LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Maskeli balolardan maskeli hayata geçiş02 Eylül 2020Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Sözün özü içeriğinde gizliymiş derler ya hani, bizimki de ona benzer bir şey oldu. 2020 bir girdi, girmez olaydı tüm dünya feleğini şaşırdı.

Baştan ellerinizi yıkamadan hiçbir tarafınızı ellemeyin, ayakkabılarınızı dezenfekte etmeden kullanmayın, insanlara 2 metreden fazla yaklaşmayın dediler. Dezenfektan sıvıları sattılar. Karantina başladı, marketlerdeki malları sattılar. İnsanları birbirinden uzaklaştırdılar, maskeleri sattılar. Yeniden karantinayı yaşamak istemeyenler de buna fazlasıyla uydular. Eyvallah. Buraya kadar her şey tamam.

Ya şimdi?

Şimdi karantina ülkeler için de zarar niteliği taşıdığından buna yeniden tahammülleri yok, şimdi bölgesel çalışıyoruz. Artık insanların çoklu ortamlarda bir araya toplanmaları bile yasak. Korona yok demeleri yasak. Kapalı alanlarda maskesiz dolaşmak yasa,k hatta maskenin burnu örtmemesi bile yasak. Bugünlerde yaşananlar bunlar.

2020 devam ediyor, insanlar başlarına daha kötülerinin gelmesinden korktuklarından ses çıkaramıyor ve birbirlerine karşı güvenleri yıkılıyor. Herkes kendi can derdinde. Zaten yapılmak istenen de bu değil mi diye bir soru gelmiyor değil insanın aklına.

Şimdi biraz başa saralım.

Korkutma politikası, virüsü kendilerinin de tanımamasından kaynaklanıyor, sağlık sisteminin çökmesi dünyada en çok korkulan olaylardan bir tanesi. Ama buna rağmen bu virüsü dünya üzerinde semptomsuz bir şekilde geçirecek insanların çoğalması da en büyük hayalleri. Yani bu virüsün bulaştıkça fazla zarar vermeden zayıflaması ve bir grip virüsü misali insanlarla yaşayabilmesi onlar için çok önemli. Peki bu kadar yaygara ne diye o zaman?

Buna cevap vermek biraz zormuş gibi görünse de, artık yeni bir dünya sisteminin kurulduğu apaçık ortada. Bunu becerebilmenin tek bir yolu var. Kötü görünen ve öyle bellenen bir şeyin yanına daha kötüsünü sokmak. Millet bu kötüyle uğraşırken yan tarafta dünyadaki değişiklikleri kimse fark etmeden uygulamaya sokmak. Fark edildiğinde ise bu virüsün bize ilaç gibi görüneceği daha büyük bir olayla baş başa bırakmak. Zaten onun için olsa gerek, her şey gözümüze sokularak, bilinçaltına yerleştirilerek yapılıyor. Evden çalışmalar, uzaktan eğitimler hep sosyal medya üzerinden, ileride internetsiz hayat bile olmaz mantığını bizlere hatırlatarak bunu yapıyorlar. Uzmanlar da 5G sistemini tartışa dursun, arka planda her şey mükemmel bir şekilde ilerliyor. Karşı gelen veya inanmayanların bölgelerinde ölümler çoğalıyor, virüs tavan yapıyor.

Dostluklar hüsrana uğradı. Senelerdir tanıdığın insanlar, çalıştığın insanlar kendisinden şüphe edilmesin diye öksürmeye korkuyor, tokalaşmaya korkuyor, hatta selamlaşırken 'test yaptırdım negatifim' diyenler bile var. İşte insanların yalnızlaştırılması komplosunun en bariz örneklerinden bir tanesi de bu zaten. İnsanlar otellere gitmeye korkar oldu. Yolculuk etmeye korkar oldu. Ha bunların tek güzel tarafı (özellikle de Batı Trakya için) insanların artık başkaları için değil kendileri için yaşamaları oldu. En azından bunu öğrendiler. Ama sadece bu.

Herkesten şüphe duymak, birbirlerine olan güveni yıkmak başlıca hedeflerden biriydi ve bunu belki bir yere kadar da başardılar zaten.

Şimdi sıra en azına tahammül etmeye geldi. Sırada bu var. Çünkü yeni dünya sistemi, kapitalizmden sonra sosyalizme geri dönüş yapamayacağına göre, şimdi bir nevi modern komünizm modeli uygulamaya başlayacaklar. Yani senin olanlar aslında sadece senin değil yarısı devletin olacak. Ama bunu eski komünizm yıllarındaki gibi mecbur bırakarak değil, ilk baştan kabullendirerek yapacaklar. Yani devletler artık satarken değil alırken kazanmak istiyor. Kartelleşmek istiyor. Az paraya çok iş. Yaşayabilecek kadar para ve tabii dünya üzerindeki burjuva takımının daha fazla mal sahibi olmasına yardımda bulunmak. Düşünmenin bile suç sayılacağı yıllara ilerlerken robot gibi nesiller yetiştirmenin peşinde dünya liderler tayfası. Sorgulamadan uygulayan nesiller. O nesilleri idare edebilecek kusursuz askerler ve polisler. Yani neresinden tutarsanız tutun iki tarafı da boklu bir değnek misali bir olay.

Kısacası, bizim gibi gezmiş, tozmuş, eğlenmiş, hayatını çok serbest yaşamış nesillere duyurulur. Fotolarınızı güzel saklayın, çünkü ileride doğacak olan torunlarınız sizin bu yaşadığınız hayata ispat olmadan inanmayacaklar bile.

Biraz karamsar ve bir o kadar da düşündürücü bir yazı oldu farkındayım ama, tersi olursa sevinecek, dediğimiz gibi olursa önceden hazırlıklı olacaksınız. Nasılsa kötülerden sonra iyi şeylerin geleceğine inandırdılar hep bizi. Şu anki durumda kötüden sonra daha kötüsü gelirse en azından şimdiki kötüleri bir ödül olarak görürüz.

Mesela çok basit bir soru. Savaş mı sizi daha fazla korkutur, yoksa bu virüsün size bulaşması mı?

Cevabınızı duyar gibiyim. Polyana misali her zaman bizden daha kötüsü var düşüncesiyle bu haftalık sizlere veda ediyor haftaya yeniden birlikte olmak temennisiyle Hoşça kalın Dostça kalın diyorum.

Kalın sağlıcakla… En azından şimdilik…
Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMendeburlar dünyasıGöç yolunda kırlangıç misali bekleyişGüncel HaberlerYunanistan'ın F-35 talebine ABD'den olumlu yanıt geldiSırtladığı top mermisiyle 'tarihin seyrini değiştiren' kahraman: Seyit Onbaşı'Kovid-19 aşısı salgını yenmede tek başına yeterli olmayabilir'BM'de Finlandiya-Türkiye iş birliği Yunanistan'ı rahatsız ettiBatı Trakya'nın dağları beyaza büründü
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech