LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Yunanistan’da Türklerle yan yana oturmak dahi hainliktir13 Kasım 2019Cengiz Ömercengiz.omer8@gmail.com

Batı emperyalisttir, sömürgecidir, hırsızdır, yalancıdır, faşisttir, ırkçıdır, vicdansızdır, arsızdır, ikiyüzlüdür, zalimdir. Batı, böyle güç oldu ve gücünü sürdürmek için de böyle olmak zorunda olduğuna inandığı için dünyamızda kan oluk oluk akmaya devam ediyor. Dünyanın neresinde savaş, darbe ve karışıklık varsa, orada mutlaka emperyalist ABD ve AB vardır.

Toptan Batı düşmanı olmadığımı da ekleyeyim ki, fırsat arayan yerel faşistlerimiz beni toptancı zihniyetli Batı düşmanı olmakla suçlamasınlar. Tabii ki her şeyin kötüsü ve iyisi olduğu gibi, Batının da kötü tarafının yanında iyi olan tarafları da var. İnsan hakları ve hürriyeti, adalet, eşitlik, hayvan ve çevre duyarlılığı Batı’da edebiyatı çok yapılan değerlerdir. Bunların savunuculuğunu ve mücadelesini veren ciddi bir kesim de var Batı’da, ama ne yazık ki, tarih boyunca ağır gelen kesim, dünyaya hükmetmek ve bütün zenginliklerini sömürmek için bu değerleri de sömürü aracı olarak kullanan çıkarcılar olmuştur.

Birileri diyecektir ki, bugünkü Doğu’nun nesi var? Orada demokrasi, insan hakları, adalet mi var? Varsa insanları neden Batı’ya kaçıyor? Evet, günümüz Doğu’sunda da iş yok, çünkü buranın devletlerini idare edenler Batı emperyalistlerinin kuklasıdır. Yani mevcut Doğu’yu idare eden de mevcut Batı’dır. Aslında Batı’nın da Doğu’nun da en büyük düşmanı her yeri sömürmek isteyen küresel emperyalizmdir. Emperyalist zihniyet petrolün kokusunu aldığı her yeri ele geçirmek için bombalar, kaosa boğar, insanları yok eder, sonra oraya çöker. Buralardan kurtulmayı başaranlar da Batıya kaçmaya başlayınca sınırlarına duvar örer, savaş mağduru ettiklerini topraklarına almamak için Akdeniz’in dibine gönderir.

Demokrasinin ve Batı medeniyetinin beşiği olduğunu her fırsatta dile getiren ülkemiz Yunanistan da, mecbur olduğu bu çıkarcı Batı’nın (Avrupa ve ABD) dümeninde hızla ilerlemektedir. Emperyalistlerin uşaklığını yapan faşist zihniyet tarafından yönetilen Yunanistan’da tehlikeli bir şekilde yükselen mülteci, Türk ve İslam düşmanlığı bunun göstergesidir.

Her ne kadar liberal sağ/merkez partisi olarak kendini tanıtsa da aslında Yunanistan’daki bütün aşırı sağcı oluşumların anası olan Doğu Rum Kilisesi destekli Yeni Demokrasi Partisi iktidara geldikten sonra, Yunanistan’da artan göçmen ve özellikle (Batı Trakya) Türk-İslam düşmanlığı, küresel insanlık düşmanlarının uzantılarının bir ürünüdür. YDP Milletvekili ve Meclis Başkan Yardımcısı Haralambos Athanasiu’nun, “Böyle giderse Midilli adası kısa zamanda ikinci Rodop ili olacak" diyerek göçmenleri ve Batı Trakya Türklerini hedef alan provokatif açıklamaları bunun son örneğidir. Athanasiu, göçmen sorunu üzerinden Batı Trakya Türklerini Yunanistan için bir ‘tehdit’ ve ‘tehlike’ unsuru olarak gösterdi.

Son günlerde yerel medya ve siyasilerin Batı Trakya Türklerine yönelik ırkçı saldırıları da ülkemizde tehlikeli bir şekilde yükselen faşizmin bölgemizdeki son örneklerindendir. Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nin İskeçe’deki yeni şubesinin açılışına katılan Belediye Başkanı Çepelis ve üç Türk toplumu mensubu yardımcısının hedef gösterilmesi bariz bir örnektir ve ırkçı zihniyetin, Yunan siyasetçilerin Türk Azınlık insanının yanında olmasına dahi müsamahasının olmadığının göstergesidir. Bu ülkedeki faşist derin devlet mekanizması sadece Müslüman ve Türk vatandaşlarına değil, onlarla iyi geçinmek isteyen Hristiyan ve Yunan vatandaşlarına karşı da acımasızdır.

Azınlık haklarına sahip çıkan Türkler gibi, onlarla yan yana oturan Yunan siyasetçiler de hain ilan ediliyor bu memlekette. O kadar ki, Yunan asıllı gazeteciler bile Türklerin iyi taraflarını takdir edince hain ilan ediliyor. Taze bir örnek: Türkiye'deki kampların beş yıldızlı otel gibi durduğunu, Yunan adalarında bulunan göçmen kamplarının ise insanlık dışı olduğunu vurgulayan ve bir Yunan olarak utandığını belirten Bild muhabiri Lianna Spiropulu, ırkçı Yunan basını tarafından hain ilan edildi.

Türklere sempati duymanın dahi suç olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Irkçı zihniyetin zehirlediği bu ülkede Türkleri sevemezsiniz, övemezsiniz, onlarla dost olamazsınız. Dikkat buyurun, bu sistem sizden Türkleri sevmemeyi değil, aynı zamanda onlara düşman olmayı dayatıyor. Elinizden geldiği kadar onları her fırsatta kötülemek, onlara her türlü iftirayı ve kötülüğü yapmak adeta kutsal bir görev olarak benimsetiliyor. Türklerle mücadele şeytanla mücadele gibi öğretiliyor. Ortodoks Rum Patrikhanesine bağlı Yunanistan Kilisesi bunu en iyi yapan kurumdur. İnananlarını bu anlamda azılı bir şekilde fanatize etmek için gece-gündüz çalışmaktadır.

Özel ve özerk haklara sahip olan Batı Trakya Türklerinin kurum ve kuruluşlarını ziyaret edenlerin bu ülkede siyasi kariyer yapması mümkün değil. Hayatları mahvedilir. Bunların örneklerini saymakla bitiremeyiz. Kendi soydaşına bunları reva gören zihniyetin Müslüman Türk kimliği taşıyan vatandaşlarına yaptıklarını düşünün. Zaten durum ortadadır. Batı Trakya Türkleri tarafından seçildiği için hain olarak görülen Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’in cemaatle Cuma namazı kıldığı için “makam gaspı” suçlamasıyla geçen hafta 80 gün hapis cezasına çarptırılması zulmün devam ettiğinin delilidir.

Bitmedi, Batı Trakya Müslüman Türklerine yapılan haksızlıkları, tehditlere, adli ve mali baskılara aldırmadan cesurca dile getirmeye devam eden Türk basınını susturmaya yönelik görülmemiş baskıları artırması da faşist zihniyetin ırkçılıkta frenlerinin kopmak üzere olduğunu göstermiştir.

Batı Trakya Türklerini yok etmeye çalışan devlet zihniyetinin haksızca dayattığı sabık sözde müftüler, Millet’e ceza davasından sonra tazminat davası da açtı. Bunlara açtırılan ceza davası ile 15’er ay hapis cezasına çarptırılan Millet gazetesinin sorumlusu ve başyazarından toplamda 220 bin euro tazminat talep edilmektedir. Miktarın tahsil edilmemesi durumunda ise ikilinin birer yıl hapsi istenmektedir.

Devletin Batı Trakya Türklerine dayattığı (artık emekli) atanmış sözde müftülere sözde hakaret gerekçesiyle açılan ceza davasının sonucu şahsımın ve gazetemizin yazarı Feyzullah Hasankahya’nın 15’er ay hapis cezalarına çarptırılması ile sonuçlanmıştı. Anlaşmalara, Müslüman Türk Cemaatinin iradesine ve İslam’a aykırı bir şekilde devlet tarafından oturtuldukları makamda ehliyet, liyakat ve icraat açısından tartışılır hale geldikleri için solcu Çipras tarafından rızaları olmadan emekliye sevk edilen sözde müftüler, anlaşılan bu kez yine desteklendikleri Türk ve İslam karşıtı çevrelerin güdümünde açtıkları tazminat davası ile susturulmamız için kullanılmaya devam ediliyorlar.

Devlet, haksız bir şekilde işgal edilen müftülüklerde dayattığı ve Batı Trakya Türklerine karşı kullandığı müftüleri, toplum nezdinde kabul görmediği için “maşa”,“sahte” ve “sözde” müftüler olarak görüldüklerini yazan Millet gazetesinin yazarlarını “memurlarına hakaret” gerekçesiyle astronomik para ve hapis cezalarına çarptırıyor. Yani demek istiyor ki; benim dayattığım azınlık politikasını kabul etmeyenler her türlü cezaya hazır olsun. Benim dayattığım dini memurları kabul etmeyenlere, kendi dinlerini ayaklar altına alma pahasına benim rejimime boyun eğmeyenlere bu ülkeyi dar ederim.

Kendi memurlarının itibarına sahip çıkma gerekçesiyle Batı Trakya Türk basınına ceza yağdıran devlet mekanizması, aslında seçilmiş müftüleri “makam gaspı” suçlamasıyla cezalandırarak itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Bu şekilde onların arkasında duran toplumumuza gözdağı vermeye çalışıyor.

Memurunun itibarını koruma bahanesiyle toplumunun sesi olmaya çalışan Türk basınını cezalandıranlar, aslında seçilen müftülere ve onların şahsında onları seçen Batı Trakya Türklerinin dinine saldırmakta ve korku salmaya çalışmaktadırlar. Bilsinler ki, ne yaparlarsa yapsınlar, Batı Trakya Türkleri ne pahasına olursa olsun dini ve milli değerlerinden asla vazgeçmeyeceklerdir.
Yazarın Diğer YazılarıYunanistan’da Batı Trakya Türklerine “virüs” muamelesiEzanlarımızdan ne istediniz?Yunanistan’da “(Müslüman) göçmen avı” ve ardındaki kin(din)dar zihniyetYunanistan için en büyük “tehdit” Müslüman Türk kimliğidir'Bayrak bir milletin şerefidir'Güncel HaberlerTürkiye’den dönen öğrenciler 14 günlük karantina için otellere yerleştirildiKoronavirüs salgınında son 24 saatDünya Sağlık Örgütü: Koronavirüs aşısı minimum 12-18 ay uzaktaŞahinli iş adamlarından örnek davranışABD basını korona haberinde Hz. Muhammed'i örnek gösterdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech