LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Öğretmenler kurulunda veli temsilcileri de konuştu !13 Şubat 2020

Rodop-Meriç İlleri Selanik Özel Pedagoji Mezunu Öğretmenler Derneği’nin 12 Şubat 2020 Çarşamba günü gerçekleşen seçimli olağan genel kurulda ilk defa öğrenci velileri tarafından seçilmiş temsilciler davet edilerek öğretmenlere konuşma yaptılar.

Genel kurula davet edilen Encümenler Birliği Derneği Başkanı Ercan Ahmet, Gümülcine 1. Azınlık İlkokulu (İdadiye) Aile Birliği Başkanı İsmail Dikili ve Yassıköy Azınlık İlkokulu Aile Birliği Asbaşkanı Pınar Köse kurula hitap ettiler.

Birlik beraberlik mesajları veren veli temsilcileri konuşmalarında azınlık eğitimi, azınlık okulları ve sorunları ile ilgili şunları belirttiler.

ENCÜMENLER BİRLİĞİ DERNEĞİ BAŞKANI ERCAN AHMET

Değerli başkanım sevgili yönetim kurulu üyeleri değerli öğretmenler.

Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ki velilerin temsilcisi olarak Encümenler Birliği Derneği Başkanı olarak aranızda bulunmaktan dolayı mutluyum. Davetleri için sayın başkana ve yönetim kuruluna çok teşekkür ediyorum.

Kendi öğretmen arkadaşlarımla da yaptığım konuşmalarda öğretmenlik tarifini değişik şekillerde yapıyorlar ama benim en hoşuma giden bir iki tanesinden sizlere bahsetmek istiyorum. Öğretmen öncelikle idealisttir.

Biz bunu böyle bildik böyle biliyoruz, böyle de bileceğiz. İdealleri yolunda çalışan ve öğrencisinin kaderini değiştiren tüm öğretmenler birer hayat mimarıdır. Ayrıca öğretmen sadece bilgi veren kişi değil, öğrencisindeki cevheri tespit edip onu açığa çıkaran ve onu işleyen kişidir öğretmen. Çocuğu yönlendiren kişidir. Toplumun mimarlarıdır öğretmenlerimiz. Onun için öğretmenlerimizle ne kadar gurur duysak ne kadar saygılı davransak azdır. Akademi öğretmenleri olarak ilk mezunlar gelmeye başladığından itibaren zor zamanlar geçirmediniz. Bunu gördük ve hep beraber yaşadık. Ben son 5-6 yıldır toplumun içinde devamlı geziyoruz, konuşuyoruz. Böyle bir sorun olduğuna inanmıyorum. Biz veliler olarak size olan güvenimiz sonsuzdur. Öğretmenlerimizin en zor şartlar altında en iyi şekilde çaba sarf ettiğini görüyoruz. Bu da bizleri utandırıyor çünkü size en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı bırakıyoruz. Çocuklarımızı size emanet ediyoruz ve sizin ilkokulu öğretmenleri olmanız vesilesiyle bu çok önemlidir. Ayrıca siz azınlık okullarında görev yapan azınlık öğretmenleri olduğunuz için sizin göreviniz bir kat daha fazla artıyor, sizin omuzlarınıza ekstradan bir yük daha biniyor.

Bazen yönetim kurulunda arkadaşlarla konuşurken başkan diyor ki; veliler olarak öğretmenlerden talep ediniz varsa istekleriniz öğretmenlerimiz buna açık ve bunu bekliyor. Başkan genel kurula hitap ederken taleplerimizi söylüyor. En önemli talebimiz sizin bir öğretmen olarak mesleğimi icra ederken derdinizin sadece 3 veya 4 saat okula gitmek olmasın. Eğitim azınlıkta en önemli davadır. Azınlığın en önemli davası olduğu için veliler olarak sizin birer dava adamı olarak hareket etmenizi istiyoruz. Çünkü üç kişiyi bir araya toplanıp konuşsak en önemli konumuz nedir dediğimizde eğitim diyoruz. Bunu bu şekilde algılamamızı istiyoruz. Biz veliler olarak üzerimize düşen bir şey varsa gerçekten yapmaya hazırız, sizinle birlikte çalışmaya hazırız.

Şimdi bazı kötü niyetli çevrelerden şunu çok sık duyuyoruz. Buna güçlü bir cevap vermeniz gerektiğine inanıyoruz. Bazı kötü niyetlilerin en iyi yaptıkları şey senin çocuğun çok akıllı, aman onu azınlık okuluna gönderme. Azınlık okulu kötü bir okuldur. Azınlık okulunda Türkçede öğrenemez Yunancada öğrenemez. Yazık çocuğun geleceğini karartma biz bunun böyle olmadığını çok iyi biliyoruz ve bu konuda da siz öğretmenlerle birlikte çalışmak istiyoruz. Bunlara tam tersini göstermeli ve ispat etmeliyiz. Çünkü görüyoruz ve biliyoruz ki öğretmen toplumda önemli. En başarılı bir bilim adamının bile bir İlkokulu öğretmeni vardır. Dolayısıyla size gelenler tertemiz beyinler tertemiz bir sayfalardı. Oturup onları istediğiniz gibi yönlendirin. Az önce size söylediğimiz gidi onların içindeki cevheri dışarı çıkarın ve çocuklarımıza iyi bakın. Çocuklarımızı sevin çünkü sevgi her şeyden önemlidir.

Uzun yıllar önce bir profesör sosyoloji bölümündeki öğrencilerine bir ödev veriyor. Ve diyor ki; şu şehirdeki kenar mahallelerde olan okullara gidin ve orada şu kadar öğrenciye test yapın onlarla görüşün. Çocuklarla yapılan görüşmelerin sonunda bize bir rapor yazın. Yapılan görüşmeler sonucunda rapor hazırlanıyor ve deniliyor ki; bu çocukların geleceği karanlık. Bu çocuklarda başarı görülmüyor. Eğitim şartları kötü, okul kötü. Kenar mahalle ekonomik şartları kötü, dershaneye gidemiyor. Onun için başarı şansı görmüyoruz.

25 yıl sonra başka bir profesör bu çalışmayı görüyor ve ben bu çalışmayı devam ettireyim diyor. Öğrencileri görevlendirir ve diyor ki; bu öğrencileri bulunuz, onları araştırınız bakalım ne durumdalar. Yapılan araştırmalar sonucunda görüyorlar ki %90'a yaklaşan bir başarı var. Bu sonuç profesörün çok dikkatini çekiyor neden nasıl oldu diye. Ama bütün öğrenciler konuşmalarında bir öğretmenden bahsederler. Profesör bu öğretmeni merak ediyor ve aramaya başlıyor. Hayatta olduğunu öğreniyor ve gidip buluyor. Öğretmene bu zor şartlar altında o kötü mahallede o varoş mahallede sen bu başarıyı nasıl elde ettin diye soruyor. O öğretmen de cevabı çok basit diyor. Çünkü ben çocukları, öğrencileri çok sevdim. Sizden beklediğimiz budur.

Tabii sorunlar yok değil, her şey güllük gülistanlık da değil. Kitaplar konusu zaman zaman açıklamalar çıkarıyoruz bu konuda. Bu sizi ilgilendiren bir konu değil ama Yunanca programındaki kitaplarla ilgili yaptığımız çalışmalar ve görüşmeler var. Maalesef bazı okullarda uygulanıyor. Bu konularda sıkıntılarımız var ve öğrenci velilerinin şikayetleri var. Bölgesel toplantılar yapmaya başladık. Bu toplantılar sonucunda bir rapor hazırlanacak. Hem sizinle hem basında paylaşacağız hem de bakanlara göndereceğiz. Çocuklarımızın üzerinde hiç kimsenin siyaset yapmaya hakkı yoktur. Azınlık insanı veliler eğitimin iyileştirilmesini istemeye başladı ve anladığımız kadarıyla birileri de bundan rahatsız olmaya başladı. Ama şunu da açıkça ifade etmek istiyorum ki; kimse kusura bakmasın rahatsız etmeye devam edeceğiz ve sessiz durmayacağız.

Ayrıca iki dernek olarak yaptığınız toplantıdan çıkan ve yapılan açıklamaya da değinmek istiyorum. Müfredat konusu kanunlarla belirlenmiş ve tarafları belli bu konuya hiç girmek istemiyorum. Yalnız “Tmima Endaksis” ”Özel Kaynaşma Sınıfı” istiyoruz diyoruz. Fakat ben üzülerek söylemek istiyorum. Şikayet olarak bunu alın. Biz 2016 yılında İdadiye azınlık İlkokulu'nda okul müdürümüzle konuşup anlaştık. Dedik ki; ”Özel Kaynaşma Sınıfı” bizim okulumuza açılsın. Aynı şekilde Yenice Mahalle İlkokulu'ndan da böyle bir talep oldu.

Üzülerek söylüyorum ki, belediye meclisinde konu görüşülürken bu sınıfın açılmasını isteyen 8 tane devlet okulu da vardır. Diğer okulların hepsi tamam dedi sadece bizim “azınlık okullarımızın öğretmen kurallarından” olumsuz karar çıktı ve gerekçelerini de burada söylemek istemiyorum çünkü utanıyorum.

Azınlık eğitimi ve azınlık okulları için encümenlik kurumunun ne kadar önemli olduğunu siz çok iyi biliyorsunuz. Ama bu kurumun da iyi çalışması için seçilmiş arkadaşların gelmesi de oldukça önemlidir.

Sizden ricamız lütfen okullarımızda velilerimize encümen seçimleri yaklaştığında bilgi verin ve uyarın. Bütün okullarımızda encümenlerin seçimle işbaşına gelmesi için siz de yardımcı olun. Netice itibarıyla bu okulları birlikte yönetiyoruz ve hepimizin sorumluluğu var. Çalışkan, üretken arzulu encümenlerinin seçilmiş olması okul müdürleri ve öğretmenlerin de işini kolaylaştırdığını inanıyorum”.

İDADİYE AZINLIK İLKOKULU AİLE BİRLİĞİ BAŞKANI İSMAİL DİKİLİ

Değerli davetliler, Herkesi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

Ben bu tür konuşmalara alışkın değilim, hatalarım olursa lütfen mazur görün.

Bugün bu kürsüden, herkese haddim olmayarak birlik ve bütünlük, tek yumruk olma mesajı vermek istiyorum. Bunu dolaylı yoldan da anlatıp, derinden mesaj da verebilirdim ama direk söylemeyi uygun görüyorum.

BİR olmamız lazım, İRİ olmamız lazım, DİRİ olmamız lazım, yek ses ve vizyon sahibi olmamız lazım. Ama bunun yanında eğitimli, daima uyanık ve bilgili olmamız da şart.

Kendi aklımızı kendi gücümüzü kendimiz için kullanmalıyız. Aksi takdirde; birileri gelir bunları yani bizim enerjimizi kendisi için kullanır!

Özellikle, eğitim benim için ilk sıradadır, çünkü eğitim olmazsa hiçbirşey olmaz!

Son zamanlarda tam da birliğimizi bozmak isteyenlerin istediği olmaya başladı. Biz kendi kendimizi sorgular, kendi kendimize bölünür olduk.

Değerli ağabeylerim, kardeşlerim.

Anaokullarında anadilimizi maalesef öğrenemiyoruz. Buna bir şekilde katlandık katlanıyoruz bakalım nereye kadar. Fakat özellikle ilköğretimde, okullarımızda, eğitimimizde çok ciddi sorunları karşımıza getirmeye başladılar.

Artık çok uyanık olmamız şart.

Kütüphanelerimizde kitap kalmadı, anadilimiz olan Türkçe kitaplarını tek tek yok ettiler. Çoğu okullarımızda kütüphane bile yok.

Tam gün eğitim (yeni moda olan) diye bir şey çıkarttılar. Hedef Türkçe müfredatı derslerinin azalmasıdır. Bize bunu dayatarak tüm branş derslerini engelliyorlar( ikinci – üçüncü yabancı dil (örnek olarak İngilizce, Fransızca, Almanca) drama eğitimi, bilgisayar ve teknoloji eğitimi robotik kodlama gibi).

Ve ilaveten, İngilizce öğretmenleri normalde Türk olması, azınlık mensubu olması gerekmekteydi o da artık yok.

Özellikle başarısız, kendine bile faydası olmayan Yunanca öğretmenlerini başımıza musallat ediyorlar (tabii hepsi olmayabilir).

Peki bunlar ne yapıyor?  Birkaç öğrenciyi kendine hedef haline getiriyor, devamlı onlarla uğraşıyor, ders yapmıyor ki zaten yeteneksiz. Aile de sonra bunlardan hesap sorunca (işte neden ders yapmıyosunuz, çocuk hiçbir şey öğrenemiyor diye.  Ya devlet okuluna git! ya da Devlet okulu ile burasını karıştırıyorsunuz! deyip bizi kendi içimizde çelişkiye düşürmek istiyor. Veya hedef haline getirdiği çocukları kullanıp , bunlar varken ben ders yapamam deyip , o aileyi veya aileleri  birşekilde dışlayıp sınıfı da ikiye bölmeyi parçalamayı planlıyor).

Hatta daha da ileri gidiyorlar, artık azınlık okullarına azınlığı tanımayan veya tanımak istemeyen azınlığın dinini dilini kültürünü bilmeyen Yunanca öğretmenleri seçiyorlar. Bunlar da çocuklarımıza artık hristugennayı (İsa Peygamberin doğumununu) sanki ortak bir bayramış gibi işlemeye başlıyorlar ya da başlayacaklar. Ağaç süsleme çalışmaları da bu girişimlerin başladığını ispatlıyor.

Sırf Müslüman oldukları için azınlık mensubu olan ve Yunanca programını uygulayan öğretmenleri de hem Yunan Anayasası, hem Avrupa Birliği kriterleri hem Birleşmiş Milletler uyarılarını hiçe sayarak bir yasa ile azınlık okullarından, okullarımızdan uzaklaştırdılar.

Cuma günleri ile ilgili zaten biliyorsunuz. Şuan İskeçe bölgesinin okullarının büyük bir kısmını maalesef Cumadan camiden uzaklaştırdılar. Bunun bir yasal düzenlemeye oturtulması şart. Ama onu da yapmak istemiyorlar.

Bakınız, azınlık okullarında bir şekilde geride kalmış çocuklarımıza onları diğer çocukların seviyesine getirebilelim diye ZEP denilen eğitim kuşağı sınıfını getirmiyorlar.

Özel durumda (raporlu) olan çocuklara ayrı sınıf kurabilme fırsatı vermiyorlar. Bu ikisi için Türkçe ve de Yunanca ders verebilecek öğretmenler var. Az önce bahsettiğim gibi bir yasa ile bunu düzene sokacaklarına bunu sonlandırdılar. Hem pedagoji hem SÖPA mezunu öğretmenlerimizi bu programlarda kullanabilirdik!

Birlik olmayı inşallah artık becerebiliriz. Aksi takdirde gidişat iyi değil. Herkes kendini kendi çocuğunu, kendi geleceğini garantiye alma derdine düşüyor. Hasetlik diz boyu!

Gümülcine ve İskeçe başta olmak üzere yakında büyük köylere de seçmeli Türkçe dersli devlet okulları yapılması istenir buna da hazır olalım.

Anaokullarından çıkışta (bittiğinde) birçoğumuza nasıl tekliflerle geldiklerini biliyorsunuz, bunları duyuyoruz! Ama unutmayın ve araştırın!

Bazı ailelerimiz devlet okullarına pek meraklı. Aman dikkat!

Devlet okullarına giden azınlık öğrencileri hangi muameleyi görüyor? Onları ayırıp hangi sınıflara koyuyorlar? Bunları araştırın, sorun lütfen. Son pişmanlık fayda etmez!

İlkokullardaki göç ne kadar bileniniz vardır  %30 un üzerinde. % 50 olunca iş bitmiş olur. Buna istinaden de üniversite başarı oranımız da %25 in altında.

Bakınız, ben yıllar önce Rodos’a gittim. Orada bir Türk ile sohbet etme fırsatım oldu. Bizim şuanki durumuzu bile kıskanıyorlar.  Adam dedi ki, ‘’Biz devlet okullarına gide gele asimile olduk. Oğlum bir Yunan kız ile evlendi. Başta farkına varamadık ama düğün nerede nasıl olacak diye derdimiz vardı. Sonra düğün yapmadık en azından biz öyle biliyoruz’’ dedi ve devam etti. “Ve kız hamile kaldı, çocuk erkek. Şimdi de ismi ne olacak, vaftiz olacak mı olmayacak mı?’’ İsmini ortak bir isim bulmuşlar koydular. Vaftizi de bilmiyorum kız belki gizli mizli yaptırmıştır!’’ şimdi evladım sorun şu dedi; “sünnet olacak mı olmayacak mı?”

Biz de bu hale gelmeden uyanalım derim!

Değerli büyüklerim, en başta söylediğim gibi birlik ve beraberlik çok önemli.

Bakınız hayvanseverler baskı oluşturup hayvan hakları için yasa çıkarttırabiliyorken, yeşilciler baskı oluşturup yasa çıkarttırabiliyorken biz eminim daha fazlayız. Biz de haklı olarak leyhimize yasa çıkarılması için baskılar kurup bunu sağlayabiliriz.

Bir fıkra var bilirsiniz “Bir aslan ve 3 öküz” Biz de bu öküzler gibi aslana kanmayalım, bir olalım BİRLİK olalım.

Birleşip yükselmek; yükselip birleşmekten iyidir.

Başta bize bu fırsatı verdiği için SÖPA Mezunu Öğretmenler Derneğimize ve dinleyen herkese teşekkür etmek istiyorum.

Her okulumuza aile birliği kurulmasını ısrarla istiyorum. Biz İdadiye Azınlık İlkokulu Aile Birliği olarak her zaman yardıma varız.

3 Azizler Derneği ve SÖPA Mezunu Derneği ile çok olumlu toplantılar yaptık, yapacağız. Son olarak çıkan ortak bildiriyi de önemsiyoruz ve de devamı için destek vereceğimizi belirtmek istiyorum. Buna katkıda da bulunmuşsak ne mutlu bize.

Son olarak, sevgili azınlık mensubu gazetecilerimizden tekrar herkesin huzurunda ve herkesin affına sığınarak rica ediyorum. Lütfen devamlı azınlık okullarını gündemde tutacak haberler yapın. Biliğimizi bozulmadan tekrardan sağlamlamamız lazım. Siz benden daha iyi bilirsiniz; kötü haber haberdir! iyi haber reklamdır ! Teşekkürler.

YASSIKÖY AZINLIK İLKOKULU AİLE BİRLİĞİ ASBAŞKANI PINAR KÖSE

Bizler Yassıköy Azınlık İlkokulu Aile Birliği olarak bugüne kadar özenle yaptığımız çalışmalar sonuç verdiğini göz önünde bulundurarak bu zorlu yola devem edeceğimize kararlıyız.

Her şeyden önce tüm okullarımızda bizim çocuklarımız sunulan imkanlardan yararlanmalı, eğitime en iyi şekilde devam etmeleri hem Türkçe hem Yunanca derslerde başarılı olmalarını temenni ediyoruz.

Diğer HaberlerRejim İdlib'e saldırılarında ağır kayıplar verdiAlmanya'da bir Türk'ün polis kurşunuyla yaşamını yitirmesi protesto edildiKuzey Makedonya Meclisi feshedildiKathimerini: Doğu Akdeniz'de kazanan Türkiye olduGümülcine Belediyesi 8 köyde alt yapı çalışmaları yapacak
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech