LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Hocam bir şey sorabilir miyim?25 Haziran 2015Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Vatansever ne demek hocam?

Bu vatanı, bizden sonra buraya gelenlerin daha fazla sevme ihtimali nedir hocam?

Hocam, insanlarda başka ırklara karşı olan düşmanlık hangi sebeplerden kaynaklanır?

Kendi işini yaptırırken en çok güvendiği insanları, tek bir çırpıda kenara atabilmenin sebepleri nelerdir hocam?

Bu çocukların Yunancayı öğrenmesi lazım derken, aslında amaçlarının Yunancayı öğretmek değil de, çocuklarımızın Yunan okullarına gitmelerini sağlamak için ellerinden geleni yapmalarının sebebi nedir hocam?

Seneler boyu söverken, nefretlerini kusarken Türk, normal şartlarda müslüman olmamızı istemeleri nedendir hocam?

Memur konumunda çalışmamızı engelleyen kuralların sebebi nedir?

Eğitimde ve ekonomide geri kalmamız için büyük uğraş vermelerinin amacı, sözlerle anlatılabilir mi hocam?

Bunlara cevap arayan insanlarımıza biz ne diyebiliriz hocam?

- Tüm bu soruların cevabı tektir oğlum, onun adı da korkudur. KORKU. Dağları bekleten, güveni yitiren, yalan söyleten, insanı sinsice düşünmeye iten KORKU. İnsanlar korkudan dolayı, sebepsiz birilerine karşı düşman kesilebir, korkudan dolayı şeytanın bile aklına gelmeyecek entrikalarla düşman gördüğü insanı satın almaya çalışır ve böylelikle de ılımlı bir asimilasyon gerçekleştirebilir. Tabii bu yıllar gerektirebilir, ama ona inananlar arttığı andan itibaren bu yılları minimuma indirme imkanı da mevcuttur ki, o da yine baltanın sapı misali kişilerin, kendi ormanındaki ağaçlara zarar vermesiyle gerçekleşebilir. Onun için oğlum, ya bu baltaya sap olmayacaksın, ya da o sapa sahip çıkacaksın. O sapı oraya buraya sallamakla bu iş olmaz, sonunda ya balta körelir, ya da sap kırılır. Bilmem anlatabildim mi?

PEKİ BURDAKİ DURUM NEDİR?

Bunu hocaya sormaya da gerek yok, herkes zaten bunun farkında.

Çocukluğumuzda oynadığımız  eski oyunları özlemiş gibi sanki bu idareciler. İyi bir iş yapmaya çalıştığında milaki, kanunlarla konuştuğunda ise saklambaç oynamak istiyor canları. Din işlerine karışmayı uzun eşek oyununa benzettiler. Eğitimde ise yeni oyunlara imza atmaya çalışıyorlar. İddia oynayacağız diye tutturdular ille de.  Hatta gelin siz de oynayın diyorlar bize. Kura ile öğrenci alımına alıştırmaya çalışıyorlar bizleri. Yani geçmişteki yanlışları, geleceğe atılan başarılı adımlar gibi görüyor bu idareciler nedense. Anlamadık gitti yani. Ya aralarında hakikaten bir problem var, ya da koalisyon partisi Trakya bölümünü vatansever ismiyle üstlenmiş durumda. Hem gelecek için hayalllerimiz var diyeceksiniz, hem de seneler önce denenmiş ve başarısız olmuş taktikleri yeniden uygulamaya koyacaksınız. Kim inanır ki artık sizin iyi niyet dediğiniz bu art niyetinize? Üzülmeyin, bu vatanı biz sizden belki de daha fazla seviyoruz, çünkü sizden önce zaten bizler var idik, birlikte yaşamaya evet dedik, misafir deyip bağrımıza bastık, hatta büyüklerimizin verdiği kararlara saygı duyup azınlık durumunda olmayı bile kabullendik. Yani kısacası, biz bu vatanı sahiplenmek değil, birlikte sevip yukarılara çıkması için can verdik, mal verdik, ama şimdi siz gelmiş var olan değerlerimizi de almak istiyorsunuz. Kusura bakmayın, hakkımız olanı kanunlar çerçevesinde istemek kadar doğal bir şey olamaz.

Bir de başka türlü düşünelim biraz olayı. Bir çok köyümüzde öğrencisi az diye okullar kapatıldı. Bu binalar boşu boşuna kullanılmasın denildi, gün gelir de öğrenciler çoğalırsa, yeniden açarız denildi. Eğer bu dediklerinizde haklı olduğunuza inanıyorsanız ki, değilsiniz, (çünkü özel ve özerk kelimelerinin anlamlarını bir türlü kavrayamadınız), o zaman bu düz mantığa göre, öğrenciler çoğaldığında da, binalar yetersiz ise, normal şartlarda yeni binalar yapılması lazım değil midir? Ha bu arada, ekonomik krizi de cevap olarak kullanmanız yanlış, çünkü zaten Azınlığın kendi okulunu yapma hakkı var, Uluslararası antlaşmalar da bunu onaylıyor.

Şimdi gelelim selamlara. Bizim ne yapmamız gerekiyor? Ben zamanında bu kura olayını yaşayan, okulun kapısından çıkarken ağlayan o minik gözlere şahit oldum. Okula neden alınmadığını ve arkadaşının neden alındığı soran temiz ve saf kalpli o öğrencilere, velilerin vereceği cevabı olmadığını kendi kulaklarımla duyanlardanım. Şimdi soruyorum sizlere, elimizde olan bu demokratik hakları kullanma adına, kendi çocuklarımız için gerekirse imza kampanyası, gerekirse toplu halde eğitimden sorumlu kişilerin mekanlarını ziyaret etme, gerekirse de, bu güçlü sesi Atina’nın duymasını sağlamaya var mıyız, yokmuyuz? Kendimize ilk olarak bunu sormamız lazım. Çünkü yanlışlıkla üzerimize dökülen zifitler, artık eşyalarımızın her tarafını kaplamış durumda, tüyleri de dikmeden bu eşyalardaki pisliklerden kurtulmak zorundayız. Ama değerleriniz ve demokratik haklarınızın üstüne ille de tüy diktirmek istiyorsanız,  o zaman bize laf düşmez. Sadece hastalığın artık bulaşıcı olduğunu yazmak bize düşer ki, onu da seve seve yaparız zaten.

Bu haftalık bu kadar hocalık yeter, hoca yorulmadan bu yazıyı bitirelim, haftaya da sormaya yüzümüz olsun en azından.

Hayırlı ve başarılı bir hafta geçirmeniz temennisi ile Hoşça kalın, Dostça kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech