trakya’da da güç ve para peşinde olanlar, çocuklarını Yunan okullarına veya ecnebi memleketlere gönderenler değiller mi, azınlık hakları savunuculuğunu yapıp da, her iki sahada da top oynayanlar yine onlar değiller mi, Türklük taslayarak mal ve mülk sahibi olanlar ama iki ülke arasında problemlerin son bulmaması için savaş verenler yine onlar değiller mi?

Allah aşkına İngiliz oyunlarını İngilizlerden daha iyi öğrenmiş kişiler, şeytanlıkları ile şeytana pabucunu ters giydirenler bizim içimizde yaşamıyor mu? Karşı taraftan veya buradan hangi fenerden daha fazla ışık geliyorsa o fenere doğru gidenler çoğalmıyor mu? Şimdi kabahat fenerlerde mi yoksa o ışığın cazibesine kapılanlarda mı?

Nasıl olsa o fenerlerin pilleri bir gün bitecek, ortalığa karanlık çökecek, işte o zaman yönünü bulabilecekler zaten karanlığın içinde yaşayanlar olacak. Birilerinin gözlerini o ışık zamanında kör ederken, birileri karanlıkta yürümenin faydalarını o zaman anlayacak ve nitekim bazı kafalar hak ettiği duvara ve taşa çarpıp cezalarını da kendileri kesmiş olacak. Yarınlar mutlu, yarınlar bugünden daha umutlu insanların zaferiyle sonuçlanacak.

Kalpteki Türklük, dürüstlük, insanlık da işte o zaman ortaya çıkacak... Siz kendi kapınızın önünü temizlemeye devam edin, mahalleyi ve şehri temizleyecek olanlar başkaları. Hoşça kalın, Dostça kalın, bir sonraki yazımıza kadar da merakta kalın.
Yazarın Diğer YazılarıKorku politikalarıSeçimler yaklaştıkça sepetteki çatlak yumurtalar da artıyorHangi pencereden baktığınız çok önemliAzınlığın hali, buna sebep faktörler ve aktörlerEr meydanında olmayanlar topluma katkı sağlayamazGüncel HaberlerŞekerden uzak durunPompeo: Yunanistan Doğu Akdeniz ve Balkanlar'daki istikrarın ana direğiYunanistan, F-35'leri envanterine katmak istiyorÇerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Drama Ticaret ve Sanayi Odası'nı ağırladıYunan Meclisi yeni başkanını seçti
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech