LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Sosyal Skolyoz Hastalığı04 Eylül 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Omurgalı canlılar arasından en omurgasızı insan olsa gerek. Omurgasız, yani dik duramayan, hatta hiçbir şekilde duramayan. Ancak omurgalılar arasında en dik omurgaların birine de sahiptir insan. Yani insan iradesiyle bir duruşu olup olmayacağına karar veriyor. İnsan, duruşu sayesinde bir asalet kazanır.

Fakat, duruşu olmayan insanı biraz daha iyi tanımlamak gerekirse ona omurgasız değil sosyal skolyoz hastası demek gerekir. Duruşu yok değildir çünkü, bozuktur sadece. Hatta sonradan bozulmuştur. Tıpkı bildiğimiz skolyoz hastalarının birçoğunda olduğu gibi omurgayı dik duruşunu bozmaya zorladığımız için bozulmuştur. Mesela içi para dolu cüzdan arka cepteyken oturmak da skolyoza sebep oluyor. İster inanın ister inanmayın ama bu durum sosyal skolyoza da sebep oluyor, insan cüzdanını doldurmak adına duruşunun bozulmasına göz yumabiliyor.

Henüz istatistiksel bir çalışma yapılmış olmasa da sosyal skolyozun Batı Trakya’da diğer bir çok yerden daha çok görüldüğüne inanıyorum. Çok değil, 15 yaşındaki biri bile, bir kişinin 5-6 sene önceki halinin bugünkü halinden bambaşka olduğunu farkedecektir. Aynı kişinin 5-6 sene sonraki halinin de bugünkinden çok farklı olacağını tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Yeter ki, yeterli şartlar oluşsun. Yeter ki, bugün bu yerde gördüğünü yarın göremesin, başka bir yerde görebilsin.

Bu sebepledir ki, bireyler dünyalık ihtiraslarla skolyoz hastalığına yakalandığı için bir arpa boyu mesafe katedemedik şimdiye kadar. Bizden olanın da memur mantığıyla çalıştığını görünce, “bizden olan bize çok uzakmış” diyoruz. Çünkü bu anlamda bir memuriyet omzunuza, tek bir omzunuza yük bindirir ve sonuç yine skolyoz, her ne kadar doğru yolda olsanız da.

Aslında hepimiz zaman zaman omzumuza yük bindirir, arka cebimize cüzdan koyarız. Hepimizin de omurgasında şekil bozuklukları meydana gelmeye başlar. Bu gayet normal olan durumdur. Normal olmayan şekil bozukluğuna göz yummaktır. Zira, utanma duygusuna sahip olan insan zaman zaman aynaya bakar ve şekil bozukluğu gördüğü zaman bunu düzeltmek için çabalar. Bazen bu durum çok ilerlemiştir ama tedavi için her türlü acıya katlanır.

İşte acıya katlanmayı göze aldığı içindir ki, insan duruşu sayesinde bir asalete sahip olur. Tam tersini düşündüğümüzde, kendi arzuları için şekil bozukluğuna göz yuman insan neyin asaletine sahip olacak. Kendisine kendisinden başka kimsenin değer vermediği ama hareketleriyle herkesin ona bayıldığı izlenimini uyandıran insanda asalet değil sefalet vardır. Asil değil, sefildir!

Şimdi dönüp bir bakın tarihe! Tarihteki hangi karakterlerin bugün insanlık bazında değeri var, niçin var? O yüzden, hangi yoldan giderse gitsin aramızdaki sosyal skolyoz hastalığına sahip insanlara tek bir şey söylemek istiyorum: Tarih sizi değil dik duranları anacak!

Yazarın Diğer YazılarıBatı Trakya’da sekülerleşmeToplumun ‘Starbuck’laşması (mı?)Ulus-devlet sisteminden küresel sisteme muhayyel cemaatler"Artık dünya böyle, biz ne yapalım?" diye soruyorlarErkekler öldü!Güncel HaberlerYunanistan’daki bakanlıkların siteleri siber saldırıya uğradıBaşbakan Mitçotakis darbeci general Hafter’i kabul ettiBatı Trakyalı Tarihçi Harun Halil öğrencileri bilgilendirdiÇocuklar bu kez hep birlikte resimleri boyayacaklarAlman Hükümet Sözcüsü Seibert: "Yunanistan'ın Libya Konferansı'na katılması hiç söz konusu olmadı"
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech