LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Toplumun ‘Starbuck’laşması (mı?)19 Aralık 2019Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Son birkaç sene içerisinde sosyal medyada kahve mağazaları zinciri Starbucks’ın dünya çapında ne kadar geliştiğiyle ilgili istatistikleri sık sık görmeye başladık. Burada dikkat çeken şey Türkiye’nin 400’ün üzerinde Starbucks şubesi barındırmasıyla listenin zirvelerini görmesidir. Bunun yanında ise İtalya’da hiç Starbucks şubesi bulunmayıp son yıllarda bir tane açılması ise bir diğer dikkat çekici unsur. Bununla ilgili küreselleşmenin artması ve dünyada moda rüzgârlarının New York’tan esmesini göz önünde bulundurmak, durumun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

En azından Batı Trakya’ya göz atacak olursanız, neredeyse herkesin gün içerisinde çok fazla kahve içtiğini, hatta bu kahveleri dışarıdan aldığını, fakat buna rağmen bir Starbucks’a ihtiyaç duyulmadığını görürsünüz. Bu anlamda, aşağıda Türkiye’nin güçlü kahve kültürü olan ama bu kahve kültürüne sahip çıkamadığı görülecektir.

Kamuoyunda Türkiye’nin bu kadar fazla şubeyi barındırması genellikle “Statü elde etmek için Starbucks’a gidiliyor”, “Starbucks bardağı olimpiyat meşalesi gibi taşınıyor” gibi ifadelerle yorumlanıyor. Bunun ötesinde Starbucks’taki kahvelerin aşırı derecede pahalı olduğu, bunun yanında tatlarının “zift gibi” olduğu söylenmekle birlikte, sırf statü sevdası uğruna o kadar para verilip zift gibi kahveye katlanıldığı ifade ediliyor.

Peki, bu tespitler gerçekten yerinde tespitler mi, yoksa Starbucks’ı bilmeyen insanlar tarafından yapılmış yanlış tespitler mi? Birkaç yanlış bilgi dışında Starbucks hakkında söylenenlerin sonuç itibariyle doğru olduğu söylenebilir, ama bunlar görünen resim şeklinde bize doğru gözüküyor. Resmin yapılış sırasında ve öncesindeki durumla alakalı kimse bir bilgi sahibi olmadığı için ortaya çıkan resmin neden öyle olduğu yönünde de hiç kimsenin bir bilgisi yok.

Öncelikle yanlış bilinen bilgilerden bahsedecek olursak, bunlar ilk başta Starbucks kahvelerinin çok pahalı olduğu ve tatlarının zift gibi olduğu şeklindeki bilgilerdir. Starbucks’ta başka hiçbir yerde bulamayacağınız kadar ucuz kahveler bulabileceğiniz gibi kahvelerin çoğunun tadı da zift gibi değil tam tersi şekerlidir. Ritzer’in dediği gibi “İçeceklerinin birçoğu tatlı, aromalı, bol kremalı ve köpüklüdür. Aslında kahve içmeyi pek sevmeyenleri hedef alan kahvelerdir. Starbucks, ürünlerinin pazarını genişletmek için kahveyi çocuksulaştırmıştır... Starbucks geçmişte hep kötü kahvelerin içildiği ve güçlü bir kahve kültürünün olmadığı yerlerde büyük bir başarıya ulaştı (örneğin 800’den fazla dükkanıyla Japonya). Ancak Starbucks’ın, yüksek kaliteli kahveleri olan ve zengin kahve kültürüne sahip ülkelerde başarılı olma şansı hâlâ çok güçtür (hatta yoktur), (örneğin, İtalya, Fransa ve Türkiye)”. Ritzer burada her ne kadar Türkiye’yi de Starbcuks’ın başarılı olmasının zor olduğu ülkeler arasında saymış olsa da, bu cümleleri yazdığı dönemde Türkiye’deki Starbucks şubelerinin sayısının 100’den biraz fazla olduğunu bilmek gerekir. Sonrasında bu şubelerin sayılarını 4 kart arttırdığına yönelik Ritzer acaba nasıl bir cevap verirdi?

Tam da burada, yani Starbucks kahvelerinin çocuksu olduğunun ifşa edildiği yerde ortaya çıkan resimle ilgili bazı bilgiler de gün yüzüne çıkmaktadır. Basitçe söyleyebiliriz ki, Türkiye’de insanların Starbucks’ı bu denli tercih etme sebebi veyahut Starbucks’ın bu derece muzaffer olma sebebi aslında insanların kahve zevklerinin olmamasıdır. Eğer statü elde etme meselesi tartışılacaksa bu bağlamla birlikte tartışılmalıdır.

Burada yazdığım cümlelerde “zengin kahve kültürü”nü “acı kahve”yle özdeş tuttuğuma dikkat çekmek isterim. “Kahveyi şekerli içen kahveden anlamaz” gibisinden bir şey iddia etme amacında değilim, ama kahve tiryakilerinin çoğunun kahveyi şekersiz ve tamamen sade tercih etmelerinden yola çıktığımızda neden böyle bir bağlantı kurduğum anlaşılacaktır.

İyi, ama Avrupalılar tarafından “Korkunç Türklerin” içtiği siyah ve acı içecek, ne oldu da bu ülkelerin başını çeken İtalya’da benimsendikten sonra Türkiye’de gözden düştü? Burada garip bir duruma daha dikkat çekmek istiyorum: Bir zamanlar Avrupalıların “acı” diye garip karşıladıkları içeceğe bugün Türkler “zift” diyerek karşı çıkıyor. İlk dönemde Avrupa’da herhangi bir kahve kültürünün bulunmadığını, bu yüzden öteki olarak gördükleri Türklerin kahve kültürünü garip karşıladıkları görülmektedir. Şimdi ise asırlardır devam eden kahve kültürünü kaybetmeye başlamış bir Türkiye’yi görüyoruz. Eskiden Avrupa’nın yaptığını bugün Türkiye, öteki olarak gördüğü dünya sistemine -belki de- oksidentalist bir tavırla yapıyor.

Şu an dünya sisteminin uyguladığı sömürü stratejileri hiçbirimizin kabul edebileceği şeyler olmasa da, ülkede kaliteli kahve yapan neredeyse hiçbir mekân yokken Starbucks’ın müşterisi olmak, McDonalds’ın, Microsoft’un veya Android’in müşterisi olmaktan başka bir şey değildir. Bu durumda -her ne kadar dünya sisteminin aygıtlarından biri olsa da- Starbucks’a ve onun müşterilerine tepki göstermek ötekiye (dünya sistemine) karşı bir mağlubiyet psikolojisinin sonucudur.

Hülasa, ülkede gidilen her kahve dükkânı kaliteli kahve yapsaydı, Starbucks İtalya’da olduğu gibi veya Yunanistan’ın çoğu şehrinde olduğu gibi Türkiye’de de şube açmaya cesaret edemeyecekti. Ancak, şu an kahve kültürünü yitirmiş bir toplum bütün bu gerçeklerin bir sonucu olarak kahve içmek için Starbucks’ı tercih etmektedir. Ülkede kahve zevkine sahip bir avuç insan da zaten başka yerlerde köpüklü yapmayı bile başaramadıkları kahveyi içmektense Starbucks’ın en azından sade ve kaliteli filtre kahvesini içmeyi tercih etmektedir.

Yazarın Diğer YazılarıGöçmenin poğaçayla, akademisyenin de göçmenle tanışmasıDevletlerin göçmen algısını belirleyen nedir?‘Azınlık’ kavramının klasik kategorileştirilmesine bir eleştiriBatı Trakya’da sosyo-kültürel yapının bölünmesi, kutuplaşması ve dağılmasındaki iç sebeplerSosyal medyada mikro-faşizmGüncel HaberlerYassıköy Belediyesi muhalefetinden “maaş bağışı” önerisiAB Kovid-19 tedbirlerini onayladıKoronavirüs salgınında son 24 saatDünya genelinde Kovid-19 vaka sayısı 750 bini geçtiYassıköy Belediye Başkanı Önder Mümin’den örnek davranış
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech