LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 22519 Şubat 2015Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

KÖRELMİŞ BİR MENFAAT DÜNYASI

Yazılarım yayınlanmaya devam ederken, Azınlık insanının gün geçtikçe daha anlayışlı, daha seçici ve daha hırslı olduğunu günden güne daha iyi anlayabiliyoryum. Artık gittiğim yerlerde yazdıklarımla kıyaslanmam hoşuma gidiyor. Ve en sonunda insanoğlu anlıyor ki, gerçekten bu halk doğruları özlemiş, çünkü doğruluklardan uzak bırakılmışlar, dürüstlükleri özlemiş çünkü dürüst olanları hep yıldırmaya çalışmışlar, kısacası güven duymayı ve güvenilmeyi özlemiş, çünkü güven, güven partisinden sonra kaybolmuş, onu güveler yemiş.

Günümüzde söylenen yalanlar, yapılan yanlışlar azınlığımızı bir araya toplayacağına, hep ayırmış, tek yumruk yapacağına, parmakları kesilmiş. Peki neden böyle olmuş?

Evet neden böyle olmuş? Seneler önce hatırlarsanız halk, sınırlı bir yaşam sürmesine rağmen paracığını ya saklamış ya da başka yerlere yatırım yapmış. Yani hiç bir zaman parasız kalmamış ve ailesini hiç kimseye muhtaç etmemiş. Şimdi, modern bir yaşamla gelen teknoloji, yerini hep moda sayılan yeni ürünlere bırakmış. Her yeni ürün çıkışı moda oluyor, eskiler kenara atılıyor veya asıl fiyatının çok altında paralarla satılıp yenisi alınıyor. Alınıyor alınmasına da, zorluklar başladığında da hiç kimse garanti gelirin nasıl sağlanacağını söylemiyor. Kriz de patlak verince, o eski yaşananlar hayal dünyasına tekabül etti belki ama, o lüks hayata da alışanlar bundan bir türlü vazgeçemiyor. Aile içinde çalışan tek kişi ise, kendine biraz daha fazla çeki düzen veriyor (o da mecburiyetten tabii ki), ama eğer o ailede emekli birileri var ise o zaman emekli maaşının ne zaman alındığı zaten gecelere akışlarla belli oluyor. Şikayetler tabii ki aynı şekilde devam ediyor, perişanız, elde yok kenarda yok diye, ama pilleri doldurmak adına paraya da para demiyoruz. Kapitalizm iyice germiş ağlarını, biz de inadına onlara takılmaya alışmışız. Peki bu nereye kadar sürecek? Halk bankalara bağlanmış durumda kan ağlarken, kredi borçlarını ödemeye zorlanırken, memleket kurtarıcılar bu durum için ne yapıyor? Ne yapacaklar, ilk olarak memleketi kurtarmaya çalışıyorlar tabii ki.  

Bakın yeni başbakanımıza, zorlandıkça erkekleşiyor, zorlandıkça enerjisi artıyor. Yani arkadaşlar, Avrupa Birliği Yöneticileri de, bizimkileri de çok iyi biliyor ki, Avrupa’dan kovma, Avrupa para biriminden çıkarma, fasa fiso. Yunanistan’ın kendisi çıkmak için karar almadıkça bu böyle devam eder. Ha, çıkmaya karar verdi diyelim, bu durumda Avrupa verilmiş olan onca paradan mı vazgeçecek? Onca Avrupa Birliği ülkesi tarafından verilen borçları kim ödeyecek?

Birincisi Avrupa Birliği’ne zaten Yunanistan’ın drahmiye dönmesi kurtarmaz, ikincisi zamanında Papandreu’nun yaptığı yanlışı zaten Çipras kendisi yapmaz. Herhangi bir karar alma konusunda muhakkak halkın görüşüne ihtiyaç duyar ve referanduma gider. Halkla birlikte hareket etmesi de ona güç verir. Artı bir de Yunan tarihini bir düşünün. Yunan liderlerinin kendinden büyük işlere kalkışması, daha güçlü ülkelere kafa tutması, tarihte her zaman Yunanlıları memnun etmiştir. Onların cesaretleri tüm Yunanlıları gururlandırmış, bu kabadayılık havası onları mutlu etmiştir. Çünkü sonuçta, yenmek de yenilmek de bir şereftir. Senelerdir aşağılanmanın ve ikinci plana itilmenin artık sonuna gelinmiştir mantığını sen bu seçmenin kafasına sokarsan, seninle Şam'a da gelirler Bağdat’a da. Yeter ki gelecek için bir ödül söz konusu olsun, yeter ki verilen sözlerde durulabilsin, yeter ki çalıp çırpanlar cezalarını çeksin.

Muhakkak ki aydınlığa giden yol uzun olacak, karanlık olacak, zorluklarla dolu olacak. Kimileri yaralanacak belki ama, istek ve niyet olduktan sonra, onlar da daha kolay aşılacak.

Evet herkes görüyor ve biliyor ki, seçim öncesi verilen o sözler, anında gerçekleşmeyecek, yine herkes biliyor ki, Avrupa blöf yapmaya devam edecek. Avrupa’nın şu an anlamadığı tek bir şey var. Başbakan Çipras büyük bir kumarcı olduğundan dolayı mı blöf yapabiliyor, yoksa arkasında çok büyük bir güç mü var? Kısacası, Avrupa Birliği ile anlaşma bile artık bir poker oyununa dönüştü. Hepsi büyükten atıyor ama sonunda kazanan yine birisi oluyor...

Allah yardımcımız olsun....

Körelmiş bir menfaat dünyası sizin anlayacağınız. Evet maalesef öyle. Böyle bir dünyada hepinize sabırlı bir yaşam, sizi anlayan sizinle yaşayabilen bir lider diliyorum. Her ne kadar halkımız herşeyi kaderine bırakmaya alışık olsa da.

Bu haftalık da bu kadar değerli okurlarım, hepinize sağlıklı ve bol kazançlı bir hafta diliyorum. Hoşça kalın Dostça kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech