LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Yaptıklarımızla mı, söylediklerimizle mi anılmak istiyoruz?12 Ocak 2020Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Bu hafta biraz azınlık eğitimi, biraz da azınlık çocuklarının eğitimi ile ilgilenelim dedik. Bu konuda zaten ağzı olan konuşuyor ama pratikte her defasında sınıfta kalıyoruz.

Çok konuşuyor az iş yapıyoruz sanki… Bakıyor ama görmüyor, işitiyor ama duymuyor, dokunuyor ama hissetmiyoruz gibi sanki biraz olayları.

İçinde yaşadığımız ve birlikte baş etmeye çalıştığımız problemleri görüyor fakat çözümü başkalarının bulmasını bekliyoruz. Kendi şehrinin temiz olmasını isteyen kişinin temizliğe kendi evinin önünden başlaması mantığını hiçe sayıp hareket ediyoruz sanki.

Azınlık okulları kapanıyor, ama biz suçu başkalarına yıkmak için çaba gösteriyoruz. Köylerde yaşayanlar çocuklarını şehir okullarına getirirse, bir çocuk yeterli deyip nüfusa katkıda bulunmuyorsa, kenarda köşede ince siyaset yapıp azınlık okullarını övüyor ama kendi çocuklarını devlet okullarına gönderiyorsa, o zaman bu devletin haksızlıklarına topyekûn nasıl cevap verebilir, bu konuda birlik içinde nasıl hareket edebiliriz? Başkalarına karşı olamasak bile biraz kendimize karşı dürüst olabilsek, belki de bu konuda ileri bir adım daha atmış olacağız, ama herkes başkalarının adımlarına bakıyor sanki ardından gidecekmiş gibi.

Azınlık eğitimi diyoruz, çocuklar kendi ana dillerini çok iyi konuşabilmeli ve kendi dilinde eğitim alabilmeli diyoruz, evde zaten yeterince Türkçe konuşuyoruz diye cevap veriyor. Azınlık okulları boş kalmasın diyoruz, azınlık okullarında güzel eğitim verilmiyor diyor birileri. İşte tam burada da tuzağa düşürülmüş olduğumuzun bir türlü farkına varmıyoruz. Aslında azınlık okullarında bu güne kadar yeterli derecede Türkçe değil, yeterli derecede Yunanca dersleri verilmedi ya da verilmek istenmedi. Peki, biz bundan rahatsız olduğumuzu kaç kere dile getirdik? Ya da toplanıp bunu bir yerlere şikâyet ettik mi hiç?

Farkında olmalı insan, başka türlü farkındalık yaratamazsın. İnsanoğlu kendisinin, hayattaki olayların ve gidişatın farkında olabilmeli, yaptıkları ve söyledikleri ile örnek olabilmeli. Düşünebilmeli mesela, sadece sisteme boyun eğmek değil gerektiğinde birlikte şaha kalkabilmeli. Çünkü sistem duymayacak kadar sağır, görmeyecek kadar kör insanlar ister karşısında, aldanmayalım. Aldandıkça aldatmaya çalışıyor insan.

Bu gidişatla bilgisi olmayıp da fikri çok olan nesiller yetişiyor, her şeyi oturduğu yerden bildiğini zannedip de tüm bunları masa başından çözebileceğini zanneden insanlar yetişiyor. Bu durumda da tabii ki kendisini değiştirmekten aciz ama dünyayı değiştirmeye çalışan nesiller türüyor her yerde.

Yapmayın arkadaşlar, kendinize zarar vermekten vazgeçin artık. Özeleştiriyi ilk kendinize yapmayı öğrenin, yanlışlarınızla birlikte yaşamayı öğrenin, hayatında yanlış yapmamış, üzülmemiş, utanmamış, korkmamış insanlarla ne işimiz olabilir Allah aşkına.

Azınlık eğitimi ile Azınlık çocuklarının eğitimini de ayrı tutalım lütfen. Birinde kendi okullarımızda verilen eğitim, diğerinde Yunanca dilini öğretmek için faaliyet gösteren devlet mekanizmaları. Her ikisi de bu çocukların gelişimi ve geleceği için olabilir fakat sonuçta hedefe bakmak gerek. Bu hedefin bizlere yararı ve zararı nedir bunu araştırmak gerek. Devletin her hamlesinde “durun bekleyin bakalım görelim neler olacak’’ sözleri artık bize zarar vermeye başladı. Bekleme lüksümüz çoktan ortadan kalktı. Beklemekle, görmekle geç kalındığının farkına varıp hareket etme zamanının en iyi şekilde kullanılması da bizim elimizde, ama nedense bir türlü başlatan yok.

Yazımızın başında da dediğimiz gibi kendimize sormamız lazım, yaptıklarımızla mı yoksa söylediklerimizle mi anılmak istiyoruz, bunu düşünmemiz gerek. Yapmak istediklerimizi ilk kendimizden, etrafımızdan başlatabilsek belki de bu toplum bize daha fazla güvenir ve arkamızdan gelir. Bu da ileride belki güçlü bir hortum misali birçok insanı içine çeker.

Örnek olabilmek ne güzel bir şey. Dünyayı değiştirmeden önce kendini değiştirebilen, etrafındakilerin güvenini kazanabilen insan, ne güzel insan...

Arkadaşım Dr.Sebahattin Abdurrahman’ın “Lozan’dan Günümüze Batı Trakya Azınlık Okulları’’ kitabının tanıtımında soru cevap bölümünde sorulan sorular, getirilen eleştiriler, verilen öğütler tabii ki insanın kendini bağlar, ama bununla birlikte örnek de teşkil eder. Mesela Başkonsolosumuzun ve bölgemizde bulunan diplomatların, buralarda birkaç sene kalmalarına rağmen çocukları için azınlık okullarını seçmeleri ne güzel bir örnek. Hatta ilköğretimine burada başlamış devamında eğitimine farklı ülkelerde devam etmiş büyükelçiler bile mevcut.

Demek ki neymiş? Azınlık okullarında yetişmiş bir çocuk, eğitimine her yerde devam edebiliyor ve önemli yerlere gelebiliyormuş. Bu azınlık çocukları için de geçerli tabii ki. Onun için velilerin bir defa değil, bu konuyu defalarca düşünmeleri lazım. Yapılan her yanlış gelecekte karşımıza felaket olarak çıkmaması için verilen kararların yerli yerinde olması şart olmuştur artık. Burada iğneyi kendimize batırdığımızda, hissedilen acının farkına vardığımızda zaten çuvaldızı başkalarına batırmaktan vazgeçeceğiz. Hayatın gidişatı ile sistemin yönlendirmek istediği gidişatın, bu şekilde farkına da varmış olacağız. Bunu yapmak bu kadar zor mu?

Zaten ömür dediğin nedir ki? Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti yarın meçhuldür, o halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.

O sebepten dolayı yaptığımız her hatayı şeytana yüklemek yerine, bazı konularda şeytana ayakkabısını ters giydirebilecek duruma gelmemiz gerekiyor.

Hayırlı hedefler veya hayırlı tıraşlar, beyin sizin, kafa sizin, yüz sizin, istediğiniz gibi kullanın.

Haftaya görüşmek ümidiyle hoşça kalın, dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerEyalet Meclisi toplantıyı bugün telekonferansla yapacakYunanistan ekonomik krize rağmen hızla silahlanıyorAntonis Liakos: Macron'un İslam'a yönelik politikası saldırgan ve hakaret ediciMaske kullanmayan 438 kişiye polis ceza kestiOPEKA açıkladı: Yardım paraları yarın hesaplara yatacak
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech