LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Batı Trakya’da halkın salgına karşı tutumunun ahval-i pür melali13 Ağustos 2020Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Altı ayı geçti, salgınla tanıştığımız ilk dönemden bu yana salgına karşı tutumlarımız sürekli değişti. Kâh korktuk, kâh umursamadık. Bazen birkaç vaka bizi korkutmaya yetti, bazen neredeyse rekor sayıdaki vakalara meydan okuduk.

Yunanistan’da dışarıya çıkmanın SMS izniyle mümkün olduğu, sokağa çıkma yasağının uygulandığı zamanlarda insanlarda bir panik havası hüküm sürüyordu. Bu zamanlarda günlük vaka sayısı 170’lere kadar çıkmış, yasak kalkmadan önceki son zamanlarda ise 10’lara, 20’lere kadar inmişti.

Yasak kalktıktan sonra ise insanların pek de umursamadan dışarıya rahatça çıktıklarını gördük. Bu normal de bir şeydi. Maske ve mesafe kurallarına uyulduğu ölçüde herkes dışarı çıkabilirdi; yasak da bu yüzden kalkmıştı zaten.

Salgınla ilgili daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi salgını önleme adına bu denli kısıtlamaların uygulanmasını bütün dünyanın beklemediği gibi ben hiç beklemiyordum. Ekonominin diğer birçok şeyden önemli olduğu günümüz dünyasında finansal döngünün devam etmesi adına lock-down tarzı uygulamaları bekleyemezdim.

Ancak, beklemediğimiz bu uygulamalar yürürlüğe kondu ve herkesi bir panik havası bürüdü. Ya koronadan ölecektik ya da kafayı yiyecektik. Bu panik herkes için aynı şiddette değildi ancak gene de içeride durmak, birçoğu her ne kadar kabullenmiş olsa da zor bir şeydi.

Yasakların öncesinde sorumsuz olarak gördüğümüz mesafeye dikkat etmeyen insanların yasaklar döneminde daha duyarlı hale geldiğini gördük. Ne var ki, yasaklar ortadan kalkınca herkes tekrar eski haline döndü.

Mesela bu yazıyı yazdığım 12 Ağustos günü Yunanistan’da şu ana kadar açıklanan bütün vakaların ortalamasının üzerinde vaka açıklanmasına rağmen, günlük vaka oranlarının 20’lerde seyrettiği zamanlardan daha cesuruz. Önceden, salgın ülkemize ulaşmadan önce Çin’deki görüntülerle bile ürperirken, şu anda birçok toplu etkinliklerde insanların neredeyse üst üste olduğunu görüyoruz. Etkinlikleri boşverin, köyümde akşamları dışarı çıkan insanların oluşturduğu yoğunluk oranı bir İstiklâl Caddesi’ni andırıyor. Üstelik bu insanların önemli bir kısmını önceden tırsan, şimdi de pek kafaya takmayan kimseler oluşturuyor.

Önceden tırsan insan şimdi neden korkmuyor? Eskiden cahildi şimdi Korona’nın zarar vermediğini mi gördü? Şimdi daha akıllandığı için mi herkesin içinde olmaktan imtina etmiyor? Yoksa öncesinde mi bilinçsizdi? İnsan aynı insan. Mesele içinde bulunduğu ortamın tutum ve davranışları. Hayatında hiç küfürlü bir söz söylememiş bir insanın bir futbol maçında küfür edilen tribünde yer aldığını düşünün, o insanın o sırada küfretmesi muhtemel olacaktır. Ya da herhangi bir partiye tam anlamıyla destek vermese de, o partinin mitinginde yer aldığını düşünün, bir sonraki seçimlerde muhtemelen mitinginde yer aldığı partiye oy verecektir. Ya da bir savaşı düşünün. Herhangi bir tarih kitabında bir savaş anlatıldığında motivasyon konusunun sıkça geçtiğini görürsünüz. Savaş sırasında, örneğin bir taraf çok iyi savaşırken birden önemli bir kayıp verdiğinde grubun moralinin düşmesiyle savaşı kaybedebilecek duruma gelinir veya tam tersi savaşta sürekli kayıp vermesine rağmen, kritik bir hamleyle üstünlük sağlanması durumunda oluşacak motivasyonla birdenbire savaşı kazanacak duruma gelinir.

Salgına karşı tutumumuzun da paradoksal bir şekilde değişmesi bundandır. “Hiçbir suç işlemememe rağmen aylarca evde hapis kaldım” diyen İtalyan ses sanatçısı Andrea Bocelli’nin de ifade ettiği üzere, aylarca içeride kalmak insan için ciddi anlamda bir hapis. Ancak içerisinin hapis olması dışarı çıkıldığında salgın ortadan kalkmış gibi davranmayı da gerektirmiyor. Her insan pek âlâ “Yeni Normal” adı altında tavsiye edilen önlemlere uyabilir. Bu önemlere uymak evde durmak kadar nefse zor da gelmez.

Yani, diyeceğim o ki, gereksiz panik havasının psikolojimizi bozmasına izin vermeyelim ama psikolojimizi rahatlatalım derken, ortalığı batırmanın da bir anlamı yok.
Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıEğitimde utanmak ve utandırmakBütün ülkelerin solcuları, birleşin!Sorunlarımızı çözmekle uğraşırken ihmal ettiklerimizYunanistan’da sosyolojinin sosyolojisi?Ne kadar moderniz?Güncel HaberlerDünden beri tespit edilen yeni vakalar açıklandıŞampiyonlar Ligi'nde ikinci hafta heyecanı başlıyorİslam dünyası, Hazreti Muhammed'e hakareti destekleyen Fransa'ya karşı tek ses olduGümülcine Meslek Yüksekokulu’nda 3 vaka tespit edildi'Arap ülkelerindeki boykot çağrıları Fransız şirketler için kötü haber'
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech