LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
HAFTANIN İÇİNDEN KAHVE SOHBETLERİ 20806 Temmuz 2014Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

NEYİN PEŞİNDEYİZ?

Herkes birilerinin peşinde. Kimisi dini toplulukların, kimisi siyasi toplulukların. Tamam da topluluklar o kadar çoğaldı ki, birlik beraberlik olma sözleri de askıda kaldı. Herkes birilerinin peşinde, ama doğru olanlar hangileri? Farklı görüşlere ve birimlere ait bir sürü topluluk çıktı karşımıza küçücük bir azınlıkta.

Sahiden kimin peşinde ne için gittiğimizi hiç düşündük mü? Anavatan azınlığı bir araya toplamaya uğraşırken, babavatan bölmeye devam ediyor. Biz de bu konuda çok becerikli olduğumuzdan atmaca gibi atlıyoruz. Bazılarımız cemaatlerde ama diğer cemaatlere karşı, bazılarımız tarikatçı, ama diğer tarikatlara karşı, bazıları siyasi inançlarını kendine benzeten insanların yanında, ama kazanç sıfır. Nedir hedefimiz hiç düşündük mü? Kazancımız ne, hiç araştırdık mı? Bu durumda birlik nasıl olunabilir ki? Bu küçük toplulukların oluşması kimin yararına? Dernekleşme ve lobileşme bu mudur? Aynı hedefe yüzlerce farklı yoldan, yüzlerce farklı fikirlerle ulaşmak mümkün müdür? Neyin peşindeyiz? Olay yoksa sadece maddi çıkarlardan mı ibaret? Maddeyi elde etmeye çalışırken yoksa manevi değerlerimizden mi oluyoruz?

Son dönemlerde bu azınlığı bir araya toplayabilen bir tek DEB partisi oldu, şimdi ona da köstek olmaya çalışan bir sürü insan var. Bu dönemde bu kadar oyu aynı yere taşıyabildiyse ve bu insanların yaralarına biraz olsun merhem olduysa ve en önemlisi de bu kadar değişik inanç ve görüşleri olan insanları bir araya toplayabildiyse, o zaman bu parti hakkında dedikodu yapmak için değil, ona sahip çıkmak için savaş vermeliyiz. Başka türlü bu kadar bölünmeyle hangi birlik beraberlikten bahsedebiliriz ki? Her konuda farklı fikir üretmek amacımız olmamalı, her konuda ortak bir nokta bulup onu kullanmalıyız artık. Azınlık için iyi olan ne varsa ve kimin tarafından düşünüldüyse ve yapılmaya çalışılıyorsa bırakın yapsın, hatta destek olalım, yanında olalım. Bu azınlıkta artık herşeyi sadece belirli kişiler yapar mantığından vazgeçmemiz lazım. Bizim iyiliğimiz içinse, en başta liderlerimizin bu insanların yanında yer almaları gerekiyor. Ne amaçla kurulduğu belli olmayan dernekler, neye ve kime hizmet ettiği belli olmayan topluluklar bu azınlığa yarar değil zarar verecektir. Piramitin ucu her zaman sivridir ve o uçta oturacak olanlar belirlidir. Orası fazla insan almaz. Ya oraya oturtacağımız insanlara dikkat edecek, yada oralara tırmanmaya çalışanları şimdi yaptığımız gibi yarı yolda o duvarlardan yere atmaya çalışacağız. Çünkü şu an yaptığımız bir tek o var. Kendi işimizi bırakmış başkalarının yaptıkları ile ilgileniyor ve en değerli şey olan zamanımızı bunlarla harcıyoruz. Halbuki herkes kendi işine baksa, bu azınlık bir o kadar daha yükselir?

Araştırın bakalım, kardeş kardeşi mal mülk için dünyanın neresinde mahkemeye vermiş, araştırın bakalım, dünyanın neresinde çıkar kavgaları bu kadar kin ile, bu kadar düşmanlık ile yapılmış, araştırın bakalım, dünyanın neresinde kendi çıkarları için bir kısım insan bir araya gelememiş? Var mı bu konularda bizi geçecek başka bir toplum? Hem de nasıl bir toplum, kendi kendine zarar vermeye çalışan, destek olacağı yerde sadece kendi insanına köstek olmaya çalışan bir toplum. Nedir derdimiz? Yoksa sadece nankörlük mü? Elde ettiklerimizi hep başkaları sayesinde elde ettiysek, o zaman bize yapılanlar da bizi kızdırmasın. Her zaman birilerinin fikirlerine onay vermek zorunda kalıp da kendi fikirlerini düşünmeye ve söylemeye bile korkan bir millete o zaman her şey caizdir. Ver o zaman çoşkuyu, yanındayız yürü de, arkandayız bastır de, bak o zaman gör sen yapılması imkansız olanlar nasıl yapılıyor. Verin çoşkuyu, bir saat mı sürecek, yoksa bir gün mü bilinmez ama, en azından günlük yaşadığımızın bir ispatı olur bu da. Hak yolunda değil b.k yolunda öldü garibanım derler ve atarlar 4 kürek toprağı senin üzerine de. İyi ademdi derler belki imam sorduğunda ama, içlerinden ne derler onu bilemem. Arkada bıraktıklarımız sadece dost, arkadaş ve ailemiz ise o zaman hakikaten bir sorun var demektir. Anılabilmek için bir şeyler bıraktık mı, veya bırakabilecekmiyiz diye düşünseydik 100 senedir, en azından şu anda kendi kitaplarımız, kendi eserlerimiz, kendi kahramanlarımız, kendi fikirlerimiz ve pratiğe geçirdiklerimiz olurdu elimizde. Başarıp başaramamak değil önemli olan, önemli olan niyet edip başlayabilmektir. Devletin malı deniz, yemeyen keriz düşünceleriyle de maalesef bu işler başlatılamıyor işte. Birbirimize savaş açmakla bu işler başlatılamıyor işte. Kabadayılıkları yapmamız gereken yerde değil de kendi aramızda yapmakla bu işler başlatılamıyor işte....

Daha fazla devam etmeyelim isterseniz, haftaya da bir şeyler kalsın.
Ramazan ayınızı kutlar hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Hoşça kalın değerli dostlar ve kendisini dost görenler...

 

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech