LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Tarihten bugüne üç şehir tipi: İslam Şehri, Modern Şehir, Neoliberal Şehir23 Mayıs 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Şehirden bahsedebilmek için öncelikle medeniyetten bahsetmek gerekir. Medeniyet kelimesini türeten medine şehir anlamına gelmektedir. İngilizce’de şehir anlamında bildiğimiz city veya Fransızca’da bildiğimiz cité de ‘civilization (uygarlık)’u türetmiştir.

Bu anlamda şehirlerin tarihi üç farklı zihniyet bağlamında tarihi dönüşümler çerçevesinde ele alınacaktır. Bu üç şehir tipi de; İslam Şehri, Modern Şehir ve Neoliberal Şehir başlıkları altında incelenecektir.

İslam Şehri

İslam şehir yapısına bakıldığı zaman ortasında ulu cami bulunacak şekilde camiden sonrasının dairesel bir şekilde genişleyen ve en ulvi olan camiden en sufli olan tabakhanelere doğru uzadığı görülmektedir. Ulu cami her şehir için şehrin merkezi konumunda olmasına karşın cuma namazlarının da kılındığı mabed olarak bilinmektedir.

Bugünküne nazaran mezarlıkların ölümü hatırlatmak ve ölümle iç içe olmak adına şehir merkezinde olduğu görülmektedir. Bu şekilde şehirler her zaman insanların kendileri üzerinde düşünmelerini sağlayacak yapıda olmuşlardır.

İnsanların ihtiyaçlarını giderebilecekleri çarşı da, şehrin kalbinin attığı ve adeta dünyanın orada döndüğü yoğun ve kalabalıklardan oluşmakla birlikte, her zaman şehir merkezine yakın ve ulu camiye çıkacak şekilde kurulmaktaydı. Burada insanlar yiyecekten giysiye her türlü ihtiyaçlarını temin edebilmektedir.

Şehirlerin zaman içerisinde demografik artış nedeniyle sahip oldukları dairesel mimarinin aynısından küçük birimler doğurmaktaydılar. Bu anlamda ulu camiye sığmayan cemaat, artık diğer camilerde de namaz kılmaya başlamakla birlikte tek merkezlikten çok merkezliğe bir geçiş, gözle görülür bir biçimde dikkat çekmeye başlamıştır.

Bunun yanısıra, İslam’daki temizliğin ehemmiyetinden dolayı şehirler, yağmur sularının şehri temizleyebilmesi için engebelli arazide, dağ eteklerinde kurulmuştur. Bu şekilde yağmurun yağmasıyla sular her zaman “akan su temizdir” mantığıyla şehri temizlemekteydi. Dağ eteğinde kurulmasının bir diğer işlevi de savaş durumlarında düşmanın hızını kesmesidir. Dağlara, sarp kayalıklar üzerinden tırmanmak zorunda olan düşmanın hızının yavaşlaması kaçınılmazdır.

Öte yandan evler, diğer evin içini görmeyecek şekilde inşa edilir ve mahremiyete fazlasıyla önem verilirdi. Genellikle kadın ve erkeklerin farklı mekanlarda bulunmalarını sağlayacak harem ve selamlıklar da bulunurdu. Bu şekilde evlerin tamamen mahrem bir ortam olduğu bilinirdi.

Bütün bunlardan, İslam kentinin İslami anlayışı yaşatacak şekilde tasarlandığı anlaşılmaktadır. İslam’ın bütün unsurlarının İslam kentine yansıdığı görülebilmektedir.

Modern Şehir

Modern şehir bakıldığında Comte’un savoir pour prevoir, prevoir pour pouvoir (Yapmak [veya yönetmek] için öngörmek, öngörmek için bilmek) ilkesine uygun bir biçimde bilimden destek alarak göze çarptığı görülür. Öyle anlaşılıyor ki, modern şehrin temelini bilim ve teknik oluşturmaktadır. Şehrin her anlamda heterojenliği göz önünde bulundurulduğunda bunun iki yönlü, yani hem şehrin bilime hem de bilimin şehre faydaları olduğu göze çarpar.

Comteçu ilkeyi göz önünde bulundurduğumuzda, örneğin; verimlilik için üretim, üretim için işgücü, işgücü için nüfus, nüfus için demografya bilgisi gerekmektedir. Yani sonuç her anlamda pouvoir’dan savoir’a çıkmaktadır.

Bu yönüyle her anlamda bilimden meşruiyet kazanan modern kentin bir yerden sonra hegemonya kurduğu görülmektedir. Foucault’nun Jeremy Bentham’dan ödünç aldığı panoptikon  kavramı da, tam olarak hegemonya kurmak için bilimden meşruiyet elde etmiş modern kenti ifade etmektedir. Modern kent, sorgulanamayacak olan bilimden elde ettiği bilgilerle toplumsal mühendislik yollarıyla insanları istediği gibi düzenleyebilmektedir. Yine Foucaultcu anlamda düşündüğümüzde modern kentlerde hapishanelerin yanı sıra hapishane sistemiyle kurulan hastaneler, tımarhaneler, hatta okullar tam anlamıyla toplumsal mühendislik adına bir gözetleme amacı gütmekteydi.

Osmanlı’da da Tanzimat’la birlikte modern batı tipi okulların kurulmaya başlanması bunun en iyi örneğidir. Hatta Turgut Cansever bu durumu, İslam’daki Tevhid inancından gelmiş olan bütüncül felsefenin terkedilip, yerine düalist batı felsefesinin devşirmesi olarak tanımlamakla birlikte, bu hususu bir adım daha ileri götürerek şirk olarak tanımlamaktadır.

Neoliberal Kent

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra özellikle Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dünyaya yeni gelen düzen kültürel anlamda köklü değişikliklere sebep oldu. Bauman’ın ifadesiyle devletler Çin Duvarı’ndan Berlin Duvarı’na kadar olan süreçte olduğu gibi artık kendi güvenlikleri için duvar öremeyecekler. Bauman’ın yine aynı eserde zikrettiği üzere, devletler anlaşmalı evlilik yoluyla diğer devletlerle kurdukları ilişkilerden kazanacakları faydalar da soru işareti olarak kalacaktır.

Bu şekilde sınırların kalktığı Neoliberal dünyada en net, en katı kültürlerin bile akışkan hale gelmesiyle kültürel melezliğin en üst versiyonuna rastlanmaktadır. Çoğu zaman insanlık adına olumlu bir şey olarak görülse de küreselleşmenin aslında doğal bir süreç olmaktan çok proje olduğu da göze çarpmaktadır. Ulusaşırı şirketlerin birçok devletten daha zengin olduğu gerçeğiyle yaşadığımız dönemde devletlerin de artık bu şirketlerin çıkarına ister istemez, kendi zincirlerini koparıp başka devletlerle anlaşmalı evliliğe başvurdukları ve artık diğer devletler tarafından zincirlendikleri görülmektedir.

--- -- ---

Sonuç olarak zihniyet dönüşümü bağlamında ele aldığımızda net bir şekilde özetleyecek olursak İslam Kenti’nde şehrin merkezini cami, Modern Kent’te sanayi, Neoliberal Kent’te ise alışveriş merkezlerinin oluşturduğu görülmektedir.

Yazarın Diğer Yazılarıİbn Hazm’ın eğitim programı ve İbn Arabi’nin eleştirisiDinden soğuyanlar ve soğutanlarBatı Trakya’da Selefiye ve cahiliyeBatı Trakya’da cenazelerin, işlevselliğiyle ön plana çıkmasıYunanistan yerel seçimlerinde Batı Trakya demokrasisiGüncel HaberlerBoeing can kayıplarından dolayı özür dilediTürkiye ve Yunanistan heyetleri yeniden bir araya gelecekMursi'nin aile kabristanına defnedilmesi talebi reddedildiABD yönetimi Mursi'nin vefatına sessizABD'den Orta Doğu'ya asker sevkiyatı
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech