LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Batı Trakya’da sosyo-kültürel yapının bölünmesi, kutuplaşması ve dağılmasındaki iç sebepler19 Şubat 2020Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Bir toplumdan veya en azından sosyal bir gruptan bahsedildiği zaman, toplumu toplum veya grubu grup yapan birtakım unsurlar üzerinde durmak gerekmektedir. Bu unsurları kısaca üyelerin kendi aralarında uzlaşmış oldukları temel değerler olarak tanımlayabiliriz. Her toplumun iyi veya kötü, uygun veya sakıncalı gördüğü bazı davranışlar ve olgular vardır. İnsanların geneli bir konunun iyi olduğu veya kötü olduğu yönünde anlaşmaya vardıysa, gerçek anlamda anlamlı bir birliktelikten bahsedilebilir. Kabul edilen bu unsurlara merkezi değerler diyeceğiz.

Peki, ne oluyor da zaman zaman bu merkezi değerlerde çözülmeler oluyor, ne oluyor da toplum ikiye bölünüyor hatta ikiye bölünen parçaları birbirine karşı kutuplaşıyor? Daha öncesinde herkes merkezi değerleri kabul ederken, ne oluyor da bir anda bunlardan cayanlar oluyor? Bu konuda eğer “merkezi” değerlerden bahsedeceksek bir de merkezi olmayan “çevre”den bahsetmek gerekecek.

Konumuz itibariyle konuşacak olursak kendi toplumumuzun dağılmasını sağlayan en önemli unsurlardan merkezde toplumun kendisi değil de elit bir kesimin bulunmasıdır. Edward Shils’in Merkez ve Çevre isimli makalesinde de belirttiği gibi “Toplum daha çok eşitliksizci oldukça, merkezi değer sistemine matuf güçlü bir rıza daha az ihtimal dahilinde olacaktır. Özellikle, çok aşırı hiyerarşik toplumlarda olduğu gibi, zirvedekiler ile onların altındakiler arasında geniş ve aşılmaz uçurumların olduğu yerde keyfiyet budur. Hakikaten otoritenin kullanıldığı ve değerlerin ifadesini bulduğu merkezden uzaklaştıkça, onaylama derecesi kaçınılmaz olarak kesafetini kaybeder”.

Batı Trakya’da da mevcut durum bir kesimin, hatta birkaç kişinin kendilerini hiyerarşinin en tepesinde konumlandırmasıyla birlikte, olan biten her şeyi kontrol altına alma arzusuyla halkı kendisinin çok altında görmesinden ibarettir. Daha net ifade edecek olursak, toplumun bütünlüğü için elzem olan merkezi değerlerde uzlaşma şartı, birilerinin hiyerarşide en tepede bulunma arzusundan dolayı toplumun geneli çevreye dağılmış ve böylece merkezde birleşmek imkansız hale gelmiştir.

Batı Trakya’nın bu acı gerçeği bize, sorunun ilk başta kendi içimizde olduğunu göstermektedir. Elitlerimiz bu konuda bize toplumun düzgün yönetilebilmesi gerektiği yönünde itirazda bulunacaktır, ama toplumun düzgün yönetilmesinin basiretsiz, gafil kişiler tarafından olmasının imkansız olduğunu söylemek zorundayım. Bu toplumda daha önce de liderler, elitler vardı, ama bu kişiler toplumun merkezi değerleriyle barışık bir şekilde, toplumun dert ettiği meseleleri dert etmiş kişilerdi. Hiçbirinin iktidar arzusu, dahası iktidar koltuğundan menfaat arzusu yoktu.

Diyeceğimiz o ki, elitlerimizin yaptığı en büyük elitlik, davranışlarını toplumun merkezi değerleri çerçevesinde değil de kendi beğenileri çerçevesinde bir şeyleri tanzim etmek ve şekillendirmek olduğu takdirde, dağılma ve çözülme sürecimiz devam edecektir. Dışarıdan gelebilecek tehlike ne olursa olsun, bu tehlikenin tesirli olması içimizin ne kadar dayanıklı olduğuyla doğru orantılıdır.
Yazarın Diğer YazılarıKarantina günlükleri ve birkaç notGöçmenin poğaçayla, akademisyenin de göçmenle tanışmasıDevletlerin göçmen algısını belirleyen nedir?‘Azınlık’ kavramının klasik kategorileştirilmesine bir eleştiriSosyal medyada mikro-faşizmGüncel Haberlerİskeçe Müftülüğü yardım kampanyası başlattıIMF: Koronavirüs pandemisi benzeri görülmemiş bir ekonomik krize neden olduDrogba'dan 'aşı' tepkisi: Afrika bir test laboratuvarı değildirAlmanya ve Hollanda'da Müslümanlara hoparlörden ezan jestiTürkiye'den Miçotatakis'e 'göçmen' cevabı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech