LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 14108 Şubat 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

SALLA BAŞINI AL MAAŞINI (OUT), SOK BAŞINI ÖDE MAAŞINI (İN)
Devlet suçlu belki suçlu olmasına da, devlete suçlu olduğunu kim ispat edecek? Tabii ki kaçak yapılardan bahsediyoruz, ne sanmıştınız? Geçen Perşembe mecliste bir konuşma yapan milletvekilimizden yaklaşık 1 saat önce başka bir milletvekili yine kaçak yapılardan bahsediyor ve Yunan asıllı Pontuslular’ın toplu halde mahkemeye başvurduklarını ve bu konuda haklı bulunduklarını söylüyor. Nitekim bütün Yunanistan için geçerli olan kanunun biz Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı için biraz ayrıcalıklı olmasını beklerken, oylamadan önce yaklaşık iki saat içinde kanuna bir eklenti yapılarak Pontuslular’ın kaçak inşaatlarındaki cezanın % 80’i affediliyor ve sadece % 20’lik bir bölümü ödeyeceklerinin yazılı olduğu karar, yeni bir oylama ile geçiyor. Milletvekilimiz o kadar da güzel konuşmuştu halbuki. Vay be dedik hepimiz. Bizi galiba tüm çabalara rağmen dikkate almıyorlar. Burda doğup büyüsen ne olur, bu vatana canını versen ne olur? Dedelerinin burda doğduğu, hatta Yunanlılar’ın gelmezden önce bile burda oldukları hiç önemli değilmiş aslında bu memlekette. Sonra koyulan ek vergilere bir bakıyoruz, ilk ödeyenlerin % 90’ı Türk. Elektrik faturalarındaki haraçları ödemeyenlerin elektriklerinin kesileceğini açıklayan bakanlık, aslında bu haraçların ödenmesinde Batı Trakya Türklerinin en ön sırada olduğunu da çok iyi biliyor ama, nafile. Çünkü onlar Türk, baş ve son harflerinin yerleri değişik olsaydı belki, belki diyorum kaçak yapılarda af bile çıkardı. Utanmasalar Batı Trakya’ya özel, çok çocuklulara değil para vermek, vergi bile alacaklar. Çünkü çok çocuklu ailelerin çoğunluğu azınlık halkına mensup kişiler. İnsan düşünmeden edemiyor. Mecliste Azınlık Milletvekillerini mi dinlemiyorlar, yoksa onlar aracılığı ile bizi mi kandırıyorlar? İnsan düşünmeden edemiyor. Türkiye’de Azınlık hakları verilmeye başlandığı halde, burada neden gerileme yaşanıyor? Bu mu kendilerine verilen oyların ödülü? Sakın yanlış anlaşılmasın ha, milletvekillerimiz sayesinde partilerine verilen oylardan bahsediyorum. Okullara yiyecek dağıtılacak, nerede? Sadece kendi seçim bölgeleri olan Attiki’de. Para dağıtılacak, sadece yetkili bakan ve milletvekillerinin seçim bölgelerinde. Sanki başka bölgelerde fakir fukara ve garibanlar yok. Dağıtılan kışlık meyve portakalları bile kasa kasa 4X4’lerle ve ciplerle almaya gelirlerse, siz varın düşünün portakallar bile kimlere dağıtılıyor?

YAŞASIN, 13’CÜ VE 14’CÜ MAAŞLAR ŞİMDİLİK GARANTİ ALTINA ALINDI
Ne kadar sevindik bilemezsiniz. 3 parti liderinin ve teknokrat başbakanımızın, bizim için terlediklerini ve savaşlarını verdiklerini gördükten sonra gözlerimiz yaşardı. Çünkü bu insanlar, işçi takımını düşünerek ve onların ekstradan aldıkları maaşları kurtarmak için troyka grubunu tam bir haftadır nasıl terlettiklerini gördükten sonra, yüreğimiz kıpır kıpır oldu. Ne kadar çok düşünenimiz varmış dedik hep bir ağızdan, hem de koskoca devletin başta olanları bunlar. Bu insanlar bizim savaşımızı verdiler ve kazandılar. Bizim için ekstradan tam iki aylık maaş. Gerçi ’lik bir indirimi kabul ettiler ama zararı yok. Devlete belki ile senede 2400 evro bırakmış olacağız ama sonuçta 13’cü ve 14’cü maaşları kaybetmedik. Elektrik faturaları ile birlikte senelik 1000 evro haraç ödeyeceğiz ama sonuçta 13’cü ve 14’cü maaşlarımızı kaybetmedik. Ek vergiler çoğaldı belki ama 13’cü ve 14’cü maaşlarımız için adamlar o kadar savaş verdi. Kredilerimizi ödemeye paramız olmayacak ama neyse, 13’cü ve 14’cü maaşlar garanti altına alındı ya, ona şükür etmek lazım. Artık geceleri rahat uyuyabiliriz. Nasıl olsa bizi evrodan çıkarmıyorlar, sadece evroları cebimizden çıkartıyorlar. Yani biz evroda kalıyoruz ama, evro bizi terkediyor. Nitekim batmış geminin malları bunlar siz de buyurun dermiş gibi bir hava verdik troyka grubuna, biz ise bu geminin tayfaları. Canları istedikçe batıp batıp çıkartıyorlar kafamızı denize. Ulan batırın şu gemiyi de, bari yüzme bilenler kurtulsun. Boğulacak olanlar da boğulsun. Kafamızı sokup sokup çıkarmakla nereye kadar dayanacak ki bu millet?

BENİM KAVGAM, BENİM MÜCADELEM
Düşünün bir defa, daha 1936’larda yazılmış Hitlerin kitabında, gelecekte gerçek Alman kanı taşıyan birilerinin kendilerini ve ülkelerini tüm dünyaya ispat edeceği ve bu savaşın katliamlarla değil belki ama, bir ekomomi savaşı olabileceği ve Almanya’nın bu konuda muhakkak ki en büyük söz sahibi olacağı söyleniyor. Kimdir sizce bu birileri? Yoksa o dönem geldi de bizim mi haberimiz yok? Fransa’ya bile istediğini yaptırabilen bir ülkeye Yunanistan ne gelecek ki? Yunanistan sadece bir yem olarak kullanılırken, diğer ülkelere biraz da göz dağı veriliyor aslında. Bakın denk durun, çünkü sıra size de geliyor deniyor. Sırada Portekiz, İspanya, İtalya ve Polonya mı var acaba? Yoksa Avrupa’nın paşası olacağım derken kaderde tüm Avrupayı kaybetmek mi? Sağ hoş olursak bunları hep birlikte göreceğiz zaten, uzun bir zamana da gerek kalmadan hemde...

ALLAH’A ŞÜKÜR DİYEBİLEN BİR TOPLUM, KRİZDEN KOLAY KOLAY ETKİLENMEZ
Allah bin bereket versin diyen ve alın teri ile çalışan kişilerin bu krizden en az zararla çıkacakları kesin. Kesin olmayan tek bir şey var, o da rahatlığa ve lükse alışmış olan kişilerin ayda kendilerine 700 değil 1500 evronun bile yetmeyeceği. Kilisenin başbakana gönderdiği bir mektupta, artık halkın sabrının taştığı ve tehlike çanlarının çalmaya başladığı dile getiriliyor. Halkın aç kaldığını, borç ödemekten evine yiyecek götüremediği belirtiliyor. Bu sebeplerden dolayı çalmaya, hırsızlık yapmaya daha elverişli hale geldiği de mektupta yer alan kısımlardan. Bu haberler Yunan basınında yer alan haberler. Çalmaya mecbur kalacağı da ne demek, hadi kaldı diyelim, yahu zaten çoğunu hükümet alıyor, bu zavallılara ne kalacak ki? Bu gidişle çalmaya zaten bir şey kalmayacak. Alan da pişman, satan da pişman, çalan da pişman olacak bu gidişle. Siz daha duymadınız mı yoksa? Meclis yeni bir kanun tasarısını geçirmeye hazırlanıyor, af yasası. Çünkü söylenenlere göre hapislerde boş yer kalmamış. Bundan böyle katil olsan ne yazar, devlete borçlu olanlar girecek o yerlere. Hem de 5000 evroyu aşmış borcu olanlar. Milyon evro borçları olanları ise özel F tipi tek kişilik odalarda ağırlayacaklarmış. Yani kısacası bu krizde bedava yeme içmenin tek çaresi kamuya borç yapabilmen. Ekmek elden su gölden misali yani...


Sıra bu hafta da fıkramıza geldi galiba.

Adamın birini vergi dairesine çağırmışlar. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler. Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş. Sormuş:
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim? Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışman öğüt vermiş:
- En eski elbiselerini giy. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler.
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş:
- En yeni, en pahalı elbiseni giy. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış. Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar. O da, gırtlağa kadar kapalı,
koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler.
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır. :)))


Evet ne yaparsan yap, ödeyeceğin miktar daha önceden kesilmiştir. Sana kalan sadece onu ödemektir. Bu haftalık da bu kadar değerli dostlar, haftaya görüşünceye dek Hoşça kalın Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech