LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
“Heybeliada’da Tarih, Medeniyet ve Adalet” paneli düzenlendi06 Kasım 2019

Türkiye'de Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu tarafından “Heybeliada: Tarih, Medeniyet ve Adalet Paneli” düzenlendi.

Heybeliada’da bulunan Hüseyin Rahmi Gürpınar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi konferans salonunda gerçekleşen panele Adalar Kaymakamı Dr. Mustafa Ayhan, Adalar Müftüsü Alim Anar, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Sadrettin Peker ve Garnizon Komutanı Albay Eren Günay’ın yanı sıra çok sayıda davetli ve öğrenci katıldı.

Adalar Kaymakamı Dr. Mustafa Ayhan etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada Adalar’ın dinlerin ve dillerin uyum içerisinde bir arada yaşayabildiği bir yapı olduğunu ifade etti. “Farklılıkları yaşarken var olduğumuz yapının değerini bilerek hareket etmek gerekir. Bu bakımdan böyle bir çalışmanın Adalar’da yapılması ayrıca anlamlıdır.” diyen Ayhan, düzenlenen panelle Heybeliada’ya dair faydalı bilgiler elde edileceğini sözlerine ekledi.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan ise konuşmasında büyük devlet olmak ve farklılıkları bir arada yaşatmak konularına değindi. Devlet olmak, kültür ve medeniyet sahibi olmak tarihte her millete bahşedilmiş bir hususiyet değildir. Bu gelişmişliği yakalayan milletlerin sayısı azdır. Bu milletler hükmeden milletlerdir. Bir kültürün medeniyete dönüşmesinin ana teması güçlü bir devlettir.” ifadelerini kullandı.

Dünya tarihinde “paks devletler” olarak ifade edilen siyasal yapılar olduğunu söyleyen Turan, “Paks Hazarya, Paks Ottomana, Paks Romana gibi devletler, çeşitli halkları, dini yapıları ve grupları adalet bağı ve güvenlik çerçevesinde bir arada yaşatabilen devletlerdir.  Bugün Paks Britanika, Paks Amerika devletleri de var deniyor ama ne kadar paks oldukları oldukça şüphelidir. Çünkü bunlar kendi içinde devrolmuş halkları artık yaşatmıyorlar. Paks devlet olmak, kendinden farklı olanları yaşatabilmektir” dedi.

Fatih Sultan Mehmed’in, İstanbul’un fethiyle birlikte Bizans’tan iki önemli miras devraldığını belirten Turan, “İstanbul ve Ayasofya ile birlikte topyekûn Ortodoks halk da devralınmıştır. Fatih bunu Patrikhaneyi bizzat kendisi kurarak, imtiyaz vererek yapmıştır. Ortodoks halk da bunun karşılığını kısa sürede vermiştir” dedi.

1396’da Katolik dünyası Osmanlı’yı bertaraf etmek için Haçlı Seferi düzenlediğinde Yıldırım Bayezid’in Anadolu Beyliklerinin yanı sıra Sırp Lazar’ı da müttefik olarak yanına aldığını hatırlatan Turan, Katoliklerin baskısına rağmen Yıldırım’ın yanında yer alan Lazar’ın Niğbolu ve Ankara Savaşlarında önemli katkılar sağladığını kaydetti. Bu ittifakın sebebinin Katolik dünyasında kabul görmeyen Ortodoksların Osmanlı’yı temsilcileri olarak görmesi olduğunu belirten Turan, bu emanet halinin on dokuzuncu yüz yıla kadar sürdüğünü dile getirdi. “Her devlette kurucu unsur vardır ama ondan sonra sadece kurucu unsurla gitmez. Büyük devletler halkları içine alarak, onları yaşatarak büyürler.” diyen Turan, Cezayir’den Kazan’a, Ukrayna’dan Yemen’e kadar uzanan Osmanlı’nın da böyle büyük bir devlet olduğunu ifade etti.

“Devletler halklara verirler. Öncelikle hayat idamesi, varlıklarının devam garantisini, güvenlik, adalet, dini düşüncesini ve inancını yaşama özgürlüğü verirler ama vermedikleri de vardır. Hiçbir büyük devlet hükümranlığına kimseyi ortak etmez. Güçlü hiçbir devlet yönetme hakkından başkasına pay vermez, aksi halde kendisi yaşayamaz.” dedi.  Türkiye Cumhuriyeti’nin bedel ödenerek kazanıldığını ifade eden Turan, “Bedeli bizim binlerce şehidimiz ve gazimizdir. Devletimizin ebedi müddet olması dileğiyle.” diyerek sözlerini tamamladı.

Açış konuşmalarının ardından Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan başkanlığında düzenlenen panele geçildi. Prof. Dr. Güray Kırpık ‘ın “Millî Tarih ve Kültür Açısından Heybeliada”, Prof. Dr. Ahmet Hikmet Eroğlu’nun “Tarihten Günümüze Fener Rum Patrikhanesinin Kiliseler ve Devletler Açısından Konumu”, Prof. Dr. Ayten Sezer Arığ’ın “Heybeliada Ruhban Okulu: Kuruluşu, Faaliyetleri, Kapanışı ve Tartışmalar” ve Dr. Öğr. Gör. Hakan Gökpınar’ın “Heybeliada Ruhban Okulu Meselesinin Türk-Alman Kamuoyuna Yansımaları” başlıklı bildirilerini sunduğu panelde, yüzyıllardır faal olan İstanbul Ortodoks Patrikhanesi ile 1844’te açılıp 1971’de kapatılan Heybeliada Ruhban Okulunun tarihine ve faaliyetlerine dair değerlendirmeler yapıldı. Bu iki kurumun statüsüne dair uzun yıllardır sürdürülen tartışmaların da ele alındığı panel kapsamında, adanın tarihine ışık tutan belgeler de sergilendi.

Diğer HaberlerBatı Trakya Türklerine yapılan haksızlıklar AGİT bünyesindeki konferansta bir kez daha anlatıldıYunanistan'da 17 Kasım Direnişi'nin yıl dönümü anma etkinlikleri başladıSuların yükseldiği Venedik'te zarar yaklaşık 1 milyar euroBab'da PKK/YPG'den bombalı terör saldırısı: 18 ölüBatı Trakya Türklerine bir tuzak daha mı?
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech