LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Bütün ülkelerin solcuları, birleşin!18 Ekim 2020Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

“Bütün ülkelerin işçileri, birleşin! Zincirlerinizden başka kaybedecek bir şeyiniz yok!” demişti Marx bir zamanlar. Bu söz öylesine güçlü bir sözdü ki, kapitalizm işçileri durdurmak için onlara kaybedebilecekleri bir şeyler vermeye karar verdi. Eskiden 18 saat fabrikada çalışan, bazen evine dönebilen bazen dönemeyen, bazen de sokakta vefat eden işçiye artık haftanın iki günü tatil verilmiş, günlük çalışma saati ise ekseriyetle 8 saat olarak belirlenmişti. Kısacası kapitalizm artık işçilere rahatlık vermişti ve rahatlığı kaybetmek, zincirini kaybetmekten daha ağır geliyordu işçilere. “Zincirimi kaybettikten sonra rahatımı bulamayacaksam, ne anladım ben bu işten” diyordu adeta işçiler.

Ben kendimi solcu olarak tanımlayan birisi değilim, sağcı olarak tanımlayan birisi de değilim. Fakat, her iki tarafın da benimseyeceğim ve reddedeceğim tarafları mevcut. Bu anlamda solculuğu, dünya çapında yaşanan haksızlıklara dur deme potansiyeli taşıdığı için önemli bir hareket olarak görüyorum. Ancak, ne var ki zamanında Marx nasıl ki çatışmanın kaynağı olarak altyapının üstyapıyı yani üretim araçlarını (başka bir deyişle ekonomik sermayeyi) elinde bulunduran kesimin diğer kurumları belirlemesi olarak gördüyse, günümüzde de insana rahatlık sunan kapitalizm bu belirleme ilişkisini siyasi sermayeyi elinde bulunduranların entelektüel, aydın, gazeteci vb. kesimleri belirlemesi şeklinde sürdürmektedir. Aradaki fark, klasik kapitalizmin insanı rızası dışında haksızlığa uğratması iken, ileri kapitalizmin ise bunu rıza yolu ile yapmasıdır.

Gramsci, topluma rehberlik etmesi gereken kesimlerin kendi rızalarıyla siyasi sermayenin güdümü altında olmasına hegemonya demektedir. 'Burada hiçbir zorlama yoktur, nitekim yüzde yüz rızanın olduğu yerde de hegemonya en iyi şekilde işlemektedir' der Gramsci.

Burada üzülerek söylemek gerekir ki, Marx’tan bu yana haksızlıklara karşı duran dünyanın solcuları da bu hegemonyanın güdümüne girmiştir. Kapitalizm o kadar kıvrak, o kadar anasını-babasını tanımayan bir şey ki, bin bir kılığa bürünerek kendi istediklerini benimsetmiştir.

Örneğin, Ortodoks Marksizm ilke gereği Amerika’yla ilgisi olan, kapitalizmle ilgisi olan, (neo)liberalizmle ilgisi olan her şeye karşı çıkmaktadır. Dünyanın şeytanları vasfını rahatlıkla takabileceğimiz bu unsurlara karşı olmak da gayet normal. Ancak, dediğimiz gibi kapitalizm öyle bir şey ki, zaman zaman ona karşı gelmeyi bile kendi menfaatine dönüştürebiliyor.

Örneğin, bir kent teorisyeni olan ve Marksist camiada büyük itibar gören David Harvey, geçtiğimiz yıl Türkiye’ye bir seminer vesilesi ile gidecekken, Türkiye’yi Suriye’ye düzenlediği harekât nedeniyle protesto etme amacıyla gitmekten vazgeçmişti. Bir başka örnek de, bugünlerde Ermenistan ile Azerbaycan arasında yaşanan gerilimde Ermenistan’ı ezilmiş, Azerbaycan’ı ise adeta sömürgeci olarak ilan eden solculardır. Yine bir başka örnekte Türkiye’de masum Kürtlere yıllardır zulmeden HDP ve PKK’yı sırf kendilerini Marksist tanımlamışlar diye onlara destek veren solculardır. Oysa ki, solcuların karşı geldikleri bütün bu konular Amerikan hegemonyasına hizmet etmektedir.

Bu yüzden Marksistler gerçekten haksızların, mazlumların, ezilmişlerin davasına sahip çıkmak istiyorsa, klasik kalıpların dışına çıkmalı, kendine solcu diyen herkesi solcu bilmemeli, neoliberalizmin de kıvraklığının artık farkına varmalıdır. Kısacası fikirlerle eylemler arasında mekanik bir ilişki tasavvur etmekten ziyade, halkın gerçekten ne istediğine, nasıl düşündüğüne odaklanmalıdırlar.

Bu yüzden Marx’ın yıllar önce söylediğini revize ederek tekrar hatırlayalım: “Bütün ülkelerin solcuları, birleşin! Size kurulan hegemonyadan başka kaybedecek bir şeyiniz yok!”.
Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDüşmanlıklar ve korkular üzerine inşa olmuş uygarlığın çocuğu: MacronEğitimde utanmak ve utandırmakSorunlarımızı çözmekle uğraşırken ihmal ettiklerimizYunanistan’da sosyolojinin sosyolojisi?Ne kadar moderniz?Güncel HaberlerMaradona'nın çocukluk arkadaşı: En büyük futbolcu her zaman Maradona olacakFenerbahçe-Beşiktaş rekabetinde 352. randevuOECD: Kovid-19 krizi dijital teknolojilere bağımlılığı ortaya çıkardıBu yıl yapılamayan Kırkpınar güreşlerinin gelecek yıl takvimi belirlendiTarihte Bu Hafta: 27 Kasım-2 Aralık
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech