LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 14001 Şubat 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

BENCİ-LİK İLE BENCİL-LİK
Görüyorsunuz ya ‘’ben’’ aslında her yerde var. Vücudunuzdakiler tabii ki size ait, onun farkındayız, biz toplum içindeki ‘’benlerden’’ bahsediyoruz. Batı Trakya belki de dünyanın  ‘’ben’’ kelimesinin tescilini almış ve onaylı olarak kullanan tek bölgesi. ‘’Ben’’ de varım değil yanlış anlaşılmasın, sadece ben varım. Ben de sizin yanınızdayım değil, herkes benim yanımda. Dedik ya tescilli ve marka olmuş bir kelime bu ‘’ben’’. Kessen kesemezsin, atsan atamazsın. Bir türlü çoğula alıştıramadık bu kahrolası kelimeyi, neyse ki 29 Ocak Birlik ve Dayanışma gününü kutlama gecesinde, liderlerimizin çoğu birlik ve beraberlik mesajları verdi de rahatladık. Tek Çetin vekilim karamsar kaldı. Tek o, bu partilerden yakınan, azınlığın problemlerinin çözülmesinin zor olduğunu savundu. Halbuki hani nerede problemler, nerede sayın vekilim, düzelmiş herşey, sen farkında değilsin, azax reklamında camın görünmez olduğu gibi, görünmez olmuş problemler. Çok şükür Allah’ıma artık sesimizi duydu. Sakın ha bundan sonra farklı bir temizleyici marka kullanmak yok. Azax, o kadar.

TEK PROBLEM EĞİTİMDE
O da neymiş, Azınlık okullarının başından Azınlık kelimesi kalkacakmış, ama durun biraz ya, 5 haftadan beri yazıyoruz biz zaten, hem milletvekilimiz bu konuda araştırma da yapıyor, kimbilir belki de artık Azınlık lakabından kurtulur, hükümet bize Çoğunluk lakabını takar, belli mi olur? Durun biraz daha acele etmeyin, çünkü her ne hikmetse biz zaten bize atılan her ipi tutuyoruz ve her defasında ipin çürük olduğunu kuyunun dibine indiğimizde anlıyoruz. Bu seferlik de ne olur kuyunun başında bakalım şu ipe yahu...

“EĞER ÜLKENİ KURTARACAK BİR LİDER BEKLEMEKTEYSEN, BEN SİZE BİR ŞEY ÖĞRETEMEMİŞİM DEMEKTİR” Kemal Atatürk
Atam tabii ki beklemiyoruz, bizimkiler zaten başımızda, hemde her iki taraftan da. Yani kısacası biz bu konuda çok şanslıyız atam. Çünkü sen bir defa, biz her defasında bu memleketi zaten kurtarıyoruz. Unutma ki, biz seçmeninin yarısı kadar memura, çok yönlü çalışan insanlara, yapabileceğinden daha büyük sözler veren ve her defasında neden yapamadığına dair ispatlara sahip olan liderlere, en önemlisi de herşeye inanan saf yürekli bir topluma sahibiz. Sabretmesini seven ve beceren bir toplum. Aza kanaat eden ve son zamanlarda o azı da bulamayan bir topluma sahibiz. Neticede atam biz çok kültürlü, çok memurlu ve çok liderli bir toplumuz, onun için zaten her şeyimizi halledecek ve her problemimizin peşinden koşacak insanları olan bir topluluğuz. Bizim koşmamıza gerek yok, bizim işler beklemekle de oluyor... Başımız çalıda ya, vücudumuzun diğer bölümleri pek te önemli değil zaten... Onu da çalıdan çıkarıp daha sıcak olur bahanesi ile devekuşları gibi toprağın altına soktular ya neyse...Yani senin de dediğin gibi bekleme, olacaksan kendi probleminin kendi memleketinin lideri kendin ol sözleri burda çok tehlikeli, aman ha kimse duymasın...

MEMLEKETTEN SONRA ODUNLARA GEÇEYİM BİRAZ DA
Yok yok siz de hemen tersinden alıyorsunuz işi canım. Ben gerçek odunlardan bahsediyorum odun kafalılardan değil. Bu sene biliyorsunuz gaz bayağı bir pahalılandı. İran Avrupa’ya ambargo koyma haberinden sonra çok daha pahalı olacağa benziyor. Çünkü Yunanistan petrolün % 40’nı ve daha fazlasını zaten İran’dan alıyor. Peki oduna karşı olan istek % 100 artarsa ne olacak? Ki zaten arttı ve odun sıkıntısı çekilmeye başlandı bile, odunda da fiyatlar artmaya başladı, pelet dersen aynı şey. Kısacası anladığımız o ki, bu sene bu sobaların ve odunların satılması lazımdı, seneye daha fazla istek olunca da tabii doğal olarak odunun fiyatında da büyük bir artış yaşanacak. Dikkat ettiyseniz bu sene Ormaniye balkan köylerinde yaşayan vatandaşlara bile hakkı olan odunu vermedi. Bilmiyoruz belki kesemediğinden belki de Avrupa kararlarına uymak zorunda kaldığından. Her yaz bu kadar ormanın yanıp kül olmasından sonra belki de kalanları koruma amaçlı alınan bir karar bu, kimbilir? Demek istediğimiz o ki, seneye galiba hepimiz hem zor hem de pahalıya ısınacağız gibi görünüyor. Birbirimizi ısıtabilmek için kalabalık ortamlarda buluşmamız daha ekonomik olacak. Ha işte birlik beraberliğin nasıl yapılabileceğini de bulmuş olduk bu arada. Allah razı olsun bu odunlardan yahu...

BENZİN FİYATLARINDA YAKINDA TÜRKİYE’Yİ BİLE SOLLAYACAĞIZ
Hadi eğlence, kahve ve içeceklerde (tabii nerede içeceğine de bağlı) Avrupa’nın en pahalı ülkelerinden biri olduğumuzu biliyoruz. Ama en azından depoyu doldurduğumuz benzinle gidip gelmeye çalışıyorduk bunca zamandır Türkiye’ye. Herhalde bir kaç haftaya kadar depoları doldurmak için sınır geçmeyi bekleyeceğiz. Bir yakıtta ucuzduk, ona bile tahammül edemedik, illaki Türkiye’yi  geçmek zorundayız sanki. Bir dur kardeşim, bir dur, bu kadar acele etme. Daha doğal gaz da gelecek bak şehrimize, yaşarsak ve burdaysak bayağı bir rahat edeceğiz yahu... Her konuda gerilerden takip ederken en azından pahalılıkta ön sırada olalım bari, kimbilir gün gelir de birşeyler satmaya karar verirsek en azından burda herşeyin pahalıya gittiğini herkes bilsin anlasın, yaa... Avrupa’ya duyurulur. Duydun mu Troyka?

NE MÜBAREK HAYVAN BU TAVUK
Avrupa Birliğinin Yunanistan’la olan müzakerelerine uyarlasan uyar, Yunan devletinin Azınlıkla olan ilişkilerine uyarlarsan yine uyar. Doğru ya, yumurtanın geleceği yerden yemi neden esirgeyesin ki? Nasıl olsa besleniyorsun, bu yumurtayı bize vermek zorundasın, aksi halde kaput, işini ona göre tut dermiş gibi bir de gözdağı. Vay vay ve yine vay vay. Al işte sana iyi ilişkiler. Tabii dışarıya yansıyan belki de altın yumurtlayan bir tavuk, ama perde arkasındaki fırında pişmiş bir tavuk. Düşün taşın, sonuçta gidecek olan senin başın...

Bu haftaki fıkramıza beş kala, hepinize hayırlı bir hafta daha temenni ediyorum. Herşey gönlünüzce olsun diyerek fıkramıza geçiyorum...

Yetenekli Öğrenci
İlkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen "çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin bakayım" dedi. 10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı. Öğretmen yanına geldi. Resim kâğıdının üzerinde bir sinek duruyordu. Çocuğun bu sinekten şikâyetçi olduğunu zanneden Öğretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadığını fark etti. Bu bir sinek resmiydi. Öğretmen şaşkınlıkla sordu:

- Sen mi yaptın oğlum bu resmi?
- Evet öğretmenim.
- Peki, bir de at resmi yap bakayım.

Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki. At, sanki kâğıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı.
Şaşıran öğretmen:

- Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir.

Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım, dedi.

Son dersten sonra Ahmet’le beraber yola koyuldular. Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler. İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş, üzerinde yorganı bir adam yatıyordu.
Öğretmen konuşmaya başladı:

- Geçmiş olsun efendim.
- Teşekkürler.
- Ben oğlunuzun...
- Allah kahretsin oğlumu.
- Aman böyle söylemeyin, yaptığı resimler...
- Onun yaptığı resimler yerin dibine batsın.
- Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun...
- Yeteneğine başlatmayın şimdi.
- Peki, ne oldu, niçin böyle kızgınsınız oğlunuza?
- Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim.
-Bu eşşeoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çizmiş...
-Kimlere armağan etsek acaba?
-Valla ben kimselere armağan etmiyorum, sonra hep yanlış anlaşılıyor…

Bu haftalık da bu kadar değerli dostlar. Hoşça kalın Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech