LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Kültür değişmesine karşı bayram temizliği29 Mayıs 2020Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Kültür değişmesi şüphesiz tarihin her döneminde görülen bir gerçektir. Ancak, kültür değişmesinin çeşitli boyutlarla gerçekleştiği görülür. Bazen zorunlu, bazen serbest; bazen dışarıdan bazen de içeriden. Modernleşme üzerinden konuşacak olursak, Avrupa’nın modernliği, halkın kendi içerisinde, halkın bizzat kendisi tarafından oluşturulan bir şey olduğu için buna modernlik demişler. Bir Türkiye örneğinde ise devlet eliyle dışarıdan modernleştirme görüldüğü için buna da modernleşme demişler. İlki, serbest iken ikincisi ise zorunlu.

Bu ikisi arasında dile getirilen fark ise genellikle zorunlu kültür gecikmesi sonucunda edinilen alışkanlıkların özümsenmediği. Daha teknik bir dille “Manevi kültür öğelerinin maddi kültür öğelerine yetişememesi”, bunun akabinde de ‘Kültür Gecikmesi’ dediğimiz durumun ortaya çıkmasıdır. Kültür gecikmesinin anlaşılması için birkaç örnek verilecek olursa; trafik kuralları olmasına rağmen araçların yayalara yol vermemesi veyahut telefon icat edildikten sonra telefonda konuşabilmemize rağmen bir konuşma adabını bilmememiz söylenebilir.

Tarihin akışında bu gibi örneklere rastlamak fazlasıyla mümkün. İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde de, salgını kontrol altına almak amacıyla yürürlüğe giren uygulamaların insanların hayatlarını ne şekilde değiştireceği konuşulur oldu. Pandemi sonrasında, tecrübe edilen kısıtlamalar insanlara ne şekilde yansıyacak?

--- -- ---

Bununla ilgili her sene bayram öncesi yapılan bayram temizliğinin pandemi sürecinde de yapılıp yapılmadığı ve neden yapıldığıyla ilgili ufak çaplı bir nitel araştırma yürüttüm. Ancak bu araştırmanın herhangi bir bilimsellik iddiası taşımadığını, yalnızca meselenin bir yüzünü görebilmemize yardımcı olacağını söylemeliyim. Yunanistan’da resmi bir yasak olmadığı için, dolayısıyla ziyaret durumunda bir cezayla karşılaşılmayacağı için dört günlük sokağa çıkma yasağı bulunan Türkiye’yi örneklem olarak seçtim.

Değişik şehirlerde bulunan yedi kişiye yasağa rağmen Bayram temizliğinin neden yapıldığını sorduğumda genel olarak bayram temizliğinin misafir için değil bayram için yapıldığı söylendi. Temizliği misafir için değil bayramın kendisi için yaptıklarını belirten T.Ö. “Biz yaptık ama temizliği misafir için değil bayram için yapıyoruz biz”  (T.Ö.) şeklindeki net tavrıyla yasak her ne kadar bayramın asli unsurlarından biri olan ziyaretleri engellese de bayramın kendisine engel olamadığını belirtmiştir. Buna ek olarak R.Ç. de bayramın iyice ritüel halini aldığını, dolayısıyla da misafir olsun olmasın bayramın kendisinin yaşanacağını söylemiştir: “Biz temizlik yaptık. Ama misafir gelecek diye değil, bayram var diye. Baklava da açtık. Sanırım bu geleneksel bir hal aldı. Kimse gelmese de o baklava açılacak, temizlik yapılacak en güzel kıyafetler giyilecek.” (R.Ç.).

Bunun yanında temizliği imanın şartı olarak gördüğü için yaptığını belirtenler de olmuştur. Bu anlamda Ramazan bayramı, dini bir bayram olması sebebiyle, belki S.A. açık bir şekilde belirtmese de “Bizde temizlik imandan gelir. Ramazan Bayramı dini bir bayramdır. Bu bayramda temizlik yapmak bir ritüeldir bizim için. Hiç düşündünüz mü neden 23 nisanda veya 19 mayısta insanlar temizlik yapmıyor.” (S.A.)“ derken temizliğin “insanlar görmese bile, Allah görüyor diye” yapıldığını düşünmüştür.

Bu konudaki bir diğer görüş de, bayram temizliğinin kültürel aktarım sonucu bugüne geldiği yönündedir. Bu görüşe göre bir gelenek halini alan bayram temizliği, nesilden nesle aktarılmaktadır. Nitekim, yukarıda R.Ç. “Sanırım bu geleneksel bir hal aldı” derken ya da S.A. “Bu bayramda temizlik yapmak bir ritüeldir bizim için” ifadelerini kullanırken bunu kastediyordu. E.G. ise durumun gelenek halini almasını şu sözlerle açıklamaktadır: “Bayram temizliğinin kültürel  bir hal aldığını düşünüyorum. Evden çıkılamayacak, kimse gelmeyecek olsa da temizliğin yapılma sebebi her bayram yapılmasından kaynaklanmaktadır. Biz genç nesil bu bayram temizliğinden şikayet etsek de büyüklerimiz bunun mutlaka yapılması gerektiği düşüncesinde. Çünkü onlar bizlerden daha fazla bayram gördü geçirdi ve bu davranışın gelenek hâline gelmesinde bizden daha fazla payları var. Geleneğin taşıyıcısı olmalarından dolayı bizlerden de geleneğe uymamızı beklemektedirler. Velhasılkelam salgın döneminde olsak da kadim olagelene aykırı iş yapmama düsturuyla oluşan ailelerde bayram temizliği yapılması  şart olan faaliyetlerdendir.” (E.G.).

Bayram temizliği her ne kadar büyüklerin önemsediği bir ritüel olarak görülse de, dolayısıyla gençler bu ritüele pek fazla katlanamasa da, bir kısım anne-baba evinde olmamalarına rağmen yine de az da olsa temizlik yaptıklarını veya en azından baklava açtıklarını dile getirmişlerdir. Y.M.,  “Baklava biz de açtık kardeşimle anne babasız geçiriyoruz bu bayramı ama eğer burada olsalardı temizlik yapardık diye düşünüyorum” demiş, E.N.C. ise öğrenci evinde yaşamasına rağmen yine de temizliğin yapıldığını belirtmiştir: “Çünkü yasak olan bayram değil, yani temizlik bayram için yapılır temiz olun, temiz giysiler giyinin denir, kısaca mesele gelen gidenden ziyade bayramdır. Şahsen pek misafiri gelmeyen bir öğrenci evi olarak derin bayram temizliği yapmasak da yine de yüzeysel bir temizlik yaptık biz de. Ha tatlı yapmadık o başka, bence gelen giden yok diye yapmayan da vardır ama bunun sayısı daha az olabilir gibi geliyor, tahmin tabii” (E.N.C.)

--- -- ---

Bütün bu cevapların sonucunda bir değerlendirme yapılacak olursa, normal şartlar altında misafir gelecek diye yapılması beklenen bayram temizliğinin aslında hiç misafir gelmese de, misafirler duymasa da, bilmese de yapılacağını gördük. Üstelik bu ritüel, telefonlar arayarak halledilebilecek akraba ziyaretleri gibi değişik bir formda yapılacak bir şey de değil. Kısacası İslam literatüründe ihlas olarak bilinen tutumun, yani kulun kimse görmese de sadece Rabbi görüyor diye ibadet etmesinin Bayram’da çok güçlü bir şekilde kendini gösterdiğini görüyoruz.

Bayram temizliği örneği bize tek başına bir kültür değişmesinin mümkün olamayacağını göstermez. Örneğin, bu süreçte herkesin daha önce adını duymadığı Zoom ve Google Meet uygulamaları üzerinden toplantılara, konferanslara katıldığını görmeye başladık. Ancak ihlas meselesine tekrar değinecek olursak, ihlasın kültür değişmesine karşı koymak adına çok önemli bir unsur olduğu göze çarpıyor. Zira artık cemaatle kılınma oranı iyice azalmış beş vakit namazlar (meselenin daha iyi anlaşılması için karşılaştırma maksadıyla bu örneği kullanıyorum) konusunda insanların bu süreçte hassasiyet gösterdiği nadiren görülse de, bayram temizliği gibi bir konuda bu hassasiyetin çok daha fazla olduğu görülmektedir, üstelik her iki ritüelin de yapılmaması durumunda dinen herhangi bir yaptırım bulunmasa da.

Cemaatle namaz kılma örneğinden devam edecek olursak, yine bu ritüelin modern hayatın akışında peyderpey azaldığını görsek de, modern hayat buna tamamıyla engel olmadığı için bir tepki veya direnç ortaya çıkmaz. Tabii ki, şu an net bir tutumun görüldüğü bayram temizliği meselesinin de on yıllar sonra ne şekilde değişeceği bilinmez ancak beş vakit namazın her gün yapılan bir ibadet olduğu için modern hayata karşı direnemediğini, bayram temizliğinin ise yılda iki kez yapılan bir ritüel olduğu için yapılmasının zorunlu görüldüğü ve bundan vazgeçilemediği açıktır. İhlas meselesine tekrar dönülecek olursa, bu pratikleri sürdürme konusunda ihlasın temel faktör olduğu söylenebilir: İhlas ne kadar güçlüyse, direnci de o kadar güçlüdür.
Ofis
Yazarın Diğer Yazıları“Korona bana bir şey yapmaz”ın sosyolojisiUlus olmak ya da paranoid şizofreniye yakalanmakKatolik MüslümanlıkGeorge Floyd cinayeti sonrası ırkçılık karşıtı gösterilerin yapısökümüBir “istisna hali” olarak pandemide azınlık olmakGüncel HaberlerVücuttaki kimyasal stresi ölçen kiti geliştiren Prof. Özcan Erel dünya listesindeKovid-19 ile kişisel bakıma verilen önem arttıToprak Razgatlıoğlu İspanya'da üçüncü olduİran'dan Türkiye'ye 'Ayasofya' tebriğiLe Monde: Erdoğan Sevr'den intikamını alıyor
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech