LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
HAFTANIN İÇİNDEN KAHVE SOHBETLERİ 20107 Mart 2014Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

İFTİRA, KISKANÇLIK VE YALAN DOLAN DİYARI,’’GARBİ TRAKYA’’

Bunlar da bir şey mi, daha neler var senin bilmediğin neler, sözlerini sanki duyar gibiyim. Muhakkak ki farklı şeyler yaşadınız, muhakkak ki şimdiki neslin görmediklerini gördünüz farkındayım ama, o sizin bizim yaşadıklarımızdan dolayı şimdiki nesilleri de korkuyla, yalanla yetiştirmek zorunda değiliz. Bu, onları cezalandırmak anlamına gelir, cesaretlendirmek ve bilgilendirmek değil. Bu, onları kenara atmak anlamına gelir yönlendirmek değil. Ama biz çocuğumuzu, bizim yaşadığımız olaylardan uzak tuttuk, yemedik yedirdik, giymedik giydirdik, elimizden geleni ardımıza koymadık dediğinizi duyar gibiyim. Evet doğru, zaten en büyük yanlışı ta işte burda yaptık. Sadece bize güvenmesini istedik, sadece bizi dinlemesini. Kendi vereceği kararlardan önce, bizlere danışmasını, düşerse yerden kaldıracak kişilerin sadece bizler olduğunu öğrettik onlara. Şimdi güvenemiyoruz gençlerimize, sanki çok acemiymişler gibi, her ne kadar bu olayın suçluları biz olsak dahi. Siyaseti, tu kaka olarak öğretmişiz, biz onları yaşadığımızdan dolayı belki de,  etrafımızdakileri de düşman olarak göstermişiz belki bize öyle davrandılar diye. Halbuki, dürüstçe siyaset yapılabileceğini, veya o lider koltuklarında olduklarında bile dürüst olabileceklerini belki göstermek istiyorlar bizlere, ama fırsat vermiyoruz. Vazgeçiyorlar bu sefer her şeyden, keyifle baba parası yemek varken boş ver diyor bazısı. Bazıları ise ailesine ispat edemiyor kendini. Neler yapabileceğini, ne hayalleri olduğunu aktaramıyor ailesine, çünkü müthiş bir nesiller arası bir uçurumla karşı karşıyayız. Biri Hanya’da, biri Konya’da.Onun için de herkes zaten kendi havasında, kendisini anlayabilecek insan arayışında. Bulursa ne ala, bulamazsa işler nafile. Ya bunalım ve psikolog ve psikiyatrisiler ya da esrar ve içki gibi kötü alışkanlıklar. Hey ahali, hey kendi azınlığını düşündüğünü sanan zavallılar, bu nesil bu çocuklar bu azınlığın fertleri değil mi? Nerde o zaman sizin ilginiz, sizin anlayışınız? Takım anlayışı veya parti anlayışı ile olmuyor bu işler efendiler. Giderek kaybetmeye yüz tuttuğumuz yeni nesilleri, ellerinden tutup yol gösterme ve hak edene hak ettiği yerleri verme zamanı gelmedi mi? Yoksa hala gruplaşma peşinde misiniz?  Vazgeçin artık bu ucuz politikalardan, çünkü nesillerin kaybolmasında hepimizin suçu var ve bu gün gelecek bizim kapımızı da çalacak…

Eğer, bir çocuk sürekli eleştirilmişse;
Kınamayı ve ayıplamayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk kin ortamında büyümüşse;
Kavga etmeyi öğrenir.
Eğer, bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa;
Sıkılıp, utanmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse;

Kendini suçlamayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse;
Sabırlı olmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse;
Kendine güven duymayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse;
Takdir etmeyi öğrenir.
Eğer, bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse;
Adil olmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse;
İnançlı olmayı öğrenir.
Eğer, bir çocuk kabul ve onay görmüşse;
Kendini sevmeyi öğrenir.
Eğer, bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse;
Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.  

Biz hangi kategoriyi yetiştirmek için uğraş verdik?

Bu haftaki yazımı, senelerdir yanımızda büyümüş, iyi kötü bir muhabbetimiz olmuş, gerektiğinde akıl danışmış, gerektiğinde fikirlerini paylaşmış kardeşlerimize ithaf etmek istiyorum, çünkü seneler sonra bile olsa bir sözünün hatırlanması, yapılan bir yardımın yer tuttuğunun öğrenilmesi, hakikaten sevindirici. Seneler önce yapılmış olan programların hatırlanması, orada konuşulanlardan cümlelerin sana seneler sonra aktarılması güzel ötesi bir şey. Yazılan her köşe yazısında kendisinden bir şeyler bulabiliyorsa bu kişiler, o zaman ne mutlu bana ki, doğru yerde doğru insanlarlayım demektir. Hepiniz sağ olun, var olun.

Ve bir kez daha düşünün, bozuk para gibi bir kenara atılamayacak bu gençlerden biz ne bekliyoruz ve beklediklerimizi alabilmek için biz onlara ne sunuyoruz???

Bu konuda önderler ve öğretmenler ne yapıyor? Muhakkak ki aileyi de katmak zorundayız evet doğrudur, ama unutmayalım ki çocuklarımız evleri dışında öğrendiklerine daha fazla itimat ediyor ve daha fazla inanıyor. O zaman o dışarılarda bir yerlerde bulunanlar, konuştuklarına, sahip olduklarına, oturup kalkmalarına ve nasıl örnek olabileceklerine daha fazla dikkat etmek zorundalar. Aynen aşağıdaki yazıda daha okul yıllarını anlatan mektup gibi…

Abraham Lincoln bu mektubu oğlunun öğretmenine yazmış

Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona,
Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.
Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı...
Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.
Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını...
Eğer yapabilirsen, ona kitapların sırlarını öğret
Fakat ona sessiz zamanlar da tanı...
Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların,
ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği...
Hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.
Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret.
Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi...
Tüm insanları dinlemesini öğret ona,
Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini,
ve sadece iyi olanları almasını da öğret...
Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona... Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret...
Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,
Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona.
Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret...

Bu haftalık ta bu kadar değerli okurlar, değerli dostlar. Haftaya yeniden farklı bir konuda birlikte olmak temennisiyle Hoşça kalın, Dostça kalın…

SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerAlman istihbaratı WhatsApp yazışmalarını okuyabilecekAvrupa ekonomisi ağır bedel ödüyor, riskler artıyorAB Kovid-19 aşısı için yeni sözleşme imzaladıNATO, Türkiye ile Yunanistan arasındaki mekanizmayı güçlendirmek istiyorMeslekten ihraç edilen komiserler Yunanistan'a kaçarken yakalandı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech