LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Kapitalist (Protestan veya Yahudi) Müslümanlar28 Ağustos 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Geçen hafta kapitalizmin Budizm’i nasıl metalaştırdığını anlattığımız yazının sonlarına doğru İslam’dan da birkaç örnek vermiştik. Bu bağlamda İslam’ın her iki dünyayı da önemseyen bir din olduğunu belirttik. Bu hafta ise sermaye birikimi konusunda aşırıya giden Müslümanları ele alacağız. Bilindiği gibi Avrupa’nın iki zıt kutuplarından biri olan Katoliklik öte dünyayı önemserken bu dünyada acı çekmeyi önemli görür. Diğer kutuptaki Protestanlık ise, insan bu dünyaya getirildiğine göre bu dünyada ibadet eder gibi çalışması gerekir düsturunu benimsemiştir.

Öyle ki, Protestanlık o dönemlerde kapitalizmi ateşleyen bir fitil olarak görülmekteydi. Bununla ilgili çeşitli tezlere de rastlamak mümkündü. Örneğin, Weber “Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu” isimli eserinde Pensilvanya’daki protestan ahlakının nasıl bir kapitalist ruh yarattığını ele almıştır.

Bunun üzerine Weber’in çağdaşı olan Sombart ise Weber’den farklı bir şekilde kapitalizmi doğuranın Yahudilik olduğunu ortaya koymuştur. Bunun sebebini açıklamaya gerek duymaksızın, Yahudilerin dünyadaki sermayeye olan hakimiyetine bakmak yeterli olacaktır.

Tabii burada kapitalizmden bahsederken, bu kapitalizmin geçen haftaki yazımızda ele aldığımız üzere her bir şeyi metalaştıran, çağdaş kapitalizmden bahsetmiyoruz. Burada, tüketim yerine üretime dayanan, bugünkü gibi kazandığını harcamaya değil biriktirmeye dayanan klasik kapitalizmden söz ediyoruz. Bu kapitalizm türünün kökeni konusundaki tartışmalarda ister Weber haklı olsun ister Sombart, hiç ölmeyecekmiş gibi mal biriktirmeye dayalı bir sistemin İslam'la bağdaşmadığı kesin. En basitinden İslam sistematik bir şekilde zekat vermeyi emrederek bunun önüne geçer. Böyle bir durum olmasa bile geçen hafta belirttiğimiz üzere İslam'ın hem bu dünyayı hem de öbür dünyayı önemsemesi böyle bir sistemin işleyişini imkansız kılmaktadır.

Halbuki, günümüzde Müslümanlar’ın bir Protestan veya bir Yahudi gibi geleceğe yatırım amaçlı sürekli çalıştığını, çalıştığını da harcamadan biriktirdiğini görüyoruz. Bir paradoks şeklindeki bu süreç, insanın ölümüne kadar devam ediyor ve biriken paralar evlatlara kalıyor. Evlatların bu parayı nasıl değerlendireceği ayrı bir mesele ancak, hayatı boyunca sırf para biriktirmek için yaşayan birinin bu hayatın gerçeklikleriyle hiç karşılaşmadan ölmesi, bir Müslümanın misyonuna uymamaktadır.

Çünkü, bir Müslüman’a seyahat etmesi bile emredilmiştir, bu dünya bir misyon yeri olarak sunulmuştur ve bu misyonu yerine getirmek çoğu zaman biriken parayı harcamayı gerektirir. Hal böyleyken Müslüman’ın Protestan veya Yahudi bilinciyle hareket etmesi, Müslüman coğrafyaların üzerinde İslam ruhu yerine Protestan veya Yahudi ruhunun dolaşmaya başladığı anlamına gelmektedir.

Yazarın Diğer YazılarıHakikat-mutluluk arasındaki ilişkinin yapıçözümüSosyal Skolyoz HastalığıBudist kapitalistlerDünden ‘bugün’e Oryantalist söylemlerde Hz. Muhammed imgesiGöçmen karşıtlığı bir küresel siyasetGüncel HaberlerCIA Soğuk Savaş döneminde hayvanları gizli görevler için eğitmişAB adalet sisteminde ırkçılık olduğu kanıtlandıİngiltere, kaos senaryosu karşısında endişeli1 milyon sterlinlik altın klozet çalındıYunanistan'a kaçarken yakalanan 2 FETÖ'cü daha tutuklandı
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech