LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Herkes Şaşkın Ördek Gibi Ortalıklarda, Herkes Suçluyu Arıyor03 Temmuz 2015Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Bu hafta Azınlık Ortaokul ve Liselerimizdeki kura olayını yazalım dedik, olmadı, çünkü Atina’dan yeni haberler daha gelmedi.

Yunanistan’daki referandumu yazalım dedik, her şey her saat değişiyor.

Nasıl kararsız bir toplumda olduğumuzu bir kez daha anladık. Sorumluluklardan kaçan, kendine özgüveni olmayan ve herşeyi başkalarından bekleyen bir toplum olduğumuzu bir kez daha anladık.

Ne yapsan suç, ne söylesen kabahat. Çünkü herkesin kendine göre bir bildiği, bir yorumu var. Ki bu bildikleri, yine internette pek garantisi olmayan herhangi bir haber sitesinden alıntı. Ama olsun, önemli olan doğruyu öğrenmek değil, önemli olan herkesden önce birşeyleri öğrenebilmek. Yanlış da olsa farketmez.

Peki Yunan halkı, sorumluluklarını bugüne kadar  yerine getirebilmiş mi?

Fazla uzak geçmişe bile geri dönmeye gerek kalmadan, çok şeyi aydınlatabilmek aslında sanıldığından daha basit.

Ülkeye Demokrasi getiren vatanseverlere halk ne kadar güvenmiş?

Bu vatansever liderler, hangi bankalarla işbirliği yapıp biraz ucundan halka para dağıtmışlar, yani kimin parasını kime dağıtmışlar?

Avrupa Birliğine girmek için oynanan oyunlar nelermiş ve kimlerden yardım almışlar?

Evro para birimine girebilmek için hangi yahudi şirketleri ile işbirliği yapmışlar ve Avrupa’yı nasıl kandırmaya çalışmışlar?

Elektronik ortamda para kaybetmemek ve Yunanistan’ın borç faizlerini ödeyebilmek için, halkı borsaya nasıl sokmuşlar ve sonunda ne olmuş?

Tahvil ve senet paraları nasıl borç olarak gösterilebilmiş?

Yani kısacası o demokrasinin geldiği günden bu güne kadar, suçlu sadece liderler mi? O liderler kimlerin sayesinde ülkeyi bu duruma getirebildi? Kimlerin sayesinde o liderlik koltuğunda oturabildi?

İğneyi batırmayı öğrenemedik bir türlü kendimize. Ama sorumluluk üstlenmemek için hep başkalarını sorguladık, onlara baskı yaptık, onların ifadelerine başvurduk. Beceremediği zaman da hep suçladık. Becerenleri alkışlamasını da bir türlü öğrenemedik.

Başbakan halka sormadan imza atsa suçlu, çünkü halkın görüşünü almadı.

Halkın kararına ihtiyaç duyduğunda ise, kendi başına karar veremediği için suçlu. Halkın başına ne gelirse gelsin sonuçta bir günah keçisi bulunmak zorunda.

E hadi...

Karar vermek şimdi senin elinde işte. Senin değerlerine ve düşüncelerine önem veriyorlar. Korkularını ve isteklerini sandıkta sen belirle. Ne kadar kolay işte. Ya korkularını o sandığa gömeceksin, ya da sonuçlarına yine sen katlanacaksın.

Her şey özgüven meselesi yani. Ya ona sahip olacaksın, ya da, daha önceden başkalarında denenmiş bütün Avrupa oyunlarını çalgısız oynayacaksın. Ritimi bozmak yok ha, ona göre. Salla, salla herkes görsün, alkışlayıncaya kadar oyna ve salla, ama güzel salla. Hadi kolaygelsin. Yorulduğunda sular firmamızdan, çay demlemeye vaktimiz yok.

Karar senin, başkalarından etkilenmeden karar vermeye hazır mısın? Kendi ihtiyaçlarını göz önünde bulunduraraktan, karar vermeye hazır mısın? Evet veya hayır, bunu kendin belirleyeceksin. Evet'ten çıkarı olanlar da var, hayır'dan da, sen hangi bölümdesin?

Bizim yayıklardaki kurbağayı hatırlarsanız hangi rolde olduğunuzu da hatırlamış olacaksınız. Hani ayran yapmaya çalışan bir köylünün iki yayığından bir tanesine bir kurbağa düşer ve zavallım dibe batmasın diye çırpınmaya başlar ya, çırpındıkça da üstte kalmayı başarır ya hani,  çünkü artık o çırpınmalardan köylü hiç yorulmadan tereyağ oluşmuştur ve zavallı kurbağıcık da artık bocalamadan o tereyağının üzerinde durmaya başlamıştır. Ta ki, köylü bu güzel fırsatın farkına varıncaya ve kurbağayı diğer yayığa atıncaya kadar. Nitekim artık çalkalamaya bile gerek kalmadan, tereyağ sahibi olmaktadır köylü. Bizim kurbağıcık da, bir o yayık, bir bu yayık derken gün gelir geçer. Sonuçta herkes kazançlı. Biri çalkalamaktan kurtuluyor, biri ölmekten, yayık da eskimekten.

Siz hangi rolde olduğunuzu bulmanız lazım, köylü mü, kurbağa mı, yayık mı, yoksa tereyağın oluşmasına sebep olan yoğurt mu?

Hadi iyi sallamalar, çalkala çalkala, utanma...

Haftaya görüşünceye dek Hoşça Kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech