LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
HAFTANIN İÇİNDEN KAHVE SOHBETLERİ 180 - HAZIR İMAM YASASI DEMİŞKEN25 Ocak 2013Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Biz de öksüz kalmayalım bu konuya dedik ve ekledik. Düşünülmesi gereken ve araştırılması gereken bayağı şeyler koydular galiba önümüze. Sadece bunları büyük bir ihtimal afiyetle yememiz için koymadılar büyük bir ihtimal. Öyle olsaydı 2007’deki 240 imam yasasını da afiyetle yerdik. Yemedik, uygalamadık ama 5 sene içinde bu meseleyi sadece konuşmakla kaldık. Kimbilir belki, hükümet de zaten bunu istiyordu, yani bizleri tek bir problemin üstüne itip, yan taraftan istediğini yapabilmekti belki amacı. Şimdi 5 yıldır uygulanmayan bir kanun için üstüne üstlük, üzerine bir de ekstra uygulamayla piyasaya çıkması biraz garip değil mi? Üstelik genel kurula gelmezden 3 saat önce, sorumlu bakanın bile geleceğini bilmemesine rağmen. Üstelik 5 yıl önce geçirilen bir kanunu yeniden oylamaya sokmadan ek düzenleme yapılarak. Bence bunu biraz da hukukçu arkadaşların araştırması gerekmez mi? Mesela 2007’de geçirilen bu imam yasasında, mecliste hukukçu milletvekilimiz yok muydu, vardı. Peki, bu hukukçu arkadaşımız seneler sonra bu yasanın iptali için savaş verirken doğruyu mu yapmıştır, evet bizce doğruyu yapmıştır, ama 39 imamın ismiyle meclise gönderilmiş ve yardımları istenmiş metnin, bu ek uygulamanın geçmesinde büyük bir etkisi olduğunu kimse anlamamış mıdır? Muhakkak ki anlamıştur, sanki kırılan bardağın cam parçacıklarının yerine koyulamaması gibi bir şey yani. Ama en azından bize bu hukukçu arkadaşlar 5 yıl boyunca uygulanamayan bu kanunun yeniden oylamaya sunulmadan, ek düzenleme ile gündeme gelmesinin yanlış mı doğru mu olup olmadığını araştırabilirler. Tabii ikinci etapta da Yunan Hükümetinin atadığı müftülerin yetkileri biraz göz önüne getirilmeli. Atanmış müftülerin yetkileri nelerdir, onlar da üyesi oldukları bu azınlığın yararı için savaşlarını verecekler mi? Ne de olmasa bu konu herkesi ilgilendiriyor. Ama bunun suyunu çıkarmadan, geciktirmeden, sadece kınamalarla kalmadan... Kafamı soktum çalıya,  kı…ı Allah koruya değil yani işler…

Krallara gösterilen saygının daha fazlası, daha içteni halka gösterilmedikçe, demokrasi halkı sömürmenin bir başka biçimi olmakla kalır. Halkı güdülecek bir sürü sayanların elbette ki kasaplarla da işi olacaktır. Sabahattin Eyuboğlu.

Bırakın saygının ve sevginin fazlasını, halk artık haklarına saygıyı bile bulamıyor hükümetten. Haklarına tecavüz ediliyor, uluslararası antlaşmalar ihlal ediliyor. İşte bu durumlarda da yine Yunanistan’daki eğitim, ister istemez karşımıza çıkıyor.  Aşırı düşmanlığın, gizli korkunun ve milliyetçiliğin tohumları şimdi ekilmedi. Daha birinci dünya savaşından sonra ekilmeye başlandı. Beyinler şimdi yıkanmadı, yıllar önce yıkanmaya başlandı. Öyle ki bu beyinler artık gördüğünüz gibi sulandı, kendilerine bile yardım edemiyorlar. Bir problemi çözmek için başka bir problemi başkalarının ve kendilerinin önüne, ineklerin önüne saman attıkları  gibi atıyorlar. Hâlbuki o ineğin sütünü yine kendileri yiyecek, peynirinden kendileri yararlanmaya çalışacak. Kısacası, ortaya attıkları problemler, ileride karşılarına yine daha büyük bir problem olarak çıkacak. Farkında değiller mi? Farkındalar. Ama nasılsa o zaman onların yerinde başkaları olur düşüncesiyle ilerliyorlar. Bu da onlara o kadar inandırıcı gelmiş ki, artık neyin doğru, neyin yanlış olduğunu şaşırmışlar. Uzun ince bir yolda, kendi yanlışları ortaya çıkmasın korkusuyla ilerlemeye devam ediyorlar. Nereye kadar? Onu büyük bir ihtimal kendileri de bilmiyorlar. Sadece okumanın ve daha bilgili olmanın, kişiyi adam yapmadığını, hayatta edinilmesi gereken tecrübenin olduğunu da, muhakkak ki insanoğlu yaşarken daha güzel öğreniyor, öğrendikçe de doğruların farkına varıyor. Varıyor varmasına da, bir de bu gururu olmasa. Ben yaparım ya da ben yaptım havası olmasa, o zaman herhalde daha bir ileriye doğru gitmek mümkün olacak. Danışmaya değil dayanışmaya ihtiyaç var, kurullardaki sözlere değil, iş yapacak kollara ihtiyaç var. Sebepsiz yere kavga yapmak, haklının kim olduğunu ortaya çıkarmaz, tam aksine düşmanı sevindirir… Sadece eğitim değil cibilliyet de çok önemli…

Padişah vezire sormuş:

-Eğitim mi önemli cibilliyet mi ? (soy, sop, nesep)

Vezir düşünmeden cevap vermiş.

-Cibilliyet padişahım

Padişah memleketin her yerinde tellallar çağırtmış.

-Duyduk duymadık demeyin, en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın.

En iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkartılmış:

Padişah hayvan eğiticisine sormuş;

-Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?

-Altı ayda öğretirim padişahım.

Altı ay dolmuş, eğitici huzura alınmış.

Padişah:

-Öğrettin mi?

-Öğrettim padişahım.

Saray erkânı toplanmış, kedi elinde tepsi servis yapmaya başlamış, tam vezirin önüne gelmiş padişah yine vezire sormuş. -Eğitim mi önemli cibilliyet mi?

Vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış. Kedi tepsiyi attığı gibi farenin peşinden koşmaya başlamış. Tabii altı aylık eğitim de boşa gitmiş. Vezir cevap vermiş:

-Cibilliyet padişahım.

Önüne bir fare düştüğünde, eline fırsat geçtiğinde, çıkarları için vatanını satmaktan, milletini harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli büyük kedilerden Allah bu toplumu korusun, muhafaza kılsın.

Bu haftalık da bu kadar değerli okurlarım. Haftaya görüşünceye dek her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın, Dostça kalın…

SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerNikos Dendias: Türkiye'ye silah satmayınKostas Çitunas: Yunanistan 'kullanışlı aptal' rolünü üstlendiAB'den Güney Kıbrıs'a vatandaşlık soruşturmasıEmekli Amiral Andoniadis: Oruç Reis herhangi bir ihlalde bulunmadıUEFA Avrupa Ligi'nde grup maçları başlıyor
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech