LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Sorunlarımızı çözmekle uğraşırken ihmal ettiklerimiz18 Ekim 2020Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

“İlim ve sanat itibar görmediği toplumları terk eder” demiş İbn-i Sina. Erol Güngör ise medeniyetlerin siyasetle değil ilim ve sanatla kurulduğunu vurgular. Siyaset insan yaşamının olmazsa olmazı. En basitinden bir ailenin yönetilmesi siyasi bir yetenek gerektirir. Siyaset kurumu da bu yüzden bir ülkenin halkı için her anlamda büyük önem arz eder. Fakat bu noktada siyaseti ilim ve sanatla ilişkisi bağlamında düşündüğümüzde, siyasetin ilim ve sanatı değil, ilim ve sanatın siyaseti belirlediği toplumlarda ideal siyaset tipinin hüküm sürdüğünü söylemek mümkündür.

Çünkü siyaset tek başına yönetme istencini, Nietzsche’nin deyişiyle güç istencini (iradesini) temsil eder. Güç istenci, hükmetme arzusundan kaynaklanan bir kudret iradesidir. Güç istenciyle hareket eden insan yaptığı her şeyi hükmetmek için yapar. Kuru bir siyaset, yani bilimi ve sanatı, hatta bilumum unsurları belirleyen siyaset kendi kudretini korumak için halkı dizayn eder. Bu durumda ilim de, sanat da sadece siyaset için varlığını sürdürür. İlim ve sanatın siyaseti belirlediği yerde ise siyaset kutsal bir mahiyet kazanır. Beşerin belki de en yüksek imkânını temsil eden ilim ve sanat siyaseti belirlediğinde, halk ideal bir şekilde yönetilmiş olur.

Batı Trakya’da ise siyasetin belirleyen konumda olduğunu görüyoruz. Batı Trakya’da siyaset belirleyicidir fakat ilim ve sanatı belirlemez. İlim ve sanat yoktur Batı Trakya’da. Olmayan şey nasıl belirlensin ki? Fakat ilim ve sanatın zerresi olsaydı emin olun belirlerdi.

Yıllardır haklarımızı arama mücadelesine giriştiğimiz bu yolda ilim ve sanatı hepimiz göz ardı ettik. Sancılı tarihimizde şiir, hikâye, roman yazan değerli insanlarımız da oldu ama onları biz bile okumadık. İlimle uğraşanlar ise Batı Trakya’da tutunamadı. Devlet daha kendi dairelerinde çalışmamıza izin vermiyor bir de ilim için, bilim için, akademi için destek mi sağlayacaktı?

Haliyle, ilim ve sanatın yokluğunda siyaset, birkaç namuslu siyasetçinin dışında güçlü olmaktan haz duyan, yönetmekten zevk alan şahısların elinde kaldı. Bu şahıslar ki, sanatın inceliğinden, ilmin ise yüceliğinden nasiplerini alamamışlar. Bu uğurda koşmak gibi dertleri de yok.

Fakat en önemlisi halkın kendisinin böyle bir derdi yok. Dedim ya bir avuç edebiyatçımızı biz bile okumuyoruz. Bir mühendis değil de bir müzisyen olmak isteyen çocuk bunu dedesine nasıl anlatsın. Tıp değil de sinema okumak isteyen, ileride film yapmak isteyen bir çocuk bunu ailesine nasıl anlatacak? Eminim, bunu okuyanlar da içlerinden verdiğim örneklerin çok uç örnekler olduğunu, bu kadarına da gerek olmayacağını düşünür. Çünkü Itrî’den habersizler. Tek başına Itrî gibi bir ismin Türk-İslam Medeniyeti için nasıl bir önem teşkil ettiğini bilmemektedir. Sinemanın da aynı önemi taşıma potansiyeline sahip olduğunu bilmez.

İlim konusunda da soruyla devam edelim. Meslek edinme kurumu olarak görülen üniversiteyi bitirmiş, evlenme çağına gelmiş bir kız yüksek lisans veya doktora yapmak istediğini ailesine nasıl anlatsın? Ona koskoca meslek vermiş olan lisans onun neyine yetmiyor, değil mi? Evet, ilime de sanata olduğu gibi değer vermiyoruz. Çünkü, zaten çocuğumuzun 16 sene okumasına izin vermişizdir, dolayısıyla bundan sonra bir şey okumasa neyi kaybedecek, artık hayata atılması gerek diye düşünürüz. Halbuki, doktora yapmanın önemini kavramış insan bu sözleri ağzına bile almaz. Kızının doktora yapmasını önemsemez çünkü doktora ona bir şey kazandırmayacak, kucağına torun vermeyecek fakat insanlığa fayda sağlayacak. Bu dünyaya hoş bir sadâ bırakmak için geldiğimizi idrak edemeyen insan da insanlığa değil kendine fayda sağlama derdine düşüyor.

Belli bir yaşın üstündekilere bu konuları anlatmak görüldüğü gibi gerçekten çok zor. Fakat herkesin her şeyden haberdar olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyaya en çok uyum sağlayanlar ise benim kuşağım ve benden sonra gelen kuşak. Dolayısıyla, biraz kapalı yaşamayı öğrenmiş ailelerimize bir şey anlatamasak da bizim kendimizden başlamak kaydıyla çocuklarımıza bunları anlatmamız gerekir.

Batı Trakya’nın sorunları ilim ve sanat halk arasında vücut bulmadıkça siyasetle çözülemeyecek. İlim ve sanattan yoksun siyasetçiler sadece yönetme arzusunun verdiği hazla gururlarını okşayacak. İlim ve sanat ise başta siyasetçileri adam edecek, devamında ise bu halka ayakta durmayı öğretecek.
Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıEğitimde utanmak ve utandırmakBütün ülkelerin solcuları, birleşin!Yunanistan’da sosyolojinin sosyolojisi?Ne kadar moderniz?İyi olmak, kötü olmak ve bilmek üzerineGüncel HaberlerŞampiyonlar Ligi'nde ikinci hafta heyecanı başlıyorİslam dünyası, Hazreti Muhammed'e hakareti destekleyen Fransa'ya karşı tek ses olduGümülcine Meslek Yüksekokulu’nda 3 vaka tespit edildi'Arap ülkelerindeki boykot çağrıları Fransız şirketler için kötü haber'Pakistanlı siyasetçiler ve ilim insanları Fransız mallarına boykot çağrısı yaptı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech