LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
HAFTANIN İÇŞİNDEN KAHVE SOHBETLERİ 20027 Şubat 2014Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

4 senede bir de olsa halkıma konuşma fırsatı veriliyor, isteklerini dinleme ve eğer olabiliyorsa gerçekleştirme fırsatı veriliyor. Kısacası 4 senede bir de olsa seçmen istiyor, aday olanlar da vaatlerde bulunuyor. Vaatler yerine getiriliyor mu? Seçime beş kalaya kadar ne yetiştiriliyorsa yapılıyor. Ondan sonra herkes işinde gücünde. Bir de yerel basın var tabii, bu karışıklıklardan istifade ne koparırsam kârdır diyen. Onlar da ilk baştan giydirmeye çalışıyorlar para alabilecekleri listelere, sonra bir bakmışsın o listeden iyisi yok. Birbirine küsmüş aşıklara benzetiyorum bazen onları, nefret ederken birbirlerine aşık olan aşıklara. Siyasette de zaten aynı şeyler geçerli değil mi yıllardır? Rabbena ver bana olayları bitmedikçe yeni nesil de bir türlü güvenemiyor siyasete. Çünkü onlara baştakiler yıllarca kötü örnek olmuşlar, siyasetin bir pislik olduğuna inandırmışlar onları. Hep çıkarcıların, ikiyüzlülerin, yalancıların bir araya toplandıkları yer olarak göstermişler. Böylelikle gün gelmiş kimse siyasetin iyi bir şey olmadığına inandırmış kendini, iyi insanların orada olmaması gerektiğini düşünmüş hep. Peki bu dürüst insanların veya doğruları söyleyebilen kişilerin, siyaset yapamaması anlamına mı geliyor? Tabii ki hayır. Artık karşılıksız iş yapabilecek, haksızlıkların arkasından halkı ile birlikte gidebilecek insanlar yok mu burada? Var da, seçim sisteminin düzenini değiştirebilecek kadar çoğalamadılar daha. Onun için yeni ve güvenilebilir yüzler lazım, bunların aynı çatı altında artık buluşmaları ve bir karar vermeleri lazım. Dönem artık onların dönemi…

Bu toplum, bedeninden hiç eksilmeyen yaralarla yaşıyor… Bu toprakların insanları, çocukluğunda “çocuk, düşe kalka büyür” sözüyle yetişiyor.Genç yaşlarında “düşene bir tekme de sen vuracaksın” hoyratlığına alıştırılıyor ve günün birinde “düşenin dostu olmaz” korkunç gerçeği ile karşılaşıyor…. Bu toplum, ortak tarihi olan bedeninde, herkese eşit dağıtılmamış yaraları taşıyor. Olmaz işte, böyle olmaz. Bunun artık değişme vakti geldi. Tamam, gelenekler kalacak tabii ki, geçmişini ve özünü unutmayacak insan. Teknolojiye nasıl ayak uyduruyorsa buna da ayak uyduracak artık. Başkalarından korkmayacak, etkilenmeyecek seçmen. Hür iradesine güvenip de oyunu kullanacak, kendi vicdanı ile baş başa. Güvendiği ve birlikte çalışabileceği insanlara destek verecek, olmadı mı bir sonraki seçimlerde silkip atacak yakasından. İşin içinde toplum, özellikle de bu azınlığın yararı için yapılan yanlışlar var ise, affetmeyecek, kibarca söyleyebilecek şikayetlerini. Asıl gücün kendinde olduğunun farkına varacak ve bu gücü gerektiği yerde gerektiği gibi kullanmasını bilecek…

Aşağıda ünlü İslam Alimi, Şeyh Edeb-Ali'nin verdiği öğütleri anlatan bir yazı okuyacaksınız. Neredeyse 700 yıl önce söylenmiş ama hiç mi hiç eskimemiş. Tüm zamanlar için geçerli.

"Oğul insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah  rüzgarında savrulur gidersin... Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme. Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.

Üç kişiye acı:
Cahiller arasındaki alime,
Zenginken fakir düşene,
Hatırlı iken itibarını kaybedene.

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücadeleden korkma.

Bilesin ki atın iyisine DORU, Yiğidin iyisine DELİ derler.”

Öyleyse tüm deliler el ele arkadaşlar. Haftaya görüşmek ümidiyle Hoşça kalın, Dostça kalın.

SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerAvrupa ekonomisi ağır bedel ödüyor, riskler artıyorAB Kovid-19 aşısı için yeni sözleşme imzaladıNATO, Türkiye ile Yunanistan arasındaki mekanizmayı güçlendirmek istiyorMeslekten ihraç edilen komiserler Yunanistan'a kaçarken yakalandıFenerbahçe Beko, Panathinaikos OPAP'ın konuğu olacak
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech