LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Osmanlı Devleti'nin Batı Trakyalı Sadrazamı08 Mayıs 2020Harun Halilharunhalilgr@gmail.com

Tarihin incelenmesini yararlı ve gerekli kılan şudur: Gözlerinizin önünden çeşitli örnekler geçer, bunlar arasında kendiniz ve memleketiniz için yararlı olanları seçebilirsiniz. (Romalı Tarihçi Titus Livius)

Osmanlı tarihçisi Naima’nın Tarih-i Naima eserine göre, doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Nasuh Paşa Batı Trakya’nın Gümülcine şehrinde doğmuştur. Zülüflü Baltacılar Ocağı'nda eğitim almış, saraydan “Müteferrikalığa” kadar yükselmiş ve “Divan-ı Hümayun Çavuşluğu” görevinden sonra Zile “Voyvodalığına” gönderildikten kısa süre sonra İstanbul'a dönerek “Kapılar Kethudası” ve “İmrahorluk” görevlerini yapmıştır.

Gümülcineli Nasuh Paşa 1603’de Halep Valiliğine atandıktan sonra burada “Celali İsyanları” ile uğraşmış, 1606’da Diyarbakır Valiliğine atanmasının ardından Bitlis hâkimi olan Şerefhan’ın kızı ile evlenmiş ve kayınbabası yoluyla önemli bir servet edinmiştir. Burada eyalet sipahi gücü olarak 5000 atlı mükemmel bir süvari birliği kurup yetiştirmiştir. Daha sonra 1611 yılında Mısır Valiliğine tayin edilmiş fakat Kuyucu Mustafa Paşa Diyarbakır’da vefat edince Sultan I. Ahmed’in fermanı ile sadrazam olarak atanmıştır. Sultan I. Ahmet döneminde 5 Ağustos 1611 ile 17 Ekim 1614 tarihleri arasında Osmanlı Devletinde “Sadrazamlık” görevinde bulunmuştur.

Sadrazam Nasuh Paşa 1611 tarihinde İstanbul‘a dönerken günümüzde Nallıhan ilçe merkezinin bulunduğu yerde konaklamıştır. Bir vadi içindeki bağlık, bahçelik ve ormanlık bu alan çok hoşuna gitmiş ve buraya kırk odalı bir han, bir hamam ve bir camii yaptırmıştır. O günden itibaren “Nallıhan” ilçe merkezi gelişmeye başlamıştır. Sadaret makamına geldikten sonraki ilk icraatı İran-Safevi Devleti ile bir Barış Antlaşması imzalamış, antlaşmaya kendi ismini verilmesinden dolayı tarihe “Nasuh Paşa Antlaşması” olarak geçmiştir. Ertesi yıl 1612’de yanında İran elçilik heyeti ve Şah I. Abbas‘ın her yıl tazminat olarak ödemeyi kabul ettiği 200 yük ipekle Payitahta dönmüştür.

İlerleyen yıllarda Nasuh Paşa’nın kendisine aleyhte tavır gösterenlerin yerine, liyakat sahibi olmayan görevlileri atadığı için Şeyhülislam Hocazade Mehmet Efendi, devlet ricali ve Sultan I. Ahmed ile arası bozulmuştur. Osmanlı Devleti içerisinde meydana gelen olumsuz olayları Padişahtan saklaması bardağı taşıran son damla olmuş ve 1614’te görevinden azledildikten sonra idam edilmiştir. Osmanlı Devlet geleneğinde devlet görevlisi görevde iken idam edilmez ancak görevden alındıktan sonra idam edilmekteydi.

Tarihçi İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Nasuh Paşa'nın özelliklerini Osmanlı Tarihi adlı eserinde şöyle bahsetmiştir: “Müşekkel, ilim ve fazilet sahibi; iyi görüşlü, zeki, natuk ve aynı zamanda cesur ve cömert idiyse de hiddetli, kalp kırıcı ve garazkâr” olduğunu ifade etmiştir. Sadrazam Nasuh Paşa sadrazamlık yaptığı yıllarda Osmanlı Devletine hizmet ederek katkıda bulunmuş fakat ilerleyen yıllarda Devlet kademelerine liyakat sahibi olmayan kişileri ataması devlete zarar vermeye başlamış, dolayısıyla Sultan I. Ahmet devletin bekası için Nasuh Paşayı idam ettirmiştir.

 

Notlar:

Celali İsyanları: Celâlî isyanları, 16. ve 17. yüzyıllarda, Osmanlı yönetimindeki Anadolu'da Yavuz Sultan Selim döneminde başlayan ve IV. Mehmed dönemine kadar devam eden zaman zarfında devlete karşı ekonomik, sosyal, askerî ve siyasî nedenlerle ayaklananlara verilen addır.

Divan-ı Hümayun Çavuşluğu: Osmanlı İmparatorluğu döneminde, padişah, sadrazam ve kimi yüksek aşamalı devlet görevlilerinin oluşturduğu meclis.

İmrahor: Osmanlı'da padişahın atlarına bakmakla görevli olan saray görevlisiydi.

Kapılar Kethüdası: Osmanlı döneminde, devlet büyüklerinin buyruğunda çalışan, onların birtakım işlerini gören kimselere verilen isim.

Sadrazam: Osmanlı Dönemindeki Başbakan

Voyvodalık: Malî bir terim olarak, vergi gelirine sahip kimselerden aldığı yetkiyle kendi namına ya da bir başkası adına vekâleten vergi tahsil eden görevlileri nitelemektedir.

Müteferrika: Osmanlı sarayında çeşitli işler yapmakla görevli kimselerin genel bir adlandırması olup diğer hizmetlilerden farklı olarak soy ve mevki açısından seçkin şahıslardan seçilenler ve muayyen bir işle değil değişik hizmetlerde görevlendirilenler için kullanılır. Ayrıca Vezir ve Beylerbeyilerin maiyetindeki hizmetlilere de müteferrika denilmiştir.

Nasuh Paşa Antlaşması: 20 Kasım 1612 tarihinde Osmanlı Devleti ile Safevî Hanedanı'nın idaresindeki İran arasında imzalanmış bir antlaşmadır.

Nallıhan: Nallıhan, Ankara ilinin bir ilçesidir. Ankara'ya 160 km uzaklıkta, tarihi İpek Yolu güzergâhında yer almaktadır. Nallıhan adını yakınından geçen Nallı Suyu ve Osmanlı Sadrazamlarımdan Nasuh Paşa'nın yaptırdığı handan almıştır.

Zülüflü Baltacılar Ocağı: Osmanlı devlet teşkilatında, sarayların muhafız kıtalarına verilen isim.

--- -- ---

Kaynakça:

- Danişmend, İsmail Hâmi, Osmanlı Devlet Erkânı, Türkiye Yayınları, İstanbul 1971.

- Naima Mustafa Efendi, Tarih-i Naima, II. Cilt, Zuhuri Danışman Yayınları, İstanbul 1967.

- Tektaş, Nazım Sadrazamlar Osmanlı’da İkinci Adam Saltanatı, Çatı Yayınları, İstanbul 2002.

- Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi, III. Cilt, 2. Kısım, XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2011.

Yazarın Diğer YazılarıFransız idaresinde Batı Trakya (1919-1920)Yarının medeniyetini bugünden inşa etmekTarihten ders alarak emin adımlarla geleceğe yürümekTarih bir çeşit ilaçtırSultan II. Abdülhamid’in İskeçe’deki İzleri 4Güncel HaberlerGalatasaray'dan George Floyd paylaşımıLibya ordusu Hafter milislerini kovalamaya devam ediyorMescid-i Nebevi pazar gününden itibaren kademeli olarak açılacakPolisin bir siyahiyi öldürmesiyle karışan Minneapolis'te sokağa çıkma yasağıTrump, ABD'nin DSÖ ile ilişkisini sonlandırdığını açıkladı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech