LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Ulus-devlet sisteminden küresel sisteme muhayyel cemaatler28 Kasım 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Benedict Anderson, Türkçe’ye Hayali Cemaatler şeklinde çevrilmiş ama Muhayyel Cemaatler (Imagined Communities) denmesinin daha doğru olduğunu düşündüğüm eserinde, ulus-devletlerin aslında belli etnik veya ulusal kimlik tarafından oluşturulmayıp, tam tersi ulus-devletin siyasi bir mekanizma olma yönüyle içerisinde barındırdığı kimlikleri ortak çatı altında toplayıp muhayyel olarak ulusu oluşturduğunu belirtmekteydi.

Anderson eserinde ulus devleterin hayal edilmiş olmalarıyla ilgili şöyle der: Hayal edilmiştir, çünkü en küçük ulusun üyeleri bile diğer üyeleri tanımayacak, onlarla tanışmayacak, çoğu hakkında hiçbir şey işitmeyecektir, ama yine de herbirinin zihninde toplantının hayali yaşamaya devam eder.” Anderson burada bizi özellikle uyarıyor ki, cemaatlerin hayal edilmiş olması onların sahte oldukları anlamını taşımamaktadır. Anderson bu durumu şu örnekle açıklamaktadır:

“Bir roman çatısının basit bir kesitini ele alalım; adamın birinin (A) bir karısı (B) ve bir metresi (C) ve metresinin de başka bir sevgilisi (D) var. Bu kesit için şöyle bir zaman şeması kurabiliriz.

 

Zaman                    I                                       II                                         III

Olaylar        A, B ile tartışıyor               A, C’ye telefon ediyor            D barda sarhoş oluyor
                

                 C ve D sevişiyorlar                 B alışveriş yapıyor            A akşama evde B ile evde
                                                                                                           yemek yiyor
                                                            D bilardo oynuyor               C kötü bir rüya görüyor

(C)’nin (A) ile hiç karşılaşmayacak kadar başarılı olduğunu düşünelim. Burada (A) ile (D) arasında anlam verilemeyecek bir bağlantı bulunmaktadır. Aslında bu bağlantı, her ikisinin de Lübeck, Los Angeles’ta yaşıyor olmalarıdır ve bu toplumların sosyolojik gerçeklik anlamında bağı o kadar güçlüdür ki sokakta karşılaştıklarında aralarında bir bağ olduğu zannedilebilir”.

Anderson burada, aynı olay içerisinde rol oynamış ama birbiriyle zerre iletişime geçmemiş insanların nasıl oluyor da aynı çatı altında toplanabildiklerini açığa çıkarıyor. Bu durum ulus-devletin aslında yapay bir şey olduğunu gösteriyor, ama bunun kadar yapay olan bir şey daha var ki, o da küresel sistemdir.

--- -- ---

Küreselleşme ile ilgili tartışmalara bakıldığında genellikle küreselleşmenin doğal bir süreç mi yoksa proje mi olduğu, benzeşmeyi mi yoksa ayrışmayı mı tetiklediği gibi soruların döndüğünü görmekteyiz. Küreselleşme elbette ki doğal bir süreç olarak düşünülebilir, fakat günümüzdeki hali düşünüldüğünde, doğal süreç diye bir şey olsa da işin içine insan elinin mutlaka değdiği açıktır.

Zira ulus-devletlerde olduğu gibi küresel sistemde de bütün küreyi tek bir cemaat olarak bir araya getirebilecek mekanizmaların kurulduğunu görüyoruz. Ulaşım-iletişim araçlarının gelişmesi bunu başlatan unsurlardan olsa da özellikle sosyal medya bunun en önemli faktörlerindendir.

Yukarıda Anderson’un ulus-devletler için verdiği örneği aynı şekilde sosyal medyaya uyarlayabiliriz. Sözgelimi İtalya’da yaşayan bir Twitter kullanıcısı, bir Japon’un yönettiği hesaptan paylaşılan bir Tweet’i retweet etmiş olabilir, o Tweet’in altına da bir Senegalli yorum yapmış olabilir. Sonrasında o Senegalli’nin yorumuna dünyanın birçok yerinden insan cevap vermiş olabilir hatta o cevap çok ciddi bir tartışmaya bile dönüşmüş olabilir fakat İtalya’da yaşayan adamın ne Japon’dan ne de Senegalli’den haberi vardır. Üstelik o tartışmanın başlamasına belki de kendisi retweet yaparak katkı sağlamış olabilir.

Küreselleşmenin bu şekilde insan müdahalesiyle seyreden bir süreç olduğu görülmektedir. Bu anlamda insanın davranışlarının da içerisinde bulunduğu muhayyel cemaate (sanal/sosyal medya) göre şekillendiğini söylemek mümkündür.

Yazarın Diğer Yazıları"Artık dünya böyle, biz ne yapalım?" diye soruyorlarErkekler öldü!Batı Trakya’da genç yokturRefleksif Sosyoloji’den Arif Sosyoloji’yeKitap izlemek ve film okumakGüncel HaberlerEtiyopya'da Aksum Krallığı dönemine ait kayıp şehir bulunduDoğu Akdeniz'deki yetki alanlarının belirlenmesinde adaların rolüİngiltere erken seçim için sandık başındaBM'den Türkiye-Libya mutabakatına ilişkin açıklamaİdadiye Azınlık İlkokulu Aile Birliği’nden bilgilendirme
© MİLLET MEDYA 2019 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech