LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Bizi kapıda bekleyen felâket02 Eylül 2020Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Son yıllarda Almanya başta olmak üzere birçok ülkeye yapılan mevsimlik işçi göçleri artık ülkemizde iş bulmanın ciddi anlamda zor hale gelmiş olması, hatta iş bulunması halinde de bir ailenin geçinmesi neredeyse imkânsız hale geldiğinden dolayı kaçınılmaz hale gelmiştir.

Bu süreçte insanlarımızın yurtdışında çalışabiliyor olması bizim için gerçekten büyük nimet ancak bu nimetin bir felakete dönüşmemesi konusunda dikkat etmek gerekir. Çünkü, bir aile kurumundan bahsettiğimiz zaman o ailenin bir kurum olarak belli fonksiyonları yerine getirdiği için onu aile kabul etmişizdir. Bu işlevler genellikle duygusal tatmin, cinsel ihtiyaçların giderilmesi, üreme, kültür aktarımı vs. şeklinde uzar gider. Vücutta nasıl ki bir organ herhangi bir fonksiyonu yerine getiremediğinde bütün beden etkileniyorsa, ailenin fonksiyonunu yerine getirememesi de bütün toplumu etkiler. Ailenin en önemli işlevlerinden birinin kültür aktarımı olduğunu kabul edersek, bu işlevin etkisini iyice yitirdiğini ve gelecekte bizi büyük bir felâketin beklediğini söylemek de mümkündür.

Çünkü aile, resmi eğitim kurumu olan okuldan da önemli bir kurumdur. Çocuk okulda istediği kadar bilgiyle dolsun, kişiliği, kimliği ve kültürü ailesinin verdiği kadardır. Bu konuda liberal ve komüniteryanlar arasındaki tartışmadan bahsetmek konunun anlaşılması adına faydalı olacaktır. En sade tanımla, liberaller kişinin bir birey olarak kendi başına bir şeyleri öğrenebileceğini savunurken; komüniteryanlar kişinin bilgisinin bulunduğu kültürden ibaret olduğunu, konumuz itibariyle ise ailesinden ibaret olduğunu savunurlar.

Daha açık konuşmak gerekirse liberaller, ailenin çocuğa herhangi bir değer empoze etmemesi gerektiğini, çocuğun özgür bir şekilde kendisinin doğru yolu bulması gerektiğini söyler. Komüniteryanlar ise özgür bir şekilde doğru yolu bulmanın mümkün olmadığını, bu yüzden evrensel iyiden veya evrensel kötüden bahsedilmeyeceğini, iyinin ve kötünün içinde bulunulan kültürden ibaret olduğunu söyler. Yani bir Amerikalı için doğru olan bir davranışın bir Afgan için de doğru olmasını beklememek gerekir.

Konuyu fazla uzatmadan kendimin kömüniteryan kanatta yer aldığımı söylemem gerekir ancak söz konusu Batı Trakya olunca tehlikenin hem komüniteryan hem de liberal yaklaşım açısından geçerli olduğunu da özellikle vurgulamak gerekir. Basit bir örnek üzerinden gidecek olursak, liberallerin çocuğun doğru yolu bulması konusunda özgür bırakılması gerektiğini savunduklarını söylemiştik. Babası Almanya’da çalışan bir çocuk da tam anlamıyla liberallerin istediği gibi ailesinden bağımsızdır. Babası zaten yoktur, annesi ise ayak altında dolaşmasın diye çocuğunu gönderebildiği kadar fazla kursa gönderir. Böylece çocuğun evde geçirdiği zaman yemek yemek, tuvalete gitmek ve uyumaktan ibarettir. Buraya kadar liberallerin dediği gibi çocuk tamamen ‘özgür’dür.

Ancak netice, hiç de liberallerin istediği gibi değildir. Eviyle alakası olmayan çocuk hangi araçlarla ‘özgür’ akıla ulaşacak ve doğru yolu bulacak. Zannediliyor ki, ailesinden bağımsız olunca geleneksel dogmaları değil, muhteşem akılla doğru bilgileri keşfedecek. Acaba bu uyanıkların, ailesiyle ilgisi olmayan çocuğun ‘neoliberal dogmaların’ hegemonyasındaki sosyal medyayla ve televizyonla ilgisi olduğundan haberi var mı? Konu Batı Trakya’daki çocuklara gelince mesele daha da zor hale geliyor çünkü çocukların kendini ne sanatsal ne de kültürel olarak geliştirebilecekleri merkezler var bölgemizde. Birkaç müzik kursu ile resim kursunun yanında dil kursunun varlığı pek bir şey de ifade etmiyor, çünkü müzik bilgisine sahip olan birisi dünya çapında sanatçı da olabilir, evinde sadece gitar da çalabilir. Dil bilen insan dilbilimci de olabilir turistleri de kazıklayabilir. Önemli olan çocuklara bu becerileri gerektiği gibi kullanabilecekleri karakteri kazandırmaktır, bu da şu anki şartlarda Batı Trakya’da mümkün değil.

Annelerimiz çocuklarının kültürel anlamda ‘gelişmeleri’ için gördüğünüz gibi her türlü ‘fedakârlığı’ yapıyor. Bazen ise çocuğun boş vakti kaldığını gördüklerinde gene bir fedakârlıkta bulunup bu sefer bazı köylerimizde kültürel sömürgeci işlevi gören köy barlarına emanet ediyorlar çocuklarını. Çocukların sadece yemek, tuvalete gitmek ve uyumak için eve gittiğini söyledik ama bir kısmı bu ihtiyaçlarını da köy barlarında gideriyor.

Peki ne yapmak gerekir? Çok zor zamanlardan geçen aileler için buna dair bir şey söylemek oldukça zor ve sorumluluk gerektiren bir durum. Hiç kimse eşinin ya da babasının ailesinden uzak kalmasını istemez. Ancak böyle bir olay bir defa olduğunda, yani gemi limandan demir aldığında annenin ciddi bir sorumluluk üstlenmesi gerekir. Bir annenin kendi çocuğuna gösterdiği ilgiyle başka herhangi bir insana gösterdiği ilgi arasında ne kadar fark olduğuna bakması gerekir. Çocuğu evine sadece temel ihtiyaçlarını gidermek için giren annenin anneliğini gözden geçirmesi gerekir. Çocuğunun kurslarda kendini geliştirmesi hepimizin arzu ettiği bir durum olsa da anne ilgisinin çocuğa katkısı bütün eğitimlerin üzerindedir.

Öte yandan bazı kurumlarımızın bu konuları ciddiye alması için daha ne yapmak gerekir bilmiyorum. O yüzden artık bu kurumlara akıl verecek değilim. Bunun yerine benim görüşlerimi önemli bulan bütün kategorideki eğitimcilerin, vereceği dersler fark etmeksizin bahsettiğim hususları gözeterek ders vermelerini tavsiye ediyorum. Sevgili hocalarımız kendilerini öğrencilerine sevdirsin ondan sonra da örnek olsun. Sevilen bir öğretmen olarak bir çocuğa katabileceklerinizi tahmin bile edemezsiniz.

Son olarak, bu çocukların ileride nasıl anne babalar olacağı ve nasıl çocuklar dünyaya getireceğini bir düşünün. Eminim, kimsenin aklında güzel senaryolar canlanmadı. Bu yüzden bu konuda elimizden geleni yapmak, hepimiz adına farz-ı kifâyedir.
IdealSakburYazarın Diğer YazılarıYunanistan’da sosyolojinin sosyolojisi?Ne kadar moderniz?İyi olmak, kötü olmak ve bilmek üzerineModern ulus-devletle geldiğimiz son noktaBatı Trakya’da halkın salgına karşı tutumunun ahval-i pür melaliGüncel HaberlerKoronavirüs salgınında son 24 saatBaşkan azınlık okulu istedi, Bakoyanni devlet okulu önerdi'Virüs bu kadar can almışken gerçekliğini sorgulamayı bırakalım'UEFA Avrupa Ligi'nde 34 takım play-off turuna yükseldiYunanistan: Ege'deki adalarda konuşlu askerleri asla geri çekmeyeceğiz
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech