LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
MİSAFİR KALEM | Hayvan Yetiştiriciliğinde Biyogüvenlik30 Temmuz 2019

Yaşadığımız bu yıllarda, ülkemizdeki  ekonomik durum neticesiyle hayvan besicimiz de oldukça zor bir dönemden geçmektedir.

Öncelikle, ekonomik kaybı önlemek, tedavi giderlerini azaltmak, işletmeye hastalık giriş-çıkışını engellemek ve sürü sağlığını korumak için biyogüvenlik kuralları, önem arz etmektedir.

BİYOGÜVENLİK NEDİR ?

Bakteri, virus, mantar ve küf gibi hastalık yapan mikroorganizmalardan arınmış ya da en aza indirilmiş bir ortamda hayvanların yetiştirilmesi için alınması gereken önlemlerdir.

İlk olarak biyogüvenliğin içerdiği konuları ele alacak olursak;

- Hastalık faktörlerinin işletmeden uzak tutulması gerekmektedir.

- Sürüde, hastalıklara karşı yeterli bağışıklığın oluşturulması önemlidir. Bunu, hayvanın yaşına ve fizyolojik ihtiyacına göre beslenmesini sağlayarak gerçekleştirebiliriz.

- İşletmede günlük kontroller her zaman önemli rol oynamaktadır. Erken teşhis ve tanı tedavi masraflarınıazalttığı gibi, sürüde sağlığın korunmasına yardımcı olur.

Bilmemiz gerekir ki, koruyucu hekimlik hizmeti tedavi masraflarından daha ucuz ve güvenilirdir. Hastalık çıktığında değil, her zaman biyogüvenlik kuralları uygulanmalıdır. Sırasıyla gidecek olursak, öncelikle söylememiz gereken nokta, bir hayvancılık işletmesinin diğer hayvancılık işletmesine çok yakın olmamasıdır. İşletme etrafında yeterli biyogüvenlik alanı oluşturulmalıdır.

Fare, sıçan gibi kemirgen hayvan türleri ve bit-pire gibi ektoparazitlerle sık sık mücadele edilmelidir. Barınaklarda genel temizlik, dezenfeksiyon gibi hijyen uygulamalarında dikkatli olunmalıdır. Barınak zemininin sürekli kuru olması hayvan sağlığı açısından sıkça kontrol edilmelidir.

Tavan ve duvarlarına kireçli badana yapılması gerekir. Mikroorganizmaların çoğalmasına elverişli ortam sağlayan nem, uzaklaştırılmalı ve hava akımı sağlanmalıdır. Sağım yeri belli aralıklarla  mutlaka basınçlı su ile temizlenmelidir.

Süt sağım hijyenine geldiğimizde ;ilk kural sağımdan önce meme ve meme başları 40-45 oC’lik  temiz suyla yıkanmalıdır. Gerekirse uygun dezenfektan maddeler de katılabilir.  Yıkandıktan sonra temiz bir havlu veya kağıt peçeteyle kurulanmalıdır.

Bu şekilde bir uygulama meme enfeksiyonlarının önüne geçmemize yardımcı olacaktır. Belli aralıklarla, sağımda ilk süt ayrı kaplara konulmalı ve incelenmelidir. Bu sayede meme hastalığı hakkında bilgi edinilebilir. Eğer sütte pıhtıcık ya da bozukluk gözükürse, memede hastalık olduğu tanısına varılır.

Son olarak, hayvancılıkta ilk yardım konusunda birinci madde;   hasta gördüğünüz hayvanı, mutlaka sağlıklı olanlardan ayırmak olacaktır. Veteriner Hekim muayenesi gerçekleşinceye kadar hayvan ayrı bölmede kontrol altında tutulmalıdır. Hasta hayvana verilen yem azaltılır ve ılık su verilmesine dikkat edilmelidir.

Sevgili hayvan besicileri; biyogüvenlik sistemi oldukça basit olmasına karşın bir çok kez ihmal edilebilecek özelliğe ve geniş kapsamlı bir müfredata sahiptir. Bir kısmını sizlerle burada paylaşmaya çalıştım. 

Bu kuralları uzun vadeli olarak hayvanın yaşam döngüsüne katmak faydamıza olacaktır. Bir sonraki bilgilendirme panelinde görüşmek üzere.

 

TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ

VETERİNER HEKİM ÖĞRENCİSİ

     İSMAİL HALİL BAŞI

Diğer Haberler'Birlikte yürüyelim, zorluklar varsa da birlikte aşalım'AB'den 'din ve inanç özgürlüğü' mesajı'Arap ülkeleri, Filistin davası ve Mescid-i Aksa'yla yeterince ilgilenmedi'YouTube yanlışlıkla yüzlerce videoyu yayından kaldırdıABD'nin çıkışı Yunanistan'a geri adım attırdı
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech