LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 23223 Nisan 2015Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

BUYURUN BURADAN YAKIN

Bir avuç insan, bir avuç gözyaşı. Yaşadıkça inanılmaz, inandıkça anlaşılmaz bir avuç azınlık. Karmakarışık, sözde kendi halinde, özde, her şeyi bilen. Sözde kendi devletine karşı saygılı, özde, kendi insanına karşı soytarı.

Sadece kendine has mutfağı ile olmuyor bu işler, tatlısı farklı, yemeği bölgesine özel demekle, farklı olduğunu gösteremezsin  kimseye. Kendi kültür ve geleneklerini koruyamazsan yarı yolda kalmışsın demektir. Seneye yine aynı sınıftasın demektir arkadaş. Yetmedi mi senelerdir aynı sınıfta okuman, insan bir güzel ezberlerdi o dersleri yahu.

Ama ne yapacaksın, her defasında yeniliklerden korkan bir nesil yetiştirmek için çaba ve zaman harcayan karşı tarafa, bizler de bu sınıfı geçeriz mantığını bir türlü aşılayamadık. Aynı mantık ve kriterlerle yıllar boyu yolumuza devam ettik. Aynı olaylara ve insanlara takılıp kaldık. Samanlık ateş aldı biz hala, kolay yoldan sabreden dervişi oynuyoruz.

Bu toplumda muradına erenler, geçmişinde kalıp bir arpa boyu yol katedemeyenler değil, riskleri göze alıp da ilerleyenlerdir. O zaman geleceği görmek de kolaylaşacaktır. Geçmişte kahraman atalarını örnek alacağına, o hırs ve cesaretle yoluna devam edeceğine, tembellik ve sinsiliği seçmiş. Devamlı kolay para çıkarmanın yollarını arayan bu torunlara, o atalar zamanı geldiğinde ne der acaba? O eski kahramanlardan sonra günümüze kadar daha bir çok kahraman nasıl yetiştiremediniz, demezler mi insana? Çanakkale’de okullarını boşaltıp cepheye koşan çocuklardan örnek alabileceğimiz o kadar çok şey var iken, bir şehvet uğruna geldiğimiz hallere bir bakın.

Evet bunlardan hepimiz sorumluyuz çünkü biz sorunluyuz.

ÇANAKKALE ZAFERİNİN ARDINDAN

Bir Hilal uğruna savaşırız dediler, şehit düştüler. Vatanı korumak namusumuzdur dediler, okulları boşaltıp cephelerde boy gösterdiler.

Çanakkale geçilmez dediler, geçilmedi de. Daha doğrusu geçirtmediler. Orada destan yazan kınalı kuzuların sağı solu yoktu, laik olanı veya yobazı yoktu. Irkı veya nereden olduğu hiç önemli değildi. Orada savaşanların sadece vatan aşkı vardı. Bu vatan için idealleri vardı. Onlar dini bütün insanlardı. Keşke o yüreğin, o azmin zerre kadarı şimdi bizlerde olsaydı.

O vatan aşkının dinde saklı olduğunu hala anlayamıyoruz. O vatanın namusunu korumanın şehit düşmekte olduğunu anlamakta zorlanıyoruz. İmkansızlıklara göğüs germenin, Kuran’ı Kerim’de olduğunu, belki de yeni anlamaya başladık. Dini bütün bir insanın, evde yetiştirilme sanatından tutun da, mahallede edindiği karakter tipine kadar, her şeyin ne kadar önemli olduğunu, yanımızdaki ve etrafımızdaki insanların üzerimizdeki etkisini anlamak artık günümüzde hiç de zor olmasa gerek.

Bu bağlamda tabii ki medyanın gücü de tartışılmaz. İçimizdeki gizli kahramanın uyanmasına yardımcı olabilecek kalemi tutanlar veya mikrofonun diğer ucunda bulunanlar, bu hassas olayları göz ardı ederlerse, tabii ki çocuklarımız filmlerdeki ve dizilerdeki yalancı kahramanları taklit etmeye çalışacaklardır.

Şimdiki Çanakkale’leri yetiştirmek bize düşüyorsa eğer, o zaman yapılacak çok şey var demektir. İçimizdeki veya ruhumuzdaki Çanakkale’leri çıkartmak istiyorsak, orada vatanını korumak için şehit düşen kahramanları, siyasi veya farklı çıkarlarımız uğruna feda etmemeliyiz.

Bu zaferlerin anısına konserler, geziler, turlar ve  çeşitli etkinlikler düzenleyenlerin ticari gelir elde etmeyi düşünmelerinden ziyade, o gelirlerin büyük bir bölümünün şehit ailelerine bağışlanmasını düşünmeleri gerekir. Balkanlarda bu etkinlikleri gençlere mevlitlerle ve anma etkinlikleri ile hatırlatmaları gerekir.

O gencecik beyinlere, gerçek kahramanlığı, gerçek dini ve tek bir inanç uğruna nasıl aynı hedefe koşabildiklerini, bir hedef uğruna nelere katlandıklarını hikayelerle anlatabilmek hakikaten çok önemli. Burada  baştaki liderlerimize ve basın mensuplarına önemli görevler düşmektedir. Orada binlerce insan şehit oldu demek başkadır, orada şehit olan her insanın  kendine has bir hikayesini anlatmak başkadır. Bunları radyo, televizyon veya farklı medya araçları aracılığıyla aktararak cesaretli bir nesil yetiştirmek bizim elimizdedir.

Aksi takdirde ‘’Biz kendi Çanakkale’mizi çoktan teslim etmişiz’’ dediklerinde kızmayalım, şu andaki durumumuzu başkalarının suçu saymayalım.

"P" sayısı gibi sabit kalan toplumlar, asiliklerini kendi inanış tarzlarıyla haykıramayan toplumlar, kahramanlarından örnek almayı değil, etrafındaki yalancı kişilikleri kopya etmeye mahkumdur.

Tembel beyinleri daha fazla uyuşturmak değil, onların ruhlarını okşayabilecek sözlerle ve hareketlerle yontmak her inanç sahibi insanın görevi olmalıdır.

Hayat kavgasına düşen gençlerimizin yürekleri, onları anlayabilen sunucular, yapımcılar ve köşe yazarları oldukça mutlu, onların yanlarında olduklarını ispat edebilen kişiler oldukça gelecekten umutlu olacaklardır.

İşte bu bağlamda Çanakkale savaşları da, başladığı günden bitişine kadar, tam bir destan, tam bir kahramanlık abidesidir. Atalarının cesaretini, korkusuzluğunu ve hırsını iliklerinde hisseden bir torun, zorluklara göğüs germekten korkmayacak, yanlış yola sapmaktan kendini koruyabilecektir. Onun ruhu dürüst, beyni güçlü olduktan sonra, önüne koyulmaya çalışılan zorlukları aşması daha kolay olacaktır.

Kendi milletinin doğruları için asi olan bir genç korkulacak genç değildir. Kendi halkı için doğruları görebilen bir genç, geleceği görebilen bir gençtir.

Bizler de basın olarak lütfen, bu uğurda zaman harcayan insanların bu hizmetlerinde, onlara yardımcı olalım. Her eve nasıl kolayca girebiliyorsak, o girebildiğimiz evlerde bizi dinleyen, bizi izleyen veya okuyan kişileri hayal kırıklığına uğratmayalım. Herşeyi ile dürüstlük ve cesaret kokan, iman kokan bu zaferleri gelecek nesillere, bir mektup misali bırakabilmek en kutsal görevimiz olsun...

Bu haftalık bu kadar yeterli sanırım. Haftaya görüşünceye dek her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın, Dostça kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerKarabağ'da PKK'lılar Ermenistan'ın ilk savunma hattında görevlendiriliyorBrezilya'da Oxford'un Kovid-19 aşısı deneylerine katılan bir gönüllü doktor öldüErmenistan Başbakanı: Dağlık Karabağ konusu diplomatik olarak çözülemezAzerbaycan ordusu 21 köy ve 1 kasabayı daha işgalden kurtardıYunanistan Kovid-19 vakalarında en yüksek seviyeyi gördü
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech