LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Duyarsızlaşma eşittir yalamalık...13 Kasım 2019Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Duyarsızlaşma psikolojik bir terim, bizler bunlara belki alışık değiliz, belki de biraz kibar geliyor. Kibar geldiğinde de ne olduğunu algılayamıyoruz. Bu çocuk neden böyle oldu diye düşünmelerimiz de zaten bu yüzden. Hani derler ya insanın başına ne gelirse meraktan gelir diye. Yok o sadece merak değil, bunun yanında tembellik ve cahillik de var.

Beş maymun örneği ile anlatmaya çalışalım bu başlıktaki terimleri. Aslında ikisi de birbiriyle eş anlamlı ama biri psikolojik bir terim, diğeri ise Made in Trakya. Onun için bu 5 maymun örneği bize çok uygun.

Bir kafesin içine 5 maymun koyuluyor, tam ortada yukarıya asılmış bir muz var ve hemen altında da muza ulaşabilmek için bir merdiven. Maymunlar teker teker muzu almak için merdivene tırmanıyor, fakat o da ne, her tırmanışta yukarıdan daha önceden kurulmuş olan bir düzenekle tüm maymunlar ıslatılıyor. Yani her birinin tırmanma isteği kursaklarında kalıyor, üstelik birinin suçu sanki hepsine ödetiliyor. Bunun farkına varan 5 maymun artık o muza uzanmaya bile yeltenmiyor, çünkü her defasında hepsi ıslatılıyor.

Bir süre sonra, kafeste bulunan maymunlardan bir tanesi dışarı çıkartılıp yerine daha önce hiç ıslanmamış bir maymun sokuluyor. Tabii doğal olarak muzu gören yeni maymun hemen merdivene doğru yöneliyor ama başlarına ne geleceğini bilen diğer 4 maymun tarafından alaşağı edilip bir güzel dövülüyor. Neye dayak yediğini bilmeyen yeni maymun, bir süre sonra muzdan vazgeçiyor. Daha sonra kafesin içinden yine eski bir maymun çıkartılıp yerine daha önce hiç ıslanmamış başka bir maymun koyuluyor ve tabii bu maymun da sırasıyla muza doğru yöneliyor ama nafile. O da diğerlerinden muza yetişemeden bir güzel dövülüyor. İlginç tarafı da, o biraz önce neden dayak yediğini bilmeyen maymun daha çok vuruyor sanki hırsını alırmış gibi. Nitekim bu olaydan sonra kafesin üzerinde bulunan fıskiye yerinden çıkartılıyor çünkü artık maymunları ıslatmaya bile gerek kalmıyor, çünkü sistemin istediğini artık onlar kendileri yapıyor. Bir süre sonra kafesin içindeki maymunların tümü daha önce hiç ıslatılmamamış olan maymunlar olsa bile o muza artık hiç biri uzanmıyor, çünkü babadan oğula misali eskiden yeniye anlatılan bir gelenek haline geliyor o merdivene tırmanmamak. Allah’ın şu işine bakın ki, hiç bir maymun da neden o muzun ulaşılamaz olduğunu bilmiyor. Fıskiye düzeneği çıkartılmış olmasına rağmen o muz orada sonsuza kadar kalmaya devam ediyor.

Şimdi gelelim bize. O muzun yerine ne isterseniz onu koyun. Kültürünüzü koyun, dininizi koyun, kimliğinizi koyun. Ona ulaşmak sizin elinizde olmasına rağmen başkalarının rızası için, veya hatırı için ulaşamıyorsunuz. Ya korku var, ya da yanlış yönlendirme. Ama sonuçta kimse merak etmiyor bile. Bir müddet sonra da o olay artık kutsallaşıyor, hani kutsala dokunmak günahtır ya, hani batıl inançlar ve korkular insanları da duyarsızlaştırır ya, ha işte bizim durum da bu durum arkadaşlar. Maymunun muza ulaşmasını engelleyen bu sistem halkın doğrularına ulaşmasını engelleyen sistemle aynı. Tabii bu burada yalamalık oluyor, yani herkesi memnun etme isteği, tabii kendi gerçeklerini unutarak. Gerçekleri ve doğruları da ortadan kalktığında, insanoğlu yalamalıktan yalakalığa doğru ilerlemeye devam ediyor, tabii bu da bu zavallıları gerçeklerden uzak bir dünyaya taşıyor ki, zamanla bırakın etrafındaki insanlara faydalı olmayı, kendisine bile faydası olmayan bir tür hayvana dönüşüyor. Kuşaktan kuşağa anlatımlarla bunların sayıları yükselmeye devam ediyor belki ama, sonunda yalakalık yapacak şahıslar azalmış olduğundan dolayı, bu insanların içinde güven duygusu da tamamen bitmiş oluyor, tabii bu da insanların yalnız kalmasına sebep oluyor. Bilmem anlatabildik mi? Şimdi bir halimize bakın bir de yaşananlara, tabii bir de etrafınızdaki insanlara ve vicdanınıza bir sorun. Bu insanlardan kaçına güvenebiliyorsunuz? Kaçına hiç düşünmeden yanında olabilirim diyorsunuz?

Sonuçları bilmemize gerek yok çünkü tahmin edebiliyoruz. Yüzümüze gülen ne çok insan var değil mi yanımızda?. Kibarlığı ve etkili konuşmalarıyla ne çok yardım etmeye çalışan insan var  etrafımızda dikkat ettiniz mi hiç? Peki bunlardan kaçı gerçekte de yardımlarını esirgemiyor?

Yanlış bilgilendirme, yanlış yönlendirme bakalım bizleri nereye kadar götürecek, veya daha doğru ifade, nereye götürecek?

Düşünelim, bunları güzel düşünelim, çünkü çok yakında bu sistem düşünmeyi bile yasaklayacak, düşünmek suç olacak. Herkes sadece ona verilenlerle avunacak, ona neyin ne kadar yeterli olduğunu da bu sistem ve bu sistemin adamları karar verecek. Şimdilik imkan varken düşünmeyi bir deneyin, o sizleri doğrulara doğru zaten götürür...

Bu haftalık bu duygu ve düşüncelerle kapatalım isterseniz. Kendiniz ve sevdikleriniz için düşünün, doğruyu görmek ve uygulamak aslında o kadar zor bir şey değil.

Hoşça kalın, Dostça kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech