LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Batı Trakya’da neden Türk’ün oyu Türk’e diyoruz?26 Haziran 2019Feyzullah Hasankâhya

Batı Trakya Müslüman Türkleri, - (1941- 1944) Bulgar hâkimiyet yılları hariç - 1923 yılından beri Yunan hâkimiyeti altında yaşamaktadır. Yunanistan, Batı Trakya Müslüman Türklerinin her türlü dinî, sosyal, ekonomik ve siyasî haklarını koruyacağını Uluslararası Lozan Barış Antlaşması'yla taahhüt ettiği halde bugüne kadar hiçbir taahhüdünü yerine getirmemiştir. Millî kimliğin inkârı, eğitim, vakıflar, müftülükler ve dinî konularda özerkliğin tanınmamasının yanı sıra, Avrupa vatandaşları olarak Batı Trakya Müslüman Türkleri diğer Yunan vatandaşlarıyla eşit bir şekilde seçme ve seçilme hakkına da sahip değildir. Kendi temsilcilerini bağımsız bir şekilde seçme hakkından mahrum bırakılmaktadırlar.

Yunan parlamentosuna temsilci gönderebilmek için, bağımsız azınlık partisi adayı olarak değil, Batı Trakya Müslüman Türklerinin millî kimliğini inkâr eden Yunan siyasî partilerinden aday olmak mecburiyetinde bırakılmaktadır. 1990 yılında yapılan seçimlerde ilk defa İskeçe ve Gümülcine’den bağımsız milletvekili seçilmesini hazmedemeyen Yunanistan, Batı Trakya Müslüman Türklerinin bir daha bağımsız milletvekili seçme imkânına sahip olmamaları için, %3’lük seçim barajını getirmiştir.

Batı Trakya Müslüman Türklerinin millî kimliğinin inkârı, Yunanistan için dinî ve millî açıdan aşılmaması gereken kırmızı çizgidir. Onun için hangi parti iktidara gelirse gelsin, ne tür koalisyonlar kurulursa kurulsun Yunanistan’ın azınlık politikasında herhangi bir değişikliğin olması söz konusu değildir. Çünkü Batı Trakya Müslüman Türklerinin azınlık politikası İstanbul Rum Patrikhanesi tarafından dizayn edilmektedir. Patrikhanenin azınlık siyaseti partiler üstü bir siyasettir. Onun için ne cumhurbaşkanının, ne başbakanın, ne herhangi bir bakan veya milletvekilinin itiraz veya müdahalesi söz konusu olamaz. Patrik’in herhangi bir konudaki buyruğu tanrısal buyruk olarak kabul edilir. Ortodoks Yunanlılar için patrikin tanrısal buyruğuna karşı çıkmak, ihanet ve küfür olarak kabul edilmektedir.

Batı Trakya Müslüman Türklerinin millî kimliğinin inkârı siyaseti hususunda patrikhanenin kendine göre çeşitli sebepleri vardır. Batı Trakya Müslüman Türklerinin azınlık siyasetini dizayn eden patrikhane mühendislerinin en büyük rahatsızlığı; Batı Trakya Müslüman Türkleri ve müftülükler ile İstanbul Rumları ve patrikhanenin yan yana zikredilmesidir. Patrikhane ne pahasına olursa olsun, Lozan Barış Antlaşmasıyla mütekabiliyet esasına göre, Batı Trakya Müslüman Türkleri ile İstanbul Rumları, eşit haklara sahip iki azınlığın var olduğunu unutturmak istiyor. İstanbul Rum azınlığı ile Batı Trakya’nın bir arada zikredilmesinden adeta utanç duyuyorlar, hiç hoşlanmıyorlar. Patrikhanenin “ekümenist” iddialarına ve faaliyetlerine gölge düşürdüğünü düşünüyorlar. Böyle çarpık bir zihniyet ve mantıksızlıklar silsilesiyle örülmüş bir put dikiyorlar. Çarpık zihinleriyle diktikleri bu ucube puta kendileri tapıyor ve herkesin bu hakikatten yoksun ucube put’a tapmalarını istiyorlar.

Yunanistan, patrikhanenin diktiği bu putun önünde eğilerek bağlılığını ispat etmek için, “Batı Trakya’da yaşayan Müslüman azınlık, Helen Müslüman azınlıktır” diyor. “Bunların Türklük ile veya Türkiye ile uzaktan veya yakından hiçbir alakaları yoktur. Bu azınlığın bütün hakları her Yunan vatandaşı gibi eşit bir şekilde Yunan Anayasası tarafından teminat altına alınmıştır. Bu azınlığın sorunları Yunanistan’ın iç meselesidir. Türkiye’nin Batı Trakya Müslüman Türklerinin haklarına sahip çıkması Yunanistan’ın içişlerine karışmak oluyor”muş vs.. Kısaca Yunanistan, Uluslararası Lozan Barış Antlaşmasını, Batı Trakya Müslüman Türkleri ile İstanbul Rum azınlığı hakları arasındaki mütekabiliyet esasını ve Türkiye Cumhuriyetinin garantörlüğünü reddediyor ve inkâr ediyor.

Yunanistan’ın ve patrikhanenin bu azınlık politikasının değişmesi çok zordur. Çünkü Batı Trakya'nın İstanbul Rumları ve patrikhane ile beraber müzakere edilmesi, patrikhane ve Yunanistan için azınlık politikasında geri adım sayılacaktır. Patrikhane’nin yönlendirmesiyle Yunanistan’ın bugüne kadar savunduğu ve uyguladığı çarpık azınlık politikadan vazgeçmek anlamına gelecektir. Umulur ki, patrikhaneyi ve Yunanistan’ı uluslararası platformlarda küçük düşüren ve zor durumda bırakan bu ayıp ve günah dayatmalardan bir an evvel vazgeçerler.

Batı Trakya Müslüman Türklerinin kimlik ve varlık mücadelesi, ulusal ve uluslararası düzeyde her platformda en güçlü bir şekilde verilmektedir. Sonsuza kadar bu haklı mücadeleden hiçbir şekilde vazgeçmeyecektir. Yunanistan hangi çarpık kanun ve kararnameleri çıkarırsa çıkarsın, Batı Trakya Müslüman Türklerinin böyle çağdışı ve zulüm kokan kanun ve kararnameleri kabullenmeleri mümkün değildir.

Uluslararası düzeyde olduğu gibi, ulusal düzeyde de bütün azınlık ve vatandaşlık haklarımızı koruma ve savunmanın en önemli alanlardan biri de siyasettir. Batı Trakya Müslüman Türkleri her alanda olduğu gibi siyasî alanda da büyük mesafeler kat etmiştir. 1991 yılında kurulan DEB Partisi, 2014 ve 2019 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde azınlık oylarının tamamına yakınını almayı başarmıştır. Ancak Yunan parlamentosuna bağımsız temsilci göndermesine engel olmak için %3’lük seçim barajı getirilmiştir. Bu adaletsiz seçim barajından dolayı Yunan Parlamentosuna bağımsız temsilci gönderemiyoruz.

Batı Trakya Müslüman Türkleri, Yunan parlamentosuna mevcut Yunan siyasî partilerden herhangi birinin listesinden aday olarak milletvekili seçilebiliyorlar. Seçim kanunları göz önünde bulundurularak, seçilebilecek partilerden uygun adaylar gösterildiği halde bilinçli bir seçim stratejisiyle en az dört milletvekili çok rahat bir şekilde seçilebiliyor. 2015’te yapılan parlamento seçimlerinde bu çok rahat bir şekilde başarılmıştır. Temennimiz bu seçimlerde de en az bu sayının muhafaza edilmesidir. Batı Trakya Müslüman Türklerinin bunu başaracak olgunluğa ulaştığına inanıyoruz. Geçmişteki partizanlık ve adaylar arasındaki seviyesiz rekabet, hem azınlığı kutuplaştırıyordu hem de büyük yönlendirme hataları yapılarak daha az milletvekili seçilmesine sebebiyet veriyordu. Bu tür büyük yanlışların geçmişte kalmış olmasını görmek sevindiricidir. Çünkü bize yakışan hangi partiden olursa olsun aynı hedef ve gaye için birlik ve beraberlik içerisinde mücadele etmeyi başarmaktır. 

Batı Trakya Müslüman Türklerinin milletvekili adaylarından isteği; hangi partiden olursanız olun, mümkün olduğu kadar aynı azınlığın vekilleri olarak, siyasi çekişmelerden uzak, birlik beraberlik içerisinde hareket etmenizdir. Çok zor ve ağır bir yükün altına girdiğinizin farkındayız. Yunan parlamentosu gibi dünyanın en “Turkofobik” ve “İslâmofobik” parlamentosuna Müslüman ve Türk olarak, Batı Trakya Müslüman Türklerinin temsilcileri olarak Atina’ya gitmeye niyetlenmek bile başlı başına büyük bir medenî cesarettir.

Mensubu olduğunuz partilerinizin programı ne olursa olsun, Yunan parlamentosunda bulunan diğer siyasi partilerin bakış açısı ne olursa olsun, size kim hangi misyonu yüklerse yüklesin, unutmayın ki, kaderinizin ve tarihinizin de size yüklediği bir misyon vardır. Kaderinizin ve tarihinizin size yüklediği misyonu icra etmekten isteseniz de kurtulamazsınız. Sizin Türk olmadığınızı iddia etseler de, şeriata karşı olduğunuzu söyleseniz de, Kur’an üzerine yemin etmeseniz de, sizi Müslüman ve Türk olarak görmeye devam edeceklerdir. Çünkü tarihten, kültürden, gelenekten ve çevreden kişiliğinize ve kimliğinize sinmiş olan bir koku ve ışık vardır. Işık ve koku elle tutulmasa da varlığı hissedilir. Türklük ve Müslümanlık da ışık ve kokuya benzer, gizlenemezler, bulundukları her yerde hissedilirler. Bu nur ve koku, katıldığınız hatim ve hafızlık merasimlerinden, sünnet ve düğün merasimlerinden, mahyalardan ve mevlitlerden ruhunuzun ve bedeninizin tamamına sinmektedir. Bu nur ve koku sizin maddî ve manevî kimliğinizi oluşturur.

Onun için Yunan Parlamentosunda Batı Trakya Müslüman Türklerinin temsilcileri olarak isminizin okunması bile, başlı başına Batı Trakya Müslüman Türklerinin varlığının ispatıdır. Bu ilk adımdan sonra, haklarımızın kazanılmasında ve korunmasında ne kadar başarı gösterebilirseniz kârdır. Azınlık tarafından başarı hanenize (+) artı olarak geçecek ve gelecek seçimlerde size kat-kat mükâfat olarak dönecektir.

Gönül isterdi ki, enerjimizi bu kadar saçma sapan şeylerle harcamayalım. Bölgemizi, ülkemizi sarmış olan krizlerden ve gelecek nesilleri tehdit eden tehlikelerden korumak için ortak projeler ve çözümler üretelim. Bölgemizin huzur ve refahı için çalışalım. Ancak ne mümkün! Biz her zaman olduğu gibi sabırla azim ve gayretle yapabildiğimiz kadar hak için, adalet için, özgürlük için, demokrasi için, millî ve manevî değerlerimizi muhafaza etmek ve gelecek nesillere en sağlıklı bir şekilde aktarmak için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.

Son olarak anneannelerimiz ve babaannelerimiz bizi büyütürken kucaklarına alıp şu soruları sorarlardı.

Rabbin kim?

Peygamberin kim?

Kıblen neresi?

Hangi millettensin?

Müslüman mısın?

Ne zamandan beri Müslümansın? vs…

Uzatmamak için sonuncu sorunun Boşnakça versiyonundan cevap vererek bitirmek istiyorum.

Yukarıda yer alan sorulardan sonuncusu Boşnakça bir ilmihalde şöyle soruluyordu.

“ot kugasi turçin?”

“ot kalu belâ sam turçin.”

Yani ne zamandan beri Türksün? Kalu belâdan beri Türküm.

İşte bundan dolayı biz Batı Trakya’da Türk’ün oyu Türk’e diyoruz. 


7 Temmuz seçimlerine katılacak bütün adayları tebrik ediyorum ve herkese başarılar diliyorum.

Yazarın Diğer YazılarıSözde Mitropolit Serafim’in Hz. Muhammed’e hakaretlerine cevaplar-IISözde Mitropolit Serafim’in Hz. Muhammed’e hakaretlerine cevaplar - I‘Turkofagos’ ve ‘Bin-Lâdin’ zihniyetli Mitropolit SerafimBatı Trakya’da DEB Partisinin seçim başarısıAyasofya’nın ibadete açılması ve Dimetoka Çelebi Sultan Mehmet CamiiGüncel HaberlerCIA Soğuk Savaş döneminde hayvanları gizli görevler için eğitmişAB adalet sisteminde ırkçılık olduğu kanıtlandıİngiltere, kaos senaryosu karşısında endişeli1 milyon sterlinlik altın klozet çalındıYunanistan'a kaçarken yakalanan 2 FETÖ'cü daha tutuklandı
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech