LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Müzik Üzerinden Ulus Devlet Eleştirisi: “İtalyan Hissetmiyorum”08 Mayıs 2020Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

İTALYAN HİSSETMİYORUM[1]

Ben G. G., Milano’da doğdum ve yaşıyorum
İtalyan hissetmiyorum
Ama iyi ki veya ne yazık ki olmuşum

Affedersiniz başkan
Bu benim hatam değil
Ama bizim bu vatanımızın
Ne olduğunu bilmiyorum.
Yanılıyor olabilirim
Belki de güzel bir fikirdir
Ama korkarım meydana gelecek olan
Kötü bir şiirdir.

Affedersiniz başkan
Büyük bir ihtiyaç duymuyorum
Milli marşa
Üstelik biraz da utanıyorum.
Oyunculara gelince
Onları yargılamak istemiyorum
Bizimkiler bilmiyor
Ya da mütevazı davranıyor.

İtalyan hissetmiyorum
Ama iyi ki veya ne yazık ki olmuşum

Affedersiniz başkan
Küstahça gelip
Söylersem hissetmediğimi
Herhangi bir mensubiyet.
Ve Gribaldi[2] hariç
Diğer şanlı kahramanlar
Herhangi bir sebep görmüyorum
Onlar adına gururlanmak için.

Affedersiniz başkan
Ama kafamdaki fanatizm
Siyah gömleklerin içinde
Faşizm zamanlarındakidir.
Güzel bir günün doğduğu
Bu demokraside
Size iltifat etmek
Hayal gücü gerektirir.

İtalyan hissetmiyorum
Ama iyi ki veya ne yazık ki olmuşum

Bu şiir dolu
Güzel ülkenin
Birçok talebi var
Ama bizim Batı dünyamız
Hiç oralı bile olmuyor.

Affedersiniz başkan
Ama bizim bu devletimiz
Sizin temsil ettiğiniz
Bana biraz mahvolmuş gibi geliyor.
Aynı zamanda da çok açıktır
İnsanların gözünde
Her şeyin hesaplandığı
Ve hiçbir şeyin işlemediği.

Uzun yıllardan beri süregelen
Geleneğe göre İtalyanlar
Herhangi bir tartışmaya
Çok düşkün olacaklar.
Parlamentoda bile
Ateşli bir hava var
Birbirlerini katlediyorlar
Ve sonunda değişen bir şey olmuyor.

İtalyan hissetmiyorum
Ama iyi ki veya ne yazık ki olmuşum

Affedersiniz başkan
Kabul etmelisiniz ki
Sahip olduğumuz sınırlardan
Daha fazlasını söylemeliyiz.
Ama yenilginin haricinde
Biz ne isek oyuz
Bizim de bir geçmişimiz var
Unutmayacağımız.

Affedersiniz başkan
Ama biz İtalyanlar
Belki de sadece
Spagetti ve mandolinden ibaretizdir.
İşte burada tepem attı
Gurur duyuyorum ve bununla övünüyorum
Rönesans’ın ne olduğunu
Yüzüne böyle yüzüne vuruyorum.

İtalyan hissetmiyorum
Ama iyi ki veya ne yazık ki olmuşum

Bu güzel ülke
Belki biraz akıldan yoksun olabilir
Belki biraz karmaşık fikirleri vardır
Ama başka bir yerlerde doğsaydım
Daha kötü olabilirdi

Affedersiniz başkan
Şimdiye kadar bir sürü şey söyledim
Ama bir gözlemim daha var
Önemli olduğuna inandığım.
Yabancılara göre
Belki biraz daha az inanıyoruz
Ama daha çok anlıyoruz
Dünyanın bir tiyatro olduğuna.

Affedersiniz başkan
Memnun kalmadığınızı biliyorum
‘İtalya, İtalya’ diye ağlıyorsam
Bu sadece maçlardadır.
Ama biraz ölmemek için
Biraz da belki de tökezlememek için
Avrupa'yı yarattık
İtalya’yı da yaratıyoruz

İtalyan hissetmiyorum
Ama iyi ki veya ne yazık ki olmuşum

İtalyan hissetmiyorum
Ama iyi ki veya ne yazık ki olmuşum
iyi ki veya ne yazık ki
İyi ki
İyi ki olmuşum

-Giorgio Gaber

 

[1] Başlığını Türkçe ‘İtalyan Hissetmiyorum’ şeklinde çevirdiğimiz şarkının orijinali ‘Io non mi sento Italiano’ olup İtalyan Komedyen Giorgio Gaber tarafından söylenmiştir. https://www.youtube.com/watch?v=5M7OnukqHxg adresinden alınmıştır.

[2] İtalyanların en önemli kahramanları arasında gördükleri, İtalya’nın birleşmesi fikrini savunan asker, lider ve yazar.

“İtalya’yı yarattık şimdi sıra İtalyanlarda”
-Massimo d’Azeglio

 

Ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte ulusun mahiyeti, karakteri, organizasyon biçimi sorgulanmaya başladı. Kimilerine göre uzun yıllardan beri süregelen bir fenomendi ulus, kimilerine göre ise muhayyel, icat edilmiş bir şeydi. İkinci kategoriye bir de sömürü amaçlı kurulduğunu veyahut ulusu ilerlemenin kaçınılmaz sonucu olarak görenleri de ekleyebiliriz. Ulusun ne olduğuyla ilgili tartışmalar devam ededursun biz Gaber’in şarkıdaki ifadeleri üzerinden bir sosyolojik denemeye girişelim.

Gaber hiç şüphesiz İtalyan olmanın kendisine dayatılmasından şikayetçi. İtalyan hissetmediğini ise açık açık belirtiyor. Gramsci’nin, yüzde yüz rızanın olduğu yerde hegemonyanın en iyi işlediği yönündeki görüşünü hatırlayalım. Manuel Castells de ulus devletlerde kimliğin inşası sürecinde hakim meşrulaştırıcı kimliği tarif ederken Gramsci’ye atıfta bulunuyordu. Hakim kimlik, öncesinde meşru görülmeyen birçok şeyi yurttaşların rızasıyla meşrulaştıracaktı. Ulus yaratılmış bir şeyse eğer, bunun hegemonyası da yurttaşların rızasıyla mümkün olacaktır.

Gaber ise buna rızası olmadığını açık bir şekilde beyan ediyor. “İyi ki veya ne yazık ki” bir şekilde İtalyan olmuştur ama İtalyan hissetmez. Dahası Billig’in banal milliyetçilik kapsamında gördüğü milli marşı da reddeder. Burada açıkça bir siyaset- siyasal ayrımını müşahede ediyoruz. Fransızca’da her iki kavram da politique iken, başlarına la ve le artikelleri getirilerek la politique, isim haliyle siyaseti; le politique, ise sıfat haliyle siyasal olanı ifade ediyordu. Siyaset halkın içinde bulunan bir şey iken, siyasal ise halka dayatılan bir şeyi –ulusal kimliği- niteleyenin sıfatıydı.

Gaber ‘ulus’un kahramanlarıyla gurur duyduğunu açıkça belirtir fakat bunlar arasında birini hariç tutar ki, o da Gribaldi’dir. Gribaldi, bir zamanlar İtalyalar olarak bilinen ülkenin İtalya haline gelmesinin baş aktörü olarak bilinir ve İtalyanların milli kahraman ilan ettiği kişidir. Ancak Gaber için savaşta canını vermiş kahramanlar övgüyü hak ediyorsa Gribaldi bunların dışındadır, sonuçta savaşı kazanan halkların halk haline getirilerek eritilmesinin baş aktörüdür Gribaldi.

Gaber ayrıca ülkenin (halkın) talebi olduğundan söz eder fakat Batı’nın buna da hiç kulak vermediğinden yakınır. Burada halktan yana olduğunu kesin olarak bildiğimiz Gaber bu yakınmasıyla aslında başlarına gelenin müsebbibi olarak Batı aklını gösterdiğini görüyoruz. Hobsbawm’ın da Devrim Çağı’nda milliyetçiliğin modern dönemde ortaya çıktığı yönündeki görüşlerini hatırladığımızda Gaber’in ne demek istediği anlaşılacaktır.

Hobsbawm’la devam ettiğimizde Geleneğin İcadı’nda, Gaber’in “ama biz İtalyanlar belki de sadece spagetti ve mandolinden ibaretizdir” demesinin üzerine ekleme yaparcasına, “modern haliyle bu merasimler, ancak geç on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın ürünüdürler. Eski gibi görünen ya da eski olma iddiasındaki ‘gelenekler’in kökenleri sıklıkla oldukça yakın geçmişe dayandığı gibi, bazen bu geleneklerin icat edilmiş oldukları da açık bir gerçektir” der. Kamusal merasimler spaghetti veya mandolinden ayrışır Gaber’e göre çünkü bunlar modern devletin ürettiği ve yine Billig’in ifadesiyle ulusun devamlılığını teminat altına alan fenomenlerdir.

Son olarak, “biraz ölmemek için biraz da belki de tökezlememek için Avrupa'yı yarattık İtalya’yı da yaratıyoruz” diyerek Massimo d’Azeglio’nun o meşhur vecizesini kulaklarda tekrar çınlatır. Hülasa, İtalya ve diğer tüm ulus devletler “ölmemek” veya “tökezlememek” için inşa edilmiş –belki de icat edilmiş ya da hayal edilmiş- ‘siyasal’ yapılardır.

***

Şarkı metni dışında bir de yazarın kendisine değinecek olursak, bir Türkiye penceresinden bakıldığında yazarın ulus ve milliyetçilik tartışmalarına hakim bir teorisyen gibi mevcut durumu şarkısına yansıttığı görülür. Bu, yazara özgü bir şey midir yoksa İtalya’da –ve diğer (Yunanistan’da olmasa da) Avrupa ülkelerinde- ulus devletin ve milliyetçiliğin bu yönü biliniyor mu? Zira Türkiye’de ve Yunanistan’da milliyetçiliğin hangi boyutundan bakılırsa bakılsın veya milliyetçilik hangi boyuttan eleştirilirse eleştirilsin halkın bu tartışmalardan bihaber sadece meydana gelen olaylar üzerine eleştiride bulunduğu ya da hegemonik yapıyı savunduğu görülür. Her şeyden öte İtalya’nın milliyetçi yönü her ne kadar nam salmış olsa da böyle bir şarkının varlığı, dahası destek görmesi, hegemonya’nın kırılmaya başladığını gösterir.

Ofis
Yazarın Diğer Yazıları“Korona bana bir şey yapmaz”ın sosyolojisiUlus olmak ya da paranoid şizofreniye yakalanmakKatolik MüslümanlıkGeorge Floyd cinayeti sonrası ırkçılık karşıtı gösterilerin yapısökümüKültür değişmesine karşı bayram temizliğiGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde çeyrek finale yükselen son takımlar belli olduÇavuşoğlu, Yunanistan-Mısır arasındaki son anlaşmayı değerlendirdiMiçotakis Mısır ile yapılan anlaşmanın 'meşru' olduğunu savunduAB: Üye ülkeler Türkiye ile ilişkilerin güçlendiğini görmek istiyorKoronavirüs salgınında son durum
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech