LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Akide, Fikir ve Siyaset...30 Ekim 2015Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Selçuklular'dan Osmanlı’ya, fikirde ve siyasette birleşen bir İslam dünyası. İslam dininin güzelliklerini, kardeşliğini ve bereketini dünya ile tanıştıran bir kavramdır akide, fikir ve siyaset. Akide, yani inandığımız şeylerin tümü, yani inandıklarına bağlılık, ya da başka bir deyişle, imzasız sözleşme. Sözün söz olduğu, ikiyüzlülerin barınamadığı bir ilke ‘’Akide’’. Fikir ve siyaset ise bunun devamında gelen diğer unsurlar. İnsan olmanın şartlarını bilen herkes için geçerli bir unsur.

Esas alınan bağlılık, inanç ve sözünde durmadır, yukarıda anlatılmaya çalışılan. Bunlar olmadan fikrin ve siyasetin önemi de yoktur belki ama, günümüzde fikri olan da çoktur, siyaset yapan da. Birbirlerine ne kadar bağlıdırlar veya ne kadar birlikte çalışabilirler, onu zaten tarih yazmış, ispatlamış ve herkese güzel bir şekilde sunmuştur. Sorulması gereken asıl soru, bizlere bugüne kadar sunulan örneklerden biz ne kadar faydalandık ve kendimizi geleceğe hangi şartlar altında hazırladık, ya da yeni nesillere hangi dünyayı nasıl sunacağız. Tablanın içinde mi, fincanın içinde mi? Tahta kaşıklarla mı altın kaşıklarla mı?

Güzel şeyler sunamadığımızı kabul etmesek bile, daha iyisini yapabilmek için de gayret göstermiyoruz.
Temel mi sağlam değil, yoksa temel atılmak istenmiyor mu? Temellerin sağlam olmaması için uğraşan ve 20 sene sonraya dönük siyaset yapan bir devletin neler yapmak istediğini görememek büyük bir körlüktür. Akide temelinin sağlam atılmış olmamasının cezasını gelecekte daha ağır bir şekilde ödeyeceğiz.

Omurganın sağlamlığı, birbirimize güvenden, birbirimize hoşgörüden geçer, hedef yolunda bağlılık ve güven çok önemlidir çünkü. Boş yere fikir sahibi olmakla teoride bir çok şey gerçekleştirsek de, bunları pratiğe geçirmenin çoğu zaman bedeli ağırdır ve genelde bunların sadece sözde kaldığını da hep görmüşüzdür.

Bu zorlu kriz sadece ekonomik değil, ama maalesef bu ekonominin de verdiği zorluklarla, bizleri daha kolay dize getirmenin yollarını arıyorlar. Çünkü ekonomisi zorda olan bir toplumun zorluklar karşısında eğilmesi ve düşmanla dostu karıştırması normal kişilere karşı daha kolaydır. Medet ummak ve beklediğini bulamamak, hayallerini yıkar insanın, doğruyu yanlışı karıştırmaya başlar ki, bu durum da farklı fikirler üretmesine ve farklı siyaset yapmasına sebep olur. Yaptığı siyaset belki de inandığı değildir ama, insan bu durumda artık kendi yalanlarına inanarak kendi beynini kendisi yıkamaya başlar farkında olmadan. Kötü tarafı ise, bu yalanlarına inandığından dolayı herkese de bunların doğru olduğunu ispat etmeye çalışır. Ta ki o keşkeler başrolde oynamaya başlayıncaya kadar. İş işten geçtiği zaman yani. Keşke olmasaydı, keşke yapmasaydım diyenler çoğunlukta olunca, geriye sadece siyaset kalmış oluyor ki onu da bırakın siyasetçilerimiz yapsın.

Kafalardaki kriz boy göstermeden, kafayı toparlayalım, kafada kepek üretmekten başka, ara sıra fikirler de üretelim. Üretelim ki, bizden sonrakiler bize hayır dua etsin. Onlar en azından kendi ayakları üzerinde durabilsinler. Kendi kendilerine yetebilsinler. Bu doğrultuda adımlar atılmadığı sürece, hala hepimiz nefsimizin kurbanıyız demektir. ..

Bu haftalık bu kadar yeterlidir sanıyorum değerli dostlar. Haftaya görüşünceye dek her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın, Dostça kalın...

 

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerKarabağ'da PKK'lılar Ermenistan'ın ilk savunma hattında görevlendiriliyorBrezilya'da Oxford'un Kovid-19 aşısı deneylerine katılan bir gönüllü doktor öldüErmenistan Başbakanı: Dağlık Karabağ konusu diplomatik olarak çözülemezAzerbaycan ordusu 21 köy ve 1 kasabayı daha işgalden kurtardıYunanistan Kovid-19 vakalarında en yüksek seviyeyi gördü
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech