LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Kitap izlemek ve film okumak23 Ekim 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Çağ görsel çağ, bir önceki çağ yazılı çağ, ondan önceki de sözlü çağ. Günümüzde insanın kültürü ekranlardan, bir öncekinde kitaplardan, öndan öncekinde de hikâyelerden ibaretti. Teknolojik anlamda hangisinin daha üstün olduğunu sorsanız en başta ekran çağını koyarım, ardından kitap çağı, en sona da hikâye çağını. Fakat beşeri anlamda bir tasnif yapmak gerekirse kitap çağı en başta, hikâye çağı ikinci sırada, ekran çağı ise sonda yer bulacaktır kendine.

Kitap çağı baştadır, çünkü kitap metinlerden oluşur ve “metin okumak” ifadesi -günümüzde sayfalarca anlatsak da kimsenin anlamayacak olsa da-, size sunulan eserin içerisindeki bilgiyi nesne olarak görüp, ondan yararlanmak değil, metnin nasıl yazıldığını, kim tarafından yazıldığını, ne zaman yazıldığını, niçin yazıldığını, başka biri tarafından yazılsaydı nasıl olacağını, başka zaman yazılsaydı nasıl olacağını, hiç yazılmasaydı ne olacağını, başka türlü yazılsaydı ne olacağını görebilmek demektir. Bu anlamda kendi zamanlarının Semerkantı’nda, Endülüsü’nde, Floransası’nda aydınlanmalar yaşandığında kitaplar bu şekilde okunuyordu.

Bir sözlü kültürde ise bilgi kulaktan kulağa aktarılır, bunun bir sonraki evresinde de insanlar “söz uçar, yazı kalır” diyerek bilginin kalıcılığının önemine vurgu yapıyordu. Bilgi bilgiydi ama kulaktan kulağa gezinen bilginin ne kadar saf kalacağı muammaydı. Bu yüzdendir ki, yazılı kültürleri yüksek olan toplumlar medeniyet kurabilme şerefine nail olmuştur.

Okumaktan söz ettik ama önemli olan neyi okuduğun, yani kitabı mı, gazeteyi mi, kitabeyi mi okuduğun değil nasıl okuduğundur. Eğer okurken -yukarıda dile getirdiğimi tekrarlamama izin verin- “metnin nasıl yazıldığını, kim tarafından yazıldığını, ne zaman yazıldığını, niçin yazıldığını, başka biri tarafından yazılsaydı nasıl olacağını, başka zaman yazılsaydı nasıl olacağını, hiç yazılmasaydı ne olacağını, başka türlü yazılsaydı ne olacağını” göremiyorsanız, bu, gerçek anlamda bir okur olmadığınızı gösterir, en azından yazılı kültüre sahip bir insan olmadığınızı gösterir.

Günümüz ekran çağında okunacak çok şey var, ama okuyacak insan yok. Televizyondaki altyazı da okunur. Slaytla işlenen dersteki materyaller de. Ancak görselliğe aşina olan ve uzun yazılmış eserlerden kolay sıkılan insan, bu yazılanlarda -tekrarlamaya gerek duymuyorum- yukarıdaki sıraladığım soruların cevabını göremeyecektir.

Bu durumda metinden bahsettiğimizde sadece kitaptan, gazeteden bahsetmiyoruz. Film de bir metindir, hatta insanın kendisi de bir metindir. Bütün bunlar yazılı kültürün insanı tarafından okunabilmektedir. Fakat çoğu zaman akıllı telefonda Facebook üzerinden yapılan bir paylaşım görsel kültürün insanı tarafından okunamamaktadır.

O halde dünyanın kültürel anlamda çöküşte olduğunu görmekte yarar var. Zamane gençleri görsel olana daha çok odaklanıyor diye dersi slaytla işlemenin bir anlamı yok. Belki bunun bir kaçışı da yok ama beşeri üstünlüğün yok olduğu dikkate alınmalı ve durum her ne kadar ümitsiz görünse de son ana kadar yazılı kültür muhafaza edilmeli, okuyabilen insanlar yetiştirilmelidir.

IdealSakburYazarın Diğer YazılarıYunanistan’da sosyolojinin sosyolojisi?Ne kadar moderniz?İyi olmak, kötü olmak ve bilmek üzerineBizi kapıda bekleyen felâketModern ulus-devletle geldiğimiz son noktaGüncel HaberlerAB’den Yunanistan'a 2,7 milyar euroluk mali destekABD ve Yunanistan'dan kapsamlı iş birliği anlaşmasıPompeo'nun Yunanistan ziyareti protesto edildiSon 24 saatte ne kadar yeni vaka tespit edildi?Yunanistan’da Kovid-19’dan ölen ilk sığınmacı Afganistanlı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech